1974 yılında Kıbrıs’a yapılan askeri harekata” Kıbrıs Barış harekatı” dendi.Yapılan, bir savaştı ama harekat sonunda Kıbrıs’ta yıllardır süren zulüm bitecek ve bu askeri harekat yani savaş, oraya barış getirecekti.
18.09.2019 16.36
1.317 okunma
“Yaş yetmiş,iş bitmemiş..”
Av. Sabri Turhan

1974 yılında Kıbrıs’a yapılan askeri harekata ”Kıbrıs  Barış harekatı” dendi. Yapılan bir savaştı, ama harekat sonunda Kıbrıs’ta yıllardır  süren zulüm bitecek ve bu askeri harekat, yani savaş, oraya barış getirecekti.

Kıbrıs’a yaptığımız çıkartma harekâtı ile bir süre sonra oranın coğrafi ve demografik yapısı değişti. Siyasi yapısı da. Başbakan Bülent Ecevit; ”Askeri harekât ile Kıbrıs’a  barış gelecek” dedi. Çıkartma harekâtı  sonrası komşumuz Yunanistan’da da önemli siyasi gelişmeler oldu. Yunanistan’da 1960’tan sonra Yunan Kralı, siyasi ve askeri karışıklıklar sonucu  ülkeyi terk etmişti. O zamana kadar yani l974’e kadar ülkeyi Albaylar Cuntası yönetiyordu. Kıbrıs Askeri Harekâtı sonrası Albaylar Cuntasına karşı Yunanistan’da bir hoşnutsuzluk belirdi.l974’de Albaylar Cuntası da yıkıldı. Ülkeye demokrasi geldi. Başbakan Ecevit ; ”Askeri Harekâtımız  Kıbrıs’a barış getirdiği gibi Yunanistan’a da demokrasi getirdi” dedi.

O zamanlar televizyon tek kanal idi. TRT kanalında Kıbrıs Barış Harekatı, Yunanistan’a gelen  demokrasi ve bu arada yeni Başbakan Konstantin Karamanlis’in durumu tartışılıyordu.

Tartışmacılardan birisi o zamanki Dışişleri Bakanımız  Prof. Dr. Turan Güneş idi. Karamanlis, Türk siyasi kamuoyu tarafından bilinen bir isimdi. Daha önceki yıllarda, yani krallık  zamanında ülkede başbakan olarak ve bakan olarak görevlerde bulunmuştu. Ama kral ülkeyi terk edince; O da yurt dışına  çıkmış Paris’e yerleşmişti. Yıllar sonra ülkesine dönüyor ve yine Başbakan olarak yeni dönemde görev alıyordu TV’de tartışmacılar  Karamanlis’i tanıyordu ama, kaç yaşında olduğu bilmiyorlardı. Konu O’nun kaç yaşında olduğu ve bu yaşa rağmen bu işi yapıp yapamayacağına dayandı. Turan Güneş dedi ki; ”Bu adam 70’in üzerindedir. Ve bu işi de yapar. Yani yaş yetmiş ama, iş bitmemiş” dedi.

***

Bugünlerde Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın “Bir Ömür Nasıl Yaşanır” isimli kitabını  okuyorum. İlber Hoca tarih profesörlüğünün yanında; hayata nasıl baktığını, eğitimin nasıl olması gerektiğini, insan bünyesinin  neleri kaldırıp, neleri kaldıramadığını, psikolojik tedavinin nasıl yapılacağını, gezilerin nasıl yapılacağını, geziden zevk almak için nelerin yapılması gerektiğini  de anlatıyor kitapta.

Kitap, söyleşi tarzında hazırlanmış. Ama içinde tarihten başka yukarıda anlattığım konular ağırlıklı olarak anlatılmış. Muhterem, sadece tarih bilmiyor, insanı, eğimi, hayatın bütün çetrefilli taraflarını da biliyor.

İlbey Hoca’ya göre insanın zihinsel hayatı, enerji yükü ve çalışma hayatı 4 bölümdür: 12-25 yaş arası, 25-40 yaş arası,40-55 yaş arası ve 55’ten sonrası..

İnsan, hayatı kuran bilgilerini, becerilerini ve enerjisini  12-25 yaş arasında öğrenir, yaşar ve tatbik edermiş. Zihin ve beden sağlığının en önemli dönemi olan bu dönemde; ileriki başarıların sırrını bu dönemde yakalarmış insan. İleriki  başarılar  bu dönemdeki öğrenmelere bağlı imiş. Hayatı kuran dönem bu dönem imiş.25-40 arasında ise bir önceki dönemde yapamadıklarını  yapar ve pişermiş  insanoğlu. Bu dönemde  insan söz söylemeye başlarmış.

