Her yıl olduğu gibi bu yılda "12 Eylül Darbesi" lanetlendi. Yapanlara beddualar okundu. O dönem acı çekenler yine acılarını tazeledi.
13.09.2019 08.17
651 okunma
12 EYLÜL 1980
Abdurrahman Zeynal

Her yıl olduğu gibi bu yılda "12 Eylül Darbesi" lanetlendi. Yapanlara beddualar okundu. O dönem acı çekenler yine acılarını tazeledi.
Peki ama 12 Eylüle nasıl gelindi...! Bu konuyu konuşan oldu mu?
1973 seçimleri yapılmış, CHP-MSP koalisyon hükumeti kurulmuş, hükumetin en önemli icraatlarından biri genel af çıkarmak olmuştu. 1971 yılında anarşi ve terörden hapse düşenler sokağa çıkarılmıştı.
1974 yılında Türkiye Kıbrıs'a çıkarma yapmış, bu olay başta ABD'liler olmak üzere batının hiçte hoşuna gitmemişti.
1975 yılında başlayan ekonomik, askeri ambargolar ülkede ekonomik krizleri tetiklerken hapishanelerden çıkan sol militanlar üniversitelerde yeniden anarşi çıkarmaya başlamış, özellikle Ülkücüler bu kavgaya çekilmişti.
Mektupla, hızlandırılmış yolla okulu bitiren binlerce öğretmen hiçbir şey bilmeden sınıflara gönderilmiş, öğretmenlerde bilgi açıklarını bir ideolojik kampa katılarak örtme işine girişmiş, böylece anarşinin lise, hatta ortaokula kadar inmesini sağlanmıştı.
1977 seçimleri ülkede bir sol iktidarın kurulmasını sağlamış, bu dönemde ekonomik krizler, grevler sonucu kuyruklar oluşmuş, öğrenci olayları 1978 yılında tavan yapmış, günde sağ-sol çatışmalarında ortalama 25 kişinin ölümüne sebep olmuştu.
Silah kaçakçıları istedikleri silahı ülkeye sokmakta ustalık kazanmış, sabah sağcıyı vuran silahla akşam sol görüşlü öğrenci vurulmuş, Türkiye tam bir kaosa sürüklenmişti.
Artık ülkede gücü yeten yeteneydi. değnekler, sopalar, zincirler elden düşmüyor, tabancalar ise belde taşınıyordu. O dönem bir insan "yalvarırım gençler silahlı mücadeleye girmeyin. Bu kör kardeş kavgasıdır" diyebilmiştir.
Çare bulması gereken siyasiler; Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş aslında asgari müştereklerde anarşiye karşı ortak tedbirler alabilirlerdi. Ama o konuda hiç bir araya gelmediler.
Maraş olayları, Sivas olayları, Çorum olayları gibi pek çok olayı karanlık güçler tezgahlıyor, kardeş kardeşe vurduruyordu.

İşçiler grev yapıyor, öğrenciler boykot ediyor, stokçular karaborsanın oluşması için ellerinden geleni yapıyorlardı. Siyasi partiler kendi oyların nasıl artırırımın telaşındaydı...!
Mahalleler bölünmüş, sokaklar paylaşılmış, şehirler kurtarılmış bölge haline getirilmişti.
Sabah evinden çıkan insanların ana ve babaları akşam evladımız, kızımız eve sağ salim gelebilir mi? diye dua ediyordu.
Emperyal güçler, Türkiye üzerinde hesap yapan güçler ise kıs kıs gülüyordu. Aslında onların her şeyden haberleri vardı. Ülkede yabancı ajanlar cirit atıyordu.
1979 Ara seçimleri yapılmış, CHP hükumeti düşmüş, yerine MC hükumeti yani, AP, MSP, MHP hükumeti kurulmuştu.
1979 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün görev süresi bitmiş, vekaleten Cumhuriyet Senetosu başkanı İhsan Sabri Çağlayangil bakıyor, mecliste yeni cumhurbaşkanı seçmek için partiler uzlaşamıyor, bir türlü Cumhurbaşkanı seçilemiyordu.
Oylamalarda Ajda Pekkan ve pek çok sanatçıya oy çıkıyor, seçim uzadıkça uzuyordu. Tam bu ortamda ekonomik krize çare bulmak için Turgut Özal tarafından 24 Ocak kararları alınıyor ama bir türlü istenilen biçimde hayata geçirilemiyordu.
Halbuki uluslar arası finans merkezleri 24 Ocak kararlarıyla Türkiyeyi açık pazar haline getirerek tam sömürmek istiyordu.
ABD, Batı ve Uluslar arası güçler Türkiyeyi açık pazar haline getirmek ve ileride yapmak istedikleri değişiklikleri gerçekleştirmek için en iyi kullanacakları işi devreye sokuyor ve 12 Eylül 1980 tarihinde darbe yaptırarak, hükumete ve ülke yönetimine el koyuyordu.

Gerçekte 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi darbeleri hiç kimse meşrulaştıramaz, savunamaz olmalıydı...!
Şimdi soru şu? Ülkeyi 6 yıllık süreçte kim? Kimler? Nasıl bu darbeye hazırladı?

Burada tek suçlu askerler mi? Yoksa Siyasiler mi? Yoksa işçiler mi? Yoksa öğrenciler mi? Kim?

Bu soruların cevabını verecek araştırmacıları ülke hararetle beklemektedir?
Bu araştırmayı yapacak kim veya kimler olacak?
12 Eylül 2019 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya