"Anama Mektup"

-A A +A
Bu yazım, herhangi bir beğeni ve iltifat için değildir.  Sadece bir insanın duygularını başkalarıyla paylaşmasının psikolojisi ve onları müspet etkilemenin vereceği iç huzuru için olduğundan emin olabilirsiniz.
 
Yaşı yetmişe yaklaşmış bir insanın siyaset, ticaret, sosyal statüsü için hiçbir beklentisi olmaması gerekir. Böyle olan biri,  yazı ve şiirlerle kendisini kime beğendirecek? Bu saatten sonra Allah’ın razı olacağı fiil, kavil ve amellerde bulunarak onun rızasına ermekten ve okuyuculardan dua almaktan başka bir amacı olmaz. Her şeye rağmen nefsimizin şerrinden Allaha sığınırım.
 
Her ne kadar bu internet gazetemiz,  yazarlarının kişisel hayat öyküleri için değil de toplumun geneline yönelik bir amaca yönelikse de bazı kişisel yazıların toplumda karşılığının olacağı kanaatiyle bu şiirimi takdim etmeyi uygun gördüm.
 
Aşağıda okuyacağınız şiirin amacı, bu ifadelerimden anlaşılmalıdır. 
 
Sosyal medyada anneler günü hakkındaki görüşlerimi iki cümle ile paylaşmıştım:
“Sanayileşmiş toplumların, geri kalmış toplumlara tüketim alışkanlığı kazandırarak onları sömürme günüdür anneler günü”
“Bizim annelerimiz günlük değil, ömürlüktür”
Kutlamaların çağrıştırdığı duyguların etkisiyle “ANAMA MEKTUP” şiirini yazdım.
Şiirimin 2-3 gün içinde sosyal medyada yüzlerce beğeni, onlarca duygu seli gibi yorumlar alması yanında bazı dostların bu duygusal şiirin etkisiyle gözlerinin yaşardığını ve ağladıklarını yorum ifadelerinden öğrendim.
 
Beni en çok duygulandıran ilginç bir husus da annemin adını verdiğim kızım Gülizar’ın ve iki torunumun şiiri okuduklarında gözyaşlarını tutamayıp ağladıklarını öğrenmiş olmamdır. 
 
Bu duygu ve düşüncelerden sonra Rabbimin bütün mevtalarınıza rahmet etmesi niyazıyla dualarınızı beklediğimi ifade etmeliyim.
 
ANAMA MEKTUP
Çile yumağıyla bir ömür ördün
Ördün de ana’cım, bir gün mü gördün?
 
Dilerim o günün, “Din Günü” olsun
Cennette ömrünün düğünü olsun
 
Altmış iki yıldır hasretim sana 
Rüyalarda bari görünsen bana
 
Öksüzce yaşadım bir ömür boyu
Yürek sızılarım dipsiz bir kuyu
 
Bir gün ölüm beni getirir sana
Şefkat kucağını açıver bana
 
Rabbim razı ise senden ve benden
Hüzüne korkuya olmaz bir neden
 
Masum yüzlerini gözüm arar da
Kardeşlerim bilmem, hangi mezarda
 
Sultan, Ali Rıza, Osman, Edibe
Cennet gülleri mi senin elinde?
 
Torunların şimdi çoğaldı bile
Görseydin sarardın şefkatin ile
 
Tutundum eşime taze dal gibi
Keder denizinde narin sal gibi
 
Gelinini görsen severdin onu
Huzur-u mahşerde överdin onu
 
Ablamı sorarsan aklı hep sende
Bir ömür ağladı senin peşinde
 
Babamı gördün mü, kırık hatır’la
Sen onu severdin hani, hatırla!
 
Zıvra Yayla’sının kabristanında
Saçların saklı mı toprak altında?
 
Seçemedim senin mezar taşını
O yüzden akıttım gözüm yaşını
 
Geçtikçe oradan, hayalin senin
Gözüme ilişir o güzel tenin
 
Daha ana nedir bilmeyen beni
Bırakıp da gittin ciğer pareni 
 
Dedem ninem beni bağrına bastı
Yine de gönlümün havası, yastı
 
Ananın yerini tutmaz hiç kimse
Buruk geçti hayat her gün, nedense?
 
Dayım, yengem sana kol kanat gerdi
Sen gibi onlar da rahmete erdi
 
Rabbime kavuşma namazındayım
Mahşerde buluşmak niyazındayım
 
Muhammed Mustafa dostla beraber
Olabilsek anam, ne mutlu haber…
 
Gelsin kapımıza ölüm müjdesi
Üstüme abansın cennet gölgesi
 
Sevdiklerimizle o gün beraber 
Gülümsesin bize yüce peygamber 
 
Bu mektubum seni etmesin mahzun
Hasretimiz lakin sürdü pek uzun
 
İlahî! Akıbet senin elinde
Daim et adını kulun dilinde.
 

Kategori: 

1 Comment

Güzelmiş... Güzel annelerle

Güzelmiş... Güzel annelerle ebedi alemde cennet-i âlâ'da beraber olabilmek dileğiyle...

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 19.05.2017 - 11:57 -1,778-
Bu sayfayı paylaşın :