30.09.2019 17.33
1 yorum
1.236 okunma
Bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu düşman sadece PKK değil!
Hasan