+A A -A

ABD Türkiye’ye karşı gizli dünya savaşında işte böyle savaşıyor!

-A A +A

İçimizdeki kahpe düşmanın bizden gözüken kurnaz davranışları çok olmuş: Türkiye’de Müslümanlara karşı Kur’an’ı Hıristiyan misyonerlikte kullananlar, ürettiği biraların kapağına cami resmi koyanlar, imal ettiği içki şişesinin kapağına “Biraullah”(Allah’ın birası) ifadesini koyanlar, CIA’de çalıştığı halde kızının ismini “Ankara” koyanlar, “Ben 40 yıldır tesbih çekerim” diyenler, ajanlık yaparken Esma’l-Hüsna’yı bir tesbih gibi çektiğini söyleyenler, casusluk görevinde “Fatiha”yı, ”İkra’ suresi”ni, “Meryem Suresi”ni vs. okuyanlar çok olmuş…

Düşmanın Türkiye’ye ve
İslam Dünyasına karşı
yaptıkları

Geçtiğimiz günlerde ABD Dış İşleri Bakanı Rex Tillerson ile Türkiye’de yapılan görüşmelerin ABD’nin beklediği ve istediği gibi gitmediğini açıkça gösterdi.

Bilindiği gibi, 2000’li yılların başında tüm İslam dünyasına karşı, dolayısıyla ülkemize de karşı son Haçlı seferini başlatan ABD ve ortakları savaşı Türkiye’nin, yerinde tepkileri ve tedbirleriyle bozulmağa devam ediyor.

Bu durumda Türkiye-ABD ilişkilerinin ne olacağını, nereye varacağını sormak gerekiyor. İlişkilerin bundan sonra nasıl bir seyir takip edeceğinin cevabını vermek gerekiyor.

Hatırlarsınız, Amerika İslam dünyasında öncelikle Türkiye’yi yok etmek üzere hesaplar yaparak dünya savaşına başlamıştı.

GİZLİ SAVAŞIN İÇİNDEN
ÇIKILAMASI EN ZOR YANI

Şimdi izin verirseniz bir resim çizelim hep beraber:

Türkiye’mizde bize kast eden düşmanlarımızın daha önceki ittifaklardan kalan gizli ve açık 100 adet civarında askeri üsleri var.

Bu askeri üslerdeki rütbeli-rütbesiz yabancı askerler olduğu halde, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde bu milletin evlatları gibi sivil dolaşan, bu milletin fertleri gibi yerli dillerde ve şivelerde konuşarak kendilerini kamufle eden ve gizleyen yabancı insanlar var.

Bu sivil yabancı insanlar bizim Türkiye toplumunun insanlarından nasıl ayırt edeceksiniz ve de nasıl seçip tanıyacaksınız?

DÜŞMANIN TÜRK ASKERLERİNE OYNADIĞI
BU OYUNLAR BUGÜN DE OYNANMIYOR MU?

Eski Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın naklettiğine göre, NATO askerleri görev yaptıkları Müslüman ülkelerde, halkın Türk askerine olan sevgisinden faydalanmak için Türk Bayrağı ile dolaşıyorlarmış. [1]

Düşmanın, Müslüman kitlelere hitap eden dini konularda, cemaatlerde İslami motifleri ve değerleri çok kullandığına göre, milli konular ve sorunlar da kullanılıyor ve istismar ediliyor olamaz mı?

DÜŞMANIN MÜSLÜMANLARA
MÜSLÜMANCA YAKLAŞIMLARI

Uluslararası sömürgeci stratejilerinde, bu oyunda çoğunlukla din kullanılmıştır. Müslüman kitlelere hitap eden eylemlerde ve girişimlerde de İslami motifler ve değerler en çok kullanılan malzemeler olmuştur. Bu konuda bazı örnekleri sıralayalım:

  • Almanya'nın Bielefeld kentinde aylık ve Türkçe olarak yayın yapan Öztürk Gazetesi'nin haberine göre bira üreten 'Herforder Brauerei Gmbh & Co.KG' adlı Alman şirketi, ürünlerini, şişenin kapağına cami resmi koyarak piyasaya sürmüş. [2]

  • Türkiye’de İş adamı Tuncay Özilhan'ın sahibi olduğu Efes Pilsen, 2006 yılının başında, ürünleriyle ilgili yılbaşı promosyonunda "Biraullah" (Allah'ın birası) ibaresini kullanmış.[3]

GÜYA MÜSLÜMAN GİBİ “40 YILDIR TESBİH
ÇEKTİĞİNİ” SÖYLEYEN İSLAM DÜŞMANLARI

  • Bir zamanlar CIA’nin Türkiye sorumlusu olarak memleketimizdi görev yapan, daha sonra, uzun yıllar Anadolu’da değişik yerlerde Müslüman cemaatlerle ilgili yoğun çalışmalarda bulunan Graham Fuller, büyük kızına “Ankara” adını koyduğunu söylemiş ve “Ben 40 yıldır tespih çekerim.” Demiş. [4]

  • Amerikan Hıristiyan Misyoner örgütü Amerikan Board, Türk halkını Hıristiyanlığa yönlendirmek için Tasavvufu kullanmak amacıyla 1960’lı yılların sonunda ‘tasavvuf’ kitapları yayınlamış. Amerikan Board’ın İstanbul’da faaliyette bulunan yayınevi Redhouse, “Tasavvuf Aleminden Simalar Serisi”nin editörlüğünü, Amerikan Bord Neşriyat’ın çevirmenlerinden Sofi Huri’ye vermiş. Sofi Huri, 1940’lı yılların sonlarında Amerikan Bord için pek çok kitap çevirmiş, Misyoner yayınevinin ‘kadrolu çevirmeni’ konumuna gelmiş. Dizinin ikinci kitabı “Hallac-ı Mansur” da yine Sofi Huri’nin çevirisiyle 1969’da Amerikan Bord Neşriyat tarafından yayınlanmış. Yayınevinin adı 1969’dan sonra Redhouse olarak değiştirilince tasavvuf dizisi yine Amerikan Bord’a ait Redhouse yayınlarında sürdürülmüş. [5]

MÜSLÜMANLARI KANDIRABİLMEK İÇİN
ESMA’L-HÜSNAYI OKUYAN PAPAZLAR

  • Türkçe yayınlanan bir dergide bir papazla ilgili olarak şunlar anlatılıyor: “Washington'daki Katolik Üniversitesi'nde kütüphane ile aynı binada bulunan ofisinde ziyaret ettik Sydney Griffith'i. Yetmiş yaşlarındaki profesör, ‘Selamün aleyküm’  ile bizi karşıladı (…) Sydney Griffith aynı zamanda bir papaz. Kilisede pazar ayinlerini yönetiyor. Fatiha Suresi’ni üstünde taşıyan ve onu bir dua olarak Arapça’sından okuyan Griffith'in öğrencilerinden bazıları da Fatiha'yı ezberlemiş. Kur'an'ı bilen, surelerini yorumlayabilen Griffith, İslam dünyası ile diyalogun önde gelen isimlerinden biri.  Katolik Papaz Griffith şöyle diyor:

“Ben herhangi bir Hıristiyan'ın 'Fatiha suresini bir ibadet aracı olarak okumamasına anlam veremiyorum. Şahsen Fatiha'yı çok seviyorum ve yanımda taşıyorum. Kuran'da çok sevdiğim farklı pasajlar da var. Mesela ilk gelen sure olan ‘Ikra’ bunlardan birisi. Tabii Meryem suresini de söylemem lazım. Katolik Hıristiyanlar Hz. Meryem'e ayrı bir bağlılık ve sevgi gösterirler. (…) Biliyorum ki Cevşen Allah'ın Kur'an'da geçen güzel isimlerinden bahsediyor. İlk kez, Müslümanların neler okuduklarını merak ettiğimden okumuştum. Esma-ül hüsnayı tesbihimle çekiyorum.“  [6]

Şimdi soralım: Bir Hıristiyan papaz İslam’a inanmadığı halde, Kur’an’dan nasıl sureler okuyabilir, özellikle de Fatiha’yı nasıl sevebilir? Nasıl Esma’ül-Hüsna’yı okuyabilir ve nasıl tesbih çekebilir? 

Bu soruların cevaplarını herhalde Hıristiyan misyonerlerin akıl hocalarından Egal’in sözlerinde bulabiliriz.

KUR’AN OKUYARAK PAPAZLIK YAPANLAR
HAÇLI SAVAŞINDA NELER YAPMAZ?

İslam ülkelerinde misyoner olarak çalışan Charles D. Egal’in “Müslümanlar Arasında Misyonerlik” başlıklı makalesinin “Kuran’ın Misyonerlikte Kullanılması” bölümünde şunlar anlatılmaktadır:

Kuran’ın misyonerlikte kullanılması hususunda bir çok tavsiye bulunmaktadır. Günümüzde birçok misyoner Müslümanlar arasında görev yapanlara Kur’an’ın İsa hakkındaki öğretileriyle işe başlamayı önermektedir. Bu öğretiler İsa’yı methetmekte olduğundan muhatap biraz daha fazla bilmek isteyecektir. (…) Kur’an’ın peygamber öğretisi İncil’in öğretisine çekmek için araç olarak kullanılır. Kur’an’ın Allah’ı merhamet edici ve affedici olarak vasıflandırması İncil ile Müslümanlar arasında köprü olabilecek bir başka noktadır. Yeni Hıristiyan olanlarla yapılan ayinlerde Kur’an’ın bazı bölümleri tıpkı ilahi veya şiir okunur gibi okunabilir. Onun burada kullanılması vahiy olduğunu kabul etme anlamına da gelmez. Hıristiyan teoloji açısından da yanlış bir unsur barındırmayan hatta doğru olan Fatiha Suresi’nin okunması önerilebilir. Benzeri diğer sureler de ayinde kullanılabilir.”  [7]

SONUÇ

Düşmanın İslam’a karşı savaşta Müslüman’a, özellikle Türk askerine oynadığı bu alçakça oyunlar, bugün Müslümanlara karşı dünya savaşının en hararetli, en ateşli bölgelerinde oynanıyor.

Burada bir soru akla geliyor:  

İslam dünyasına karşı savaşta düşman düşmanlığını yapıyor da, Müslüman düşmana karşı Müslümanlığını, İslam’ın emrettiği gerekleri neden ve niçin yapmıyor?

Sevgiler, saygılar…

Hasan Erden
herden1950@hotmail.com



[2] Yeni Şafak Gazetesi, 14/03/2008

[3] Yeni Şafak, 21.01.2006

[4] Devrim Sevimay, Vatan Gazetesi, 1 Kasım 2004

[5] Cengiz Özakıncı, Türkiye’nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı, Otopsi, 2.Basım, İst. 2005, s: 187-189

[6] Aksiyon Dergisi, 18.09.2006.

[7] Egal, Charles D., ‘Ministering to Muslims’, www.leaderu.com/isot/docs/minmuslim.html, kaynağından nakleden: Gazi Erdem/Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı, “Misyonerlik ve misyonerlerin Çalışma Metotları” başlıklı çalışması, Diyanet Dergisi, Cilt: 38 Sayı: 2, Nisan-Mayıs-Haziran 2002

 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 21.02.2018 - 12:31 -1,484-
Bu sayfayı paylaşın :