Ak Parti Dip Dalgayı Görebilmeli

-A A +A

Yoksa “Erdoğan görebilmeli” mi demeliydim. Gerçi farketmez, 16 Nisan referandumundan sonra bu ikisi arasında anlamlı bir fark kalmadı. Özellikle de Erdoğan Ak Parti Genel Başkanlığı görevini yeniden üstlendikten sonra.

Bu güne kadar iktidarı  15 yıldır elinde tutan Ak Partinin parıltısının ve seçmen nezdindeki teveccühünün solmaya başladığı yönünde hiç bu kadar endişelenmemiştim. FETÖ nün ordu bürokrasi emniyet yargı gibi alanlarda yaptığı tahribatın sosyal ve toplumsal alanda da bir sarsıntıya sebep olacağını görmek o kadar zor değil. Özellikle yargı da Ergenekon ve balyoz düzmece yargılamalarından başlamak üzere yapılan her adaletsizlik ve hukuksuzluğun faturası Ak Partiye çıkarıldı. 17-25 Aralık tarihlerinde FETÖ çeteleri tarafından ortaya atılan tapeler düzmece iddialar ne Erdoğan ı ne de AK partiyi yıpratamamıştı. Fakat maalesef FETÖ nün sebep olduğu Yargı sisteminin çürüme ve kokuşmuşluğu Ak Partiyi daha  çok yıprattı. Denilebilir ki “Türkiyede kuvvetler ayrılığı ilkesi var. Yargının her icraatından Yürütme sorumlu tutulamaz” Bu teoride doğru olmakla beraber, Türkiye şartları göz önüne alındığında halk kuvvetler ayrılığını dikkate almaz iktidarı herşeyden sorumlu tutar.

15 Temmuz sonrası Olağanüstü hal uygulamaları büyük ölçüde yargıyı Bay pass edip kararnameler ile hukuki sonuçlar doğuracak icraatlar yapılmaya başlandı. Kamu vicdanı uzunca bir süre darbeye kalkışan hainlerin ve onunla iltisaklı bulunan örgüt üyelerinin hak ettikleri cezayı çekmelerı için, uygulamaları tolore etti. Fakat adaletin tecelli etmesinin geciktiği, sapla samanın karıştığı, insanların nahak yere mağdur edildiği kanaati yerleştikçe toplum katmanlarının derinliklerinde dip dalga şeklinde bir huzursuzluk kabarmaya başladı.

Bunu sadece Kılıçdaroğlu’nun Adalet adını verdiği yürüyüşü vesilesi ile söylüyor değilim. Şimdilerde CHP nin günah galerisinden geçmişte sebep oldukları adaletsizlikleri gündeme getirerek maksatlarının adalet olmadığını ispata çalışmak ta  çözüm değil. Akıllıca da değil.  Merhum Erbakan Hocamın dediği gibi “Başkasının suçunu kendi suçuna gerekçe yapmak” olur ki, adalet krizini çözmek yerine katmerleştirir.

Bu memnuniyetsizlik ve huzursuzluk 16 Nisan Başkanlık referandumunda kendisini “Hayır” cephesinde yer alarak ifade etti. Bu sonucu hiçbir zaman %25 in üzerine çıkamamış Sol siyasetin başarısı olarak ele amak yanıltıcı olur. Hadi % 10 da Kürt seçmen oyunu katalım. Geriye kalan %13 sağ seçmen oylarıdır. Kılıçdaroğlunun yaptığı Adalet arayışından çok bu dip dalgayı görup bunu CHP safında konsolide etmek için fırsata çevirmekten ibarettir. O bakımdan Bu yürüyüşü kriminalize etmek provoke etmek hafife almak gibi basiretsizlikler yerine bu kozu CHP nin elinden almak için kanayan kamu vicdanını nasıl tamir edebiliriz diye düşünmenin vakti geldi de geçiyor bile.

Ak Partiye seçmen nezdindeki teveccühün azalmasının başka önemli bir sebebi de Ak Parti teşkilatlarına belediyelerine sızmış, çıkarından başka davası olmayan  fırsatçı yiyici takımıdır. Gerçi 15 yıldır iktidarda olan bir partinin bu tür asalaklardan muaf kalması siyasetin tabiatına aykırıdır. Esas olan partiye rengini karakterini veren ana gövdenin sağlam olması ve menfaatçilere geçit vermemesidir. Bu da bir bakıma Adalet ile ilgili bir durumdur.

İslami kesimin vicdanı konumundaki kalemler bu konuda bir vicdan muhasebesi yapmak ihtiyacını duyuyorlarsa buna karşılık nevzuhur turfa kalemlerin bu isimleri itibarsızlaştırma kampanyaları açmaları çözüm değildir, Ahmet Taşgetiren  Abdurrahman Dilipak gibi isimler kamuoyu nezdindeki itibarlarını ne Ak Parti ne de Bu turfa müneccimler sayesinde edinmediler ki onların karalamalarıyla itibarsızlaşsınlar.

 Dilipak eğer köşesinden “Tepeden tırnağa yenilenmemiz gerekiyor.. Topyekûn saldırıya karşı topyekûn savunma ve topyekûn yeniden yapılanmaya ihtiyacımız var..” diye feryat ediyorsa  Taşgetiren “Adalet” başlıklı yazılar yazıyorsa, bu CHP nin değirmenine su taşımak için değil tam tersi  CHP nin bu dalgayı fırsata çevirmesinin önüne geçmektir.

Yapılacak en akıllıca şey Toplumun derinliklerinden gelen bu dip dalgayı iyi teşhis etmek ve en kısa zamanda Kamu vicdanını rahatlatacak adaletin hızlı şekilde tecellisini sağlayacak tedbirleri almaktır.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 04.07.2017 - 11:53 -414-
Bu sayfayı paylaşın :