12 Eylül

-A A +A

12 Eylül 1980 İhtilâli veya darbesinin üzerinden 35 yıl geçti. Bu tarihte doğan çocuklar şimdi 35 yaşında. Öncesi ve sonrasında yaşanan bu kaos ortamını anlayamayacak yaşta, meselâ o zaman 5 yaşında olanlar 40 yaşında. Bu döneme ait yazılıp çizilenleri merak edip okumamış olanların hafızasında bu dönemle ilgili bir algı var mı acaba? Tarihimizi diploma almak ve üniversite giriş sınavlarında başarılı olmak için okuyan çocuklarımız bu yakın tarihimizle ilgili bir bilgisi var mı acaba?

Bu yıl da 12 Eylülü PKK ve Bölücü terör örgütlerinin Marksist yapıya sahip siyasi bir partinin nüfuzu altında eline geçirdiği mahalli yönetimlerin lojistik desteğini de alarak, KCK yapılanması, şehir ve kır gerillası taktikleri ile Milletimize karşı başlattığı bir savaş sonucu Doğu ve Güneydoğudan gelen şehit cenazelerinin gölgesinde kalmıştır.

Geçmişi hakkında tarihi hafızası olmayan milletler, geleceklerini kuramazlar. Bu günü ve yaşananları anlamak, anlamlandırabilmek için dünü bilmek gerekir. Geçmişte yaşanmış 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi, 28 Şubat Post modern darbesi, 27 Nisan bildirileri siyasi tarihimizin üzerinde durulması ve arka plânını iyi bilinmesi gereken önemli olaylarıdır.

Konumuz 12 Eylül darbesi olduğuna göre, bu dönemin Türk toplumu üzerinde nasıl bir travma yarattığını anlamak için sadece aşağıdaki tabloya bakarak bir kanaat edinebiliriz. İşte tablo.

  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.

  • 517 kişiye idam cezası verildi.

  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu.

  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi.

  • 71 bin kişi TCK'nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

  • 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.

  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.

  • 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

  • 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.

  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

  • 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.

  • 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

  • 31 gazeteci cezaevine girdi.

  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.

  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.

  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.

  • 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

  • 14 kişi açlık grevinde öldü.

  • 16 kişi -kaçarken- vuruldu.

  • 95 kişi -çatışmada- öldü.

  • 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi.

  • 43 kişinin -intihar ettiği- bildirildi.[1)]

1950 li yıllardan sonra ilerici gerici, 60 – 70 li yıllarda sağ – sol, 80 li yıllarda alevi – sunni 90  yılların 28 Şubat sürecinde lâik – anti lâik irtica tehlikesi gibi sun’i olaylar bahane edilerek meydana getirilen çatışma ortamları ile her on yılda bir askeri müdahaleler yaşadık. Şahsen üniversite öğrenciliğimden başlayarak bu yılları yaşadım. 

Milleti bölmek isteyen karanlık güçler bu süreçlerde sağ - sol, alevi  sunni, lâik – anti lâik çatışmalarını çıkartmak için gençlerin eline silah tutuşturanların, bu gün de Türk – Kürt çatışması çıkartma isteyen PKK ve bölücü örgütlere silah sağlayanların aynı yabancı kaynaklar olduğu gün gibi aşikâr.

Amaç hep aynı, bu milletin beli doğrulmasın, eli böğründe yöneticilerle vesayet kurumlarının ve batılı güçlerin baskısına boyun eğen teslimiyetçi iktidarlarla özledikleri eski Türkiye şartları devam etsin.

Bu gün özgür iradesi ile kendi geleceğini kendisinin tayin etmek istediğibölgesinde küresel aktör olma çabasında olan Yeni Türkiye’nin önünü kesmek, diz çöktürmek için; yumuşak karnı Güney Doğuda etnik milliyetçilik duyguları körüklenerek bir Kürt – Türk kavgası çıkartılmak istenmektedir. Bunun için PKK terör örgütü piyon olarak kullanılmakta, bu örgütün eline aynı güçler silah tutuşturmaktadır.

Sonuç olarak ülkemizi, ilerici gerici, sağ sol, alevi sunni, lâik anti lâik irticacı olarak kamplara ayırıp parçalamak isteyen güçler; bu gün de Türk Kürt çatışması yaratarak Milletimizi bölmek ve önlerinde diz çöktürmek istemektedirler. Bu nedenle 12 Eylül ve benzeri darbeler yeni nesiller tarafından iyi bilinmeli ki; Milli tarih şuuru ile bu günkü olayları doğru anlayabilelim. Güzel ülkemizin, demokrasimizin ve kardeşliğimizin kıymetini bilelim. Millet olarak birliğimizi koruyarak, bölücülere, millet düşmanlarına fırsat vermeyelim. Hain emellerini kuşaklarında bırakalım.

  1. 12 Eylül Vikibedi..

 

Ali AY

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.09.2015 - 07:13 -442-
Bu sayfayı paylaşın :