Akdeniz Gazında meydan boş değil

-A A +A
Enerji devlerini buluşturan İstanbul’daki Dünya Petrol Kongresi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Doğu Akdeniz’de büyük bir fırsatın kaçırıldığını (Kıbrıs görüşmeleri) belirterek, “Bizim ve Kıbrıs Türk tarafının tüm yapıcı yaklaşımına rağmen Rum tarafının olumsuz tavrı sebebiyle adadaki anlaşmazlıkların bir kez daha çözümsüz kalmasından üzüntü duyuyoruz. Tarafların tutumları böylesine açıkça ortadayken kimi enerji şirketlerinin Rum kesiminin atmakta olduğu sorumsuzca adımların bir parçası olmaları kesinlikle anlayışla karşılanamaz” dedi.

Erdoğan, “Adaletin, hakkaniyet ve uluslararası hukukun gereği hidrokarbon kaynaklarının adadaki tüm taraflara ait olmasını  gerektiriyor. Kıbrıs’taki gelişmelere taraf olan herkesten beklentimiz bölgedeki yeni gerginliklere yol açabilecek adımlardan kaçınmalarıdır. Aksi taktirde kendilerine sadece bölgede değil her yerde ve her alanda Türkiye gibi bir dostu kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini hatırlatmak isteriz” diye konuştu. Erdoğan ayrıca, “Hiç kimse Türkiye’nin çevresinde olup bitenler karşısında tepkisiz kalmasını, kendisine yönelik saldırıları karşılıksız bırakmasını beklemesin” ifadelerini kullandı. Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 22. Dünya Petrol Kongresi’ndeki konuşmasında, şu mesajları verdi...

DOĞAL PARTNERİZ: Güçlü ekonomisi ve eğitimli insan kaynağıyla Türkiye uluslararası yatırımcılar için cazip bir ülke. Ülkemiz, küresel enerji arz güvenliğine katkı sağlayacak, tüm tarafların faydasına sonuçlar doğuracak enerji projelerinin doğal partneridir.

ENERJİ KÖPRÜSÜ: Ülkemiz jeopolitik konumu gereği, büyük enerji üreticileriyle tüketicileri arasında doğal bir köprü durumunda. Enerji hinterlandının merkezinde yer almamız yanında, siyasi istikrarımız ve ekonomik gelişmişliğimizle de uluslararası enerji arenasında hatırı sayılır bir aktör konumundayız.

IRAK’TA YENİ PROJELER: İlgili tüm tarafların ‘kazan-kazan’ anlayışıyla hareket etmesi halinde Doğu Akdeniz ve Irak doğalgazı başta olmak üzere yeni projeleri değerlendirmeye de hazırız. Türkiye artık enerji uzmanları tarafından ‘enerjinin İpek Yolu’ olarak isimlendiriliyor. Ülkemiz sahip olduğu imkanlarla enerjinin yıkım, gerginlik ve ihtilaf değil, barış ve refah kaynağı haline dönüşmesi için gayret gösteriyor.

SİNOP BAŞLIYOR, 3. NÜKLEER YOLDA: Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrallerinin devreye girmesiyle enerji ihtiyacımızın en az yüzde 10’luk kısmını buradan karşılayacağız. Rusya ile birlikte yürüttüğümüz Akkuyu Projesi’ni, milli sermayemizi de katarak çok daha güçlendirdik. Sinop Projesi’nde de inşaata en kısa sürede başlamak istiyoruz. Son G20 toplantısında JaponyaBaşbakanı Sayın Abe ile de bunu etraflıca görüştük. Hatta üçüncü bir nükleer güç santrali projesiyle ilgili çalışmalarımızı şimdiden başlatmış bulunuyoruz” dedi.

YERLİLİK YÜKSELECEK: Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilir olması için, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli kaynakların en üst düzeyde kullanılması gerekiyor. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde iki kat artacak olan enerji talebini karşılayabilmemizin yolu, 2023 yılına kadar ilave 50 bin megavat kurulu ek gücü sisteme dahil etmemizden geçiyor. Bu talebin karşılanması için 6 ana başlık altında politikalar geliştiriyoruz.”

6 MİLYAR dolar YATIRIM: Son bir yılda ülkemizde enerji sektöründe 6 milyar dolar yatırım yapıldı. Bu yatırımlar sayesinde güneş enerjisinden hidroelektrik enerjisine, rüzgar enerjisinden Jeotermal enerjiye biyo kütleden termik santrallere kadar 6.500 MW kurulu gücü hizmete aldık. İYerli kaynaklardan elektrik üretimi, rekor artışla yüzde 49.3’e ulaştı. Yerli kömürün elektrik üretimindeki payını da yüzde 23’e çıkardık. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde yüzde 31’lik artışla Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeyi geride bıraktık. Yenilenebilir enerjinin yanında yerli kömürün yeni nesil, doğa dostu, ileri teknolojiye sahip santrallerle ekonomiye kazandırılması için de çalışıyoruz.

ÖNCELİĞİMİZ GÜNEY GAZ KORİDORU

Gündemimizdeki yeni projeler arasında ilk önceliğimiz, az önce de ifade edildiği gibi Güney Gaz Koridoru’dur. Koridorun ana unsuru olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı yani kısa adıyla TANAP üzerinden ilk aşamada Türkiye’ye 6 milyar metreküp, Avrupa’ya 10 milyar metreküp gaz sevk edilecek. Hattın önümüzdeki yılın ortasında faaliyete geçmesiyle Azerbaycan yanında, Hazar ve hatta ilerde Orta Doğu bölgesinden de ülkemize ve Avrupa’ya gaz taşınmasının önü açılacaktır. Bu hattın devamı niteliğindeki TAP’ın da 2020’de devreye girmesini bekliyoruz. 

Azeri dev hedef büyüttü

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Türkiye güçlendikçe biz de güçleniyoruz. Türkiye ve Azerbaycan, bütün meselelerde birbirinin yanındadır” diyerek, yatırım tarafında önemli rol oynayacaklarını söyledi. Aliyev, “Türkiye’nin enerji sektörüne bugüne kadar 10 milyar dolarlık yatırım yaptık. Tahminimce bu önümüzdeki dönemde iki kat artacak” ifadelerini kullandı.

Aliyev, “Bizim ülkemiz, dünya petrol ve doğalgaz pazarlarına açılabilmek için boru hatları inşa etmek zorundaydı. 2006’da BTC Boru Hattı ve 2007’de Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) Doğal Boru Hattı var. Ayrıca Hazar Denizi’ni Karadeniz ile birleştiren hatla Azerbaycan petrol ve doğalgazı dünya pazarına ulaşacak” diye konuştu.

19.5 milyar dolarlık yatırım

Azeri petrol şirketi SOCAR’ın Başkanı Rövnag Abdullayev,Türkiye’ye yapılan yatırım tutarının 19.5 milyar dolara ulaşacağını söyledi. Abdullayev, yatırımların 12.6 milyar dolarlık kısmının tamamlandığını dile getirerek, “SOCAR Grubu, 2016’da Türkiye’ye yatırım yapan en büyük dış yatırımcılardan biri oldu. Azerbaycan’ın enerji kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştırmada Türkiye’nin desteği bizim için çok önemli. SOCAR olarak bundan sonra da iki kardeş halkın refahı için büyük sermayeli projelerini devam ettirmekte kararlıyız” dedi.

‘Türkiye anahtar ülke haline geldi’

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, “Türk Akımı, özellikle Batı Balkan ülkeleri için çok önemli bir yatırım olacak. Enerji tedariğinin güvenliği söz konusu olduğunda, bölgedeki ülkeler güvenli bir yatırım ortamı hazırlamaya çalışıyor. Türkiye’nin desteğinin ne kadar önemli olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Türkiye gerçekten bu anlamda en anahtar ülkelerden biri haline geldi” diye konuştu.

‘Hazar gazında doğal köprüyüz’ 

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Arnavutluk’un Ortadoğu, Rusya ve Hazar bölgesi ile Avrupa arasında enerji köprüsü görevi üstlendiğini belirterek, “Arnavutluk, dünyanın en önemli boru hatlarının geçtiği yerlerinden biri. Hazar Denizi’nden gelen enerji, Avrupa’ya 2020 yılından itibaren buradan geçecek. Arnavutluk’un petrol ve gaz endüstrisinde yatırım yapmak için şu anda en doğru zaman” dedi. 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 11.07.2017 - 08:08 -206-
Bu sayfayı paylaşın :