Din Büyüklerimiz (Allah Onlardan Razi olsun), "İslam'ın şartı beştir; altıncısı emr-i bil- maruf, nehy-i anil-münkerdir" demişlerdir. Yani, "müslümanların birbirlerine iyiliği teşvik ve tavsiye; kötülükten sakındırma görevleri" İslamın altıncı bir şartıdır buyurmuşlardır.
04.09.2019 17.14
1 yorum
368 okunma
MARİFETE İLTİFAT TEŞVİKİ YAĞCILIK DEĞİLDİR
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)

Din Büyüklerimiz (Allah Onlardan Razi olsun), "İslam'ın şartı beştir; altıncısı emr-i bil- maruf, nehy-i anil-münkerdir" demişlerdir. Yani, "müslümanların birbirlerine iyiliği teşvik ve tavsiye;  kötülükten sakındırma görevleri" İslamın altıncı bir şartıdır buyurmuşlardır.

Bu KAVRAM, Eski Mekteplerimizde Dini Tedrisatın /Eğitimin TEMEL Umdelerinden / ilkelerinden biri olarak Anadolumuzda asırlarca anlatılmıştır. Halk kültürümüzde de hâlâ yaşamaktadır. Bu Kültürün içeriğinde toplumun birbirlerini OTO-KONTROLÜ vardır. Gereği yapıldığında, İNZİBATİ tedbirlere fazla ihtiyaç kalmadan toplum düzeni sağlıklı bir şekilde kendiliğinden yürüyecektir. Emniyet Güçlerimizin, anarşi başta olmak üzere toplumun huzurunu kaçıran olaylarda HALKTAN bekledikleri yardım ve desteğin önemi de bunu doğrulamaktadır.

Bugünkü yazımızda, Müslümanların toplum görevlerini belirleyen bu kavramın birinci ayağı olan MA'RUF  kavramı üzerinde duracağız:

Buna göre, Müslümanların birbirlerine karşı ictimai / toplum görevlerinden biri de, İYİ olanı teşvik ve taktir etmektir. Buna kısaca "emr-i bil-maruf" denir. "Maruf", aklın ve dinin beğenip iyi ve güzel gördüğü demektir. Buna göre, İyilikte ve güzellikte Müslümanların birbirleriyle yardımlaşmaları dini bir VECİBE / sorumluluktur.

Yardımlaşma demek, illa da maddi olarak bir katkıda bulunmak demek değildir. Hadis-i şerifte buyurulduğu üzere "Yerine göre elimizle, yerine göre dilimizle, bunu da yapamıyorsak kalbimizle /tavrımızla iyiliğe DESTEK, kötülüğe KÖSTEK olmak" bir yardımdır. Yüce Allah kitabında, "İyilikte ve takvada (günahlardan sakınmada) birbirinize yardımcı olun; kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın!"  (Maide/2) buyurmaktadır. Peygamber Efendimiz de, "Güzel söz sadakadır/yardımdır"  buyurmuştur. Hayat REHBERİMİZ olan Kutsal kitabımızda, "Hakkı (doğru olanı) birbirlerimize TAVSİYE etmek" zarar ve ziyandan kurtuluşun yolu olarak gösterilmektedir (Asr/1-3).

Bu değerlendirmeler ışığında diyebiliriz ki, İyiliğe ve güzelliğe teşvik demek olan TAKTİR-TEŞVİK-İLTİFAT, dinimizin bir emridir.

Marifet iltifata tâbidir;

Müşterisiz met'a zâyidir" denilmiştir.

Bu ifadede önemli olan; met'aın/malın ticareti değil; meharetin teşvikidir. "Kişilerin başarıları takdir edilir ve marifetleri, maddi imkan ve manevi moral-motiveisyon olarak TEŞVİK edilirse, daha iyi sonuçlar elde edilir" demektir. Bunlar yapılmazsa, müşterisi çıkmayan malın zayi olması gibi; marifet ve meharetin de bir kıymeti kalmayacaktır.

Öyle ise, iyi ve güzel işlerin ortaya çıkması için, yapanlara ünvan ve itibar vermek, onlara iltifatta bulunmak ve onları teşvik etmek gerekir. Bugün, spor çeşitleri arasında futboşun bası çekmesi ve gençlerimizin daha çok futbola merakı, kalabalık seyirci kitlesinin ençok futbola ilgi göstermesi ile alakalıdır7. "İtibar", değer verme, saygı gösterme; "İltifat", tatlı ve güzel sözlerle karşılıkta bulunma, beğenme;  "teşvik", şevk Verme / morallendirme  demektir.  Bunlar yapılmazsa, iyilik peşinde koşanlar manen ve moralman yorulur. Yaptıklarının bir kıymeti olmadığı kanaatiyle yıkılıp çökerler. Daha güzelini yapma kefyfi kaçar ve kırılır. Ümit ve azmi söner.

Tarih, Avrupa için bir Karanlık çağ olan ORTAÇAĞIN, İslam Dünyası için ilimde ve fende bir AYDINLANMA çağı olduğunu söylemektedir. Bu aydımlanmada,  ilim ve fikir adamlarının Devlet Adamları ve Sermaye Sahiplerince desteklendiğine ve halk nazarında ilgi ve itibar gördüğüne DİKKAT  çekmektedir. Avrup'da RÖNESANS dediğimiz, bilim ve sanat hareketi de aynı şekilde doğmuştur.

Tarih bize gösteriyor ki, İNSANLIK BUGÜNKÜ MEDENİYETE TEHDİT İLE DEĞİL, TEŞVİK İLE ULAŞMIŞTIR.

 

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Motivasyon
Motive edilmeyen kişinin arzusu söner.Hocam süper psikolojik tahlil aslında yazınız.Bravo...
Yorum Ekleyen: Umut Germencik     5.9.2019 00:16:54
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...