Başkan Erdoğan'ın ABD'ye Suriye'deki PKK terörizmine dönük askeri harekâtımızın başlatılacağı ikazının ardından CHP'den kayda değer bir hamle geldi.
30.09.2019 16.51
450 okunma
JÖN-KÜRT DİPLOMASİSİ
Binnur Günay
Başkan Erdoğan'ın ABD'ye Suriye'deki PKK terörizmine dönük askeri harekâtımızın başlatılacağı ikazının ardından CHP'den kayda değer bir hamle geldi.
CHP'nin organize ettiği "Suriye" başlıklı konferansın Uluslararası kimlikle lanse edilmesi dikkatimizden kaçmadı.
Konferansın sonuç bildirgesinin hükümete tavsiye olarak verileceğinin beyan edilmesi, bu konferansın gerçek misyonunu deklare eden bir işaretti.
Peki bu organizasyonu kim ya da kimler organize etti?
CHP Genel Başkan yardımcıları Veli Ağbaba ve Ünal Çeviköz'ün olduğu deklare edildi.
Buna neden ihtiyaç duyuldu?
CHP'nin Suriye politikalarında hükümete tavsiye kararında sunumun sebebi neydi?
Elbetteki sıradan bir konferans değildi.
Katılımcıların kimlikleri ve misyonlarına şöyle baktığınızda yabancı gibi görünen aktörlerin gerçekte bize yabancı olmadıklarını görmemiz mümkün.
Bunlardan bir Austin...
Diğerlerinin farklı misyonları var. Kanaatimce en dikkat çekeni Amy Austin..
Nam-ı diğer SDG, PKK ve PYD'nin  Uluslararası sahadaki reklam ve iletişim yüzü.
Amerika merkezli düşünce kuruluşu Wilson enstitüsünde "demokratik özerklik, Suriye ve Irak'ta PYD'ye bağlı Kürt milislerin siyasi hedefleri" konulu projenin başındaki aktör.
Mısır, Yemen, Bahreyn ve Suriye'de mekik dokuyan akademik kimlikle saha araştırmacısı görünümlü CIA'nın çok itibar ettiği aktörlerden olduğu ifade ediliyor.
Görevi nedir?
PYD'yi SDG ve PKK bileşkesinde kurumsal bir devlet(!) statüsüne ulaşmasına çaba sarfeden CIA'nın diplomatlarından, Pentagon'un vazgeçilmezlerinden...
Peki bunu nereden anlıyoruz?
Amy Austin Amerika'da bulunan Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü üyesi. Kısaca (IRI) olarak adlandırılıyor.
Sadece bu değil.
Brooking Enstitüsü'nde ki Suriye merkezli projelere de yardımcı olduğu biliniyor.
Bu kuruluşların ulusal demokrasi fonu NED'in yan kuruluşları ve NSA tarafindan finanslandığını biliyoruz.
NSA ise CIA'ya çalışan proje merkezlerinin yönetiminden sorumlu.
CHP'nin Suriye konferansına yabancı temsilci hüviyetinde bu ve benzer aktörleri davet etmesi oldukça manidar geldi.
Peki biz ne anladık bundan?
CHP'nin Suriye politikamız konusunda ortaya koyduğu girişim gerçekte kim ve kimler adına iyi tahlil etmek lazım.
Daha bitmedi.
CHP'li eski diplomatların bir çoğunun Ünal Çeviköz'de dahil ABD merkezli (IRI) yani Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü ile olan bağlantılarını nasıl değerlendirmeli?
Bağlantıların sonucu mu gerçekleşti bu Suriye konferansında diye düşünmeden edemiyorum.
Mesela Çeviköz Suriye politikaları konusunda "T.Jones"a CHP politikalarının yeniden şekillenmesi için hangi önerileri sıraladı bilinmez.
Aldığı cevapları CHP içerisinde kimlerle tartıştı orası da meçhul.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun edindiği bilgilerin gerçekliğine ne kadar vakıf, bu da bilinmiyor.
Kanaatim o ki, PKK'nın propagandasından sorumlu olduğu kadar Suriye ve Irak'ı içine alan PKK Kürdistan'ı(!) projesinin düşünce kurmaylarından Amy Austin'in da davet edilmiş olması veya diğer söylemle "teklifin" kabul edilmiş olması tahlile muhtaç.
Şu notu da eklemek lazım.
CHP genel başkanının ABD'deki düşünce kuruluşları ile olan irtibatını sağlayıp, ziyaret ettirenin Çeviköz olduğuna dair yabana atılmayacak iddialar var.
Eski Londra büyükelçisi olmanın dayanılmaz cazibesi midir bilinmez tabii ki...
Türkiye-Rusya yakınlaşması ve Suriye politikalarımız konusunda getirdiği ağır eleştirilere bakılırsa Çeviköz'ün son Suriye konferansındaki misyonunun düşünce kuruluşlarından aldığı talimatları uyguladığına dair izlenimler çıkıyor.
O halde soru şu; CHP Suriye ve PKK sorunu konusunda hangi projenin içerisindedir veya dahil edilmek isteniyor?
CHP'nin gerçek amacı Suriye'de barışın sağlanması mı veya Pentagon'un Kürdistan projesine zemin hazırlayacak iç siyaset zemininde hükümeti köşeye sıkıştıracak manivela misyonunu yerine getirmek midir?
Suriye operasyonumuz öncesi sunulan tavsiye raporu, sonuç bildirgesi hükümete yönelik bir ABD muhtırası mı, değil mi gelişmeler üzerinden göreceğiz.
Şu gerçek ki ya tam bağımsız olacağız ya da yok olacağız.
Başlıyoruz!.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya