Alın size örnek bir insan!

-A A +A

Günlük hayatımızda olayları takip etmeye yetişemiyoruz. Her gün dünyanın ve ülkenin ne gibi değişikliklere uğrayacağını tahmin etmekte güçlük çekiyoruz. Oyun içinde oyunlar oynandığını sonradan fark edebiliyoruz. 

Burada en çok üzüldüğümüz nokta, aynı ülke vatandaşlarının aralarında çatlaklık olmasıdır.

Bir otobüse biniyorsunuz, bazı yolcular şoförün araç kullanmasına basit nedenlerle müdahale edip sinirlerini bozmaları yetmiyormuş gibi bazıları da fiili saldırıda bulunup bütün yolcuların hayatını tehlikeye atıyorlar. Hele o yolcular arasında otobüse yol üstünde tuzak kurmuş düşmanlarla işbirliği yapan bir terörist alevlendirilen ateşe körükle gider gibi fitne ateşini körüklerse gel de işin içinden çık.

Allahın bir yardımı ulaşıp da umulmadık bir yerde kazaya belaya uğramadan yolculuk selametle sona ererse ne mutlu.

Bu anlattığım tablo ülkemizin bugünkü durumunu kısmen resmeden bir misaldir.

Karşılaştığımız iç ve dış olaylar hakkında konuşmayan yok. Sosyal medya, gazeteler, televizyonlar, çeşitli iletişim araçları sayesinde bilip bilmeyen herkes konuşuyor, çokça yorumlar yapılıyor. Bilinen şeyleri tekrarlamak yerine zihinleri bir temel noktaya çevirmek ve problemlerimizin çözüm temelinde dürüstlük ahlakı yattığını anlatan bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Hz. Peygamberin “Beni Hûd Sûresi kocalttı”  derken o sûrenin şu âyetine işaret ediyordu:

Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”

İnsanların çoğu bundan gafil olsa da Peygamberin getirdiği en büyük ilahi ahlak yasası bu olsa gerek.

Bu girizgâhtan sonra işaret edeceğim olay her ne kadar pek çok insan tarafından medya vasıtasıyla öğrenilmiş ve hatırlanıyor olsa da unutanlar ve yeni duyanların dikkatini çekmek amacıyla  anlatıyorum. Olayın medyaya yansıyan kısa bir özetini verelim: 

“Ankara'da bindikleri takside ''hazineye devredilmesi için'' şeklinde not düşerek bırakılan para, altın ve tapu senedi bulunan çanta adli emanete teslim edildi. 09 Şubat 2009 19.11 

           Alınan bilgiye göre, önceki gün Ankara'da bindikleri takside içinde 18 bin 270 TL, 4 bin 410 avro, ayrıca 15 bin TL değerinde altın ve bazı tapuların bulunduğu çantayı ''bunları hazineye devretmek istedikleri'' yönünde not düşerek bırakan ve İzmir'deki evlerine dönen Mustafa Solak (50) ile eşi Seher Güzel Solak (29), söz konusu çantayı geri almayacaklarını kaydetti. “

          Taksi şoförü İzzet Erdem tarafından Ankara Bahçelievler Polis Merkezine götürülen çantadaki para, altın ve tapuların adli emanete teslim edildiği bildirildi.”

HABERİN KAHRAMANIYLA KARŞILAŞMA

Ankara Gölbaşı ilçesinin Tepeyurt köyündeki eniştemizin vefatı nedeniyle 23 Eylül 2017 Cumartesi günü başsağlığına gitmiştim. Taziye cemaati arasında tanıştığım merhum eniştenin amcasının oğlu olduğunu öğrendiğim İzzet Erdem, köy kokulu yiğit bir Anadolu çocuğu olduğunu pala bıyıklarıyla, özgüveni yüksek konuşmalarıyla kendini gösteriyordu. Aramızda hısımlık olmasına rağmen yeni tanışıyorduk.

