+A A -A

Amerika'nın Türkiye'deki dinleme ağı

-A A +A

Bir Amerikalı son günlerde Edward Snowden mahlası ile Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı NSA'nın kirli çamaşırlarını ortaya dökmekle meşgul. Alman Yabancı Ülkeler İstihbarat Servisi'nin Türkiye’deki dinleme faaliyetlerinin ortaya dökülmesi skandalından haftalar sonra Edward Snowden, Amerika’nın NSA'sının ve İngiltere’nin GCHQ, UK Government Communications Headquarters'in yillardan beri Türkiye’de sürdürdükleri dinleme faaliyetlerini deşifre etti.

 

Burada Ergenekon/Balyoz Surecinde ABD-CIA- PENTAGON- HUKUMET- CEMAAT işbirliğini anlattık. Ortaya dökülen yeni bilgilerden anlaşılıyor ki; ABD, TSK içindeki operasyonuna delil toplamak icin Cemaat'a fazla is düşürmemiş. Çünkü Der Spiegel'de anlatılan NSA dinleme ağı, her hedef sahsın ya da kurumun yatak odalarına kadar girme gücüne sahip.

 

Her ne kadar kendisine ABD tarafından hesap sorulmayacağı garantisi verildi ise de, Türkiye’de AKP ve Hükûmet o dönemde Cemaat tarafından islenen bu tür suçlara dair hiç bir soruşturma açmıyor/açamıyorsa da, Cemaat,  Ergenekon/Balyoz Sürecinde isteyerek ya da kolu bükülerek üstlendiği rolün faturalarını almaya başladı ve panikte. O süreçte işlediği yetki asma, delil uydurma, adalet mekanizmasını manipüle etme suçlarının bagajından kurtulma telaşında.

 

Bu gün ZAMAN gazetesinde Mehmet Kamış tarafından kaleme alınan köşe yazısında da bunu görmek mümkün.

 

Hani Dışişleri'ni Cemaat dinlemişti!

Mehmet Kamış

 

30 Mart 2014 yerel seçimlerine beş gün kala internete bir tape düşmüştü. Devletin kritik yerlerinde görev yapan dört kişi, Dışişleri Bakanlığı'nın dinlemelere karşı tedbir alınan ‘sağır oda'sında muhtemel bir Suriye harekâtını konuşuyordu. Bu isimler dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'ydu. Ancak tapenin içeriği ve ne olduğu bile gündeme gelmeden hükümetin bütün yetkilileri her gördüğü mikrofona bunları Cemaat'in dinleyip sızdırdığını, bu olayın bile Cemaat'in nasıl devlet aleyhine çalıştığının ispatı olduğunu söylüyordu. Ellerinde, konuşmaları Cemaat'in sızdırdığına dair belgelerin olduğunu, çok yakında bunları açıklayacaklarını da üstüne basa basa vurguluyorlardı. Tam seçime giderken hükümet yetkililerine, meydanlarda sündüre sündüre kullanacakları bir malzeme çıkmıştı. Yüksek sesli mikrofonlardan sabah akşam Cemaat sızdırdı, Cemaat yaptı sözleri duyulmasına rağmen, tapelerin muhtevası konuşulmadı. Devletin en kritik yerinde görev yapan dört kişinin ‘sağır oda'da kendilerini dinletme beceriksizliğini nasıl yaptıkları sorusunu kimse dillendirmiyordu.

Aradan 15 aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen hükümet yetkilileri iddia ettikleri hiçbir sözün delilini ortaya koyamadı. Bu beceriksizliklerini de mağduriyet olarak pazarladılar. Fakat 15 ayın sonunda Alman Focus Dergisi bu konuşmanın ABD Ulusal Güvenlik Ajansı NSA tarafından dinlenip kaydedildiğini yazdı.

http://www.zaman.com.tr/yazarlar/mehmet-kamis/hani-disislerini-cemaat-di...

 

İnternette Alman Focus dergisinin dinlemeyi NSA'nın yaptığına dair haberine sadece Cemaat kaynaklı basında ve CHA'da rastlayabildim. Hiçbirinde de Focus yorumunun linki yoktu. Focus'ta olduğu söylenen haberin muhtemel kaynağını Der Spiegel'de bulmam zor olmadı. Yazı yeni degil Agustos 31, 2014.  – 12:00 PM

http://www.spiegel.de/international/world/documents-show-nsa-and-gchq-sp...

 

Yazıdaki ilgili paragraf şöyle:

A Leading Target for Spying

At the same time, the Snowden documents also show that Turkey is one of the United States' leading targets for spying. Documents show that the political leadership in Washington, DC, has tasked the NSA with divining Turkey's "leadership intention," as well as monitoring its operations in 18 other key areas. This means that Germany's foreign intelligence service, which drew criticism in recent weeks after it was revealed it had been spying on Turkey, isn't the only secret service interested in keeping tabs on the government in Ankara.

Burada Zaman yazarlarının geleneksel tutumlarına da dikkat etmek lazım. Bu Der Spiegel yazısının konuyla ilgili tek cümlesi 

Documents show that the political leadership in Washington, DC, has tasked the NSA with divining Turkey's "leadership intention," as well as monitoring its operations in 18 other key areas. 

Yani NSA'ya Türkiye’nin lider kadrosunun 18 anahtar bölge üzerindeki niyetlerinin öğrenilmesi ve bu bölgelerdeki operasyonlarının izlenmesi görevi verilmiş ve NSA bu görevi yerine getirmiş.

Bu 18 bölge arasında elbette Suriye basta gelir. Söz konusu toplantıda konuşulanlar da NSA'nın görev cercevesine girer. Ancak bu toplantının NSA tarafından dinlendiğini göstermeyebilir. Bu bilgi NSA'nın elinde olsaydı, kolay kolay sızdırılamazdı. Nitekim NSA'nın görev tarifine giren diğer dinlemeler sızmadı. 

 

M. Can

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 08.07.2015 - 17:42 -658-
Bu sayfayı paylaşın :