Âlemlere Rahmet Hazreti Muhammed (S.A.V.)

-A A +A

Yıl 571 Rebiyülevvel (Nisan)  ayının onikinci gecesi, insanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna ulaştıracak insanlığın en faziletlisi, insanlığın zirvesi, kâinatı aydınlatacak, ilahi mesajlara muhatap olacak bir çocuk dünyaya geliyordu.

Bu çocuğun babası kendisi doğmadan iki ay önce vefat ediyor, annesi ise altı yaşında Medine dönüşünde ruhunu Allah’ a teslim ediyordu. Babadan yetim, anneden öksüz kalan bu çocuk Muhammed (A.S) idi.

Altı yaşında anneden de öksüz kalan Muhammed’i (A.S)  dedesi Abdulmuttalib'in yanında sekiz yaşına kadar, dedesi de vefat edince, amcası Ebu Talib’in himayesinde hayatını sürdürdü.

25 yaşında H.z Hatice ile evlenen Muhammed’ (A.S) e 40 yaşında Vahiy gelmeye başladı. Vahyin gelmeye başlaması ile elçilik görevi de başlamış oluyordu.            

Bu elçi, acınacak durumda olan insanlara acıyan, merhamet eden, şefkat duyguları ile tüm insanlığı kucaklayıp, onların dünya ve ahirette mutlu olmalarını sağlayacak bir elçi olacaktı.

İşte beklenen bu elçi, Emin İnsan H.z Muhammed’den (A.S)  başkası değildi.

Bazı kavimler (Yahudiler) bu durumu kabullenemese de, İlahi takdir Hazreti Muhammedi (AS)  elçi olarak görevlendirmişti.

Hazreti Muhammed S.A.V’in en önemli görevi insanlığı şirkten, paganizm’den kurtarmak ve tevhit inancını hâkim kılmaktı.

23 yıllık peygamberlik hayatı, tevhide aykırı inanç ve düşüncelerle mücadele ile geçti. Kendisinin de bir insan ve kul olduğunu, sadece kendisine vahiy geldiğini beyan ediyor, sakın beni Meryem oğlu İsa gibi ilahlaştırmayın diyordu.  Cenab-ı Hak ile aramıza vasıta koymamamızı emrediyor ve Allahın ortak kabul etmeyeceği mesajını veriyordu.

Adaletten ayrılmamamızı, yakınlarımızın aleyhine de olsa şahitliği doğru yapmamızın gerektiğini bildiriyordu.

Yalandan, riyadan, gururdan, insanların hak ve hukukuna tecavüzden mü’minleri men ediyor, insan haklarına mutlaka riayet etmemizin önemini vurguluyordu.

Ferdi ve sosyal sorumluluğumuzu yerine getirmeyi, barış içinde bir arada yaşamamızı, çevreyi korumamızı ve dengeyi bozmamamızı istiyor, Dünyayı yaşanabilir  huzur adası, yapmamızın gerekliliğini arzuluyordu.

Anne–baba, eş-çocuk, yetim-öksüz,  fakir-fukaraya karşı görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmeyi arzuluyor ve istiyordu.

Hâsılı insanlığın mutluluğu ve huzuru için faydalı olanların yapılmasını, zararlı olanların ise terk edilmesini bizlerden isteyen, muazzez Peygamberimize salât ve selam olsun. O’nun Vahiy ve Risaletle aydınlatmış olduğu nurlu, aydınlık yolundan Cenab-ı Hak bizleri ayırmasın. O’nun getirmiş olduğu ilahi mesajları ve sünnetini anlayıp, toplum olarak yaşamayı ve yaşatmayı sürdürmek için gayret nasip etsin. Doğum günü İslam âleminin uyanışına, birliğine, kardeşliğine ve dayanışmasına vesile olsun inşallah. 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 29.11.2017 - 15:13 -473-
Bu sayfayı paylaşın :