Yılın şoförü seçilmiş olması, yukarıda geçen olayın kahramanı olması nedeniyle hayli ilgimi çekti. Medyadan hayranlıkla haberini izlediğim bu ahlak ve dürüstlük timsali insanla bir arada olmaktan onur ve gurur duydum. Beni arabasıyla 60 km.lik yoldan Ankara’daki evime kadar getirirken merak saikiyle hikâyeyi da onu ağzından duymak istedim:

“Elinde çantaları olan bir çift, el kaldırdılar, taksiye aldım. Bana “İçinde para olan bu çantayı sana verelim” deyince kuşkulanıp içinde uyuşturucu filan mı var diye kabul etmedim. Hayır, benim olmayan parayı niye alayım, dedim. Sen çok iyi birine benziyorsun, seni çok sevdik gibilerden konuşmalar yaptılar. ”Bizi Genel Kurmaya götür” dediler. Oraya gittiğimizde “ Biz içeri gideceğiz; gelinceye kadar bizi bekle” dediler. Genelkurmayın yanında taksi durdurmanın yasak olduğunu söyledim. “Ama seni çok sevdik; sen iyi birine benziyorsun” deyince biraz daha kuşkulandım. Bu adamlar ne yapmak istiyorlar diye içimden geçirdim, kuşkulandım. “Hanımefendi gitsin, siz benimle kalın, hanımefendi gelinceye kadar biz taksiyle tur atalım, dedim. Öyle yaptılar. Hanımefendi elindeki çantayla Genelkurmaya gitti tekrar aynı çantayla geri geldi. Hazine müsteşarlığına sür, dediler. Orada da aynı durum oldu. Diyanet işleri Başkanlığına sür dediler. Oraya da gittik sonuç aynı. Hep çantadaki paraları bağışlamak istemişler fakat hiçbir kurum kabul etmemiş. Sonunda “Bizi Şeraton Oteline götür;  ama akşam uçağımız var; bizi gelip hava alanına götüreceksin, dediler. Peki, dedim ve akşam onları alıp hava alanına götürdüm. Alan içinde çantayı bana verdiler. “Bu çantanın içindeki paralar senin olsun, dediler. Hayır, efendim ben almam, deyince çantayı bırakıp indiler. Ne yapacağım bu çantayı? Deyince de istersen çöpe at dediler. Çantayı açıp baktığımda içinde inanılmaz derecede para, altın ve tapu senetlerini kördüm. Benim olmayan bu parayı çoluk çocuğuma yedirmem, diyerek öncelikle bağlı olduğum şoförler odası başkanına götürdüm. Emniyet ve basının haberdar olmasıyla olay bütün haber kanallarında ve medyada günün konusu oldu. Bazı kanallarda programlara katıldım ve basının olağanüstü bir ilgisiyle karşılandım.”

Evet, Aziz Erdem dostumu yakından tanımak ve yakınlarımın yakını olduğunu öğrenmekle çok mutlu olduğum için bu olayı insanlarımıza örnek olması amacıyla bir kere de bu köşeden ben duyurmak istedim. 

Allah, mutluluğun temeli olan dürüstlük yolunda bizleri muvaffak ve encamımızı hayreylesin!

Kategori: 

2 Comments

Güneşin azizliğine uğrayan

Güneşin azizliğine uğrayan fotoğrafımdan bir yerlerimizin yamulduğunu zanneden kardeşlerim üzülmesin. Sadece aceleye gelmiş bir enstantane.

ÇOK GÜZEL BÖYLE GÜZEL İNSAN

ÇOK GÜZEL BÖYLE GÜZEL İNSAN OLMAYA İHTİYACIMIZ VAR HEM GÖZÜMÜZ AÇ HEMDE GÖNLÜMÜZ AÇ.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 25.09.2017 - 16:48 -1,444-
Bu sayfayı paylaşın :