İnsan, 40’ından sonra beyin olarak biriktirdiklerini kullanırmış. Artık yaptığı iş konusunda ve fikir düzeyinde  insan, o zaman otorite olurmuş.

Yaş 55 olunca ve daha yukarılara çıkınca  İlber Hoca, pek umutlu bir iş yapma döneminin olmadığını söylüyor. ”55’ten sonrası, dinlenme ve demlenme dönemidir” diyor. Üstat, burada hafıza zayıflığının başladığını bilgilerin solduğunu söyleyerek,” bundan sonrakiler  genelde tekrardır” diyor.

Kitapta böyle bir genel çerçeve çizilmesine rağmen, bunun  dünya çapında ve Türkiye çapında istisnai örnekleri de var. Bazen insanın fark edilemediği veya eline  büyük  iş yapacak bir imkanın geçmediği zamanlar ve dönemler olur. Adam, büyük kabiliyettir ama fark edilememiştir. Veya kendini gösterme fırsatı bulamamıştır. Ya da  büyük işleri yapacak maddi imkanı yoktur. O adam yerinde kalır. Pörsür. Büyük bir cevher yok olur gider.

Hani, bunun istisnası  vardır dedik ya. Adam, insan yaşamının serüveninin dışında bir zamanda da  kendini gösterebilir. İlber Ortaylı, bizde  buna iki misal veriyor. Birisi, Mimar Sinan, birisi Prof. Halil Hoca. Halil İnalcık..

Koca Mimar Sinan, mimarlığa 60 yaşından sonra başlamış. Şimdi, dünya çapında  365 eseri var. Evet, bunların hepsi 60 yaşından sonra yapılmış ve 98 yıllık ömre sığdırılmış. Hem bazıları bir yılda da bitirilememiş. Mesela, Süleymaniye Camii 6-7 yılda tamamlanmış. Ve bu cami için Koca Sinan; ”Bu benim kalfalık eserimdir” demiş. Görenler;”… kalfalık böyle ise ..” der. Ama Edirne’deki Selimiye  için de; “Bu; benim ustalık eserimdir “ der Sinan. O zaman 88 yaşında. Yani Koca Sinan 88 yaşında kendini usta sayar. Kalfalık 60’ tan, ustalık 80’ den sonra.  Ama sürati görüyor musunuz? 28-30 yıla 365 eser sığdırmış. Ortalama hesap ile yılda 12 eser yapıyor. Dedik ya, bir yılda bitmeyenler de var.60 yaşından sonra bu kadar verimlilik, bir olağanüstülüktür. İnsanın 55’ten sonra dinginleşeceği  kuralının apayrı bir istisnasıdır bu..

İlber Hoca’ya göre kendi yaptığı tasnifin dışındaki 2. isim, Profesör Halil İnalcık’tır. Halil Hoca, dünya çapındaki tarih eserlerini 80 yaşından sonra yazmıştır. Hocaların hocası Halil İnalcık, o kadar azimlidir ki, kitapları  orijinalinden okumayı tercih etmiştir. Azim o kadar fazladır ki, Almanya’ya Osmanlı tarihi ile ilgili kayıtları Türkçeye çevrilmemiş Alman yazarların eserlerinden okumak ister. Almanya’ya gitmek üzere hazırlanır. Bu arada 2.Dünya harbi çıkar.30 yaşlarındaki bu heyecanlı genç, hevesinden caymaz. 6 sene harbin bitmesini bekler. Ve harp sonrası Almanya’ya gider. Osmanlı tarihini orijinalinden okur. Ülkeye döndüğü zaman tarih alanında yüzlerce talebe yetiştirir. Hocaların  hocası olur. İlber Bey’in de hocasıdır kendisi .Ama iz bırakan eserlerinin tamamını  80’inden  sonra yazar.100 yaşında öldüğünde O bir ekoldür.

Evet, ”Yaş Yetmiş, iş bitmemiş” grubunda çok insan olabilir. Bunlar insan yaşamının serüveninin dışındaki tasniflerdir. Aslında İlber Hoca’yı da bu gruba dahil etmek gerekir. Zira O da 70’i aştığı halde hala üniversitelerde  hocalık yapıyor. Eserler veriyor. Konferanslar veriyor. Ve insanlara  faydalı oluyor. Bir dinginlik yaşamıyor.

----------------------------------------------------------------------------

NOT: Konstantin Karamanlis  1901 doğumlu olduğuna göre 1974’de 73 yaşında idi.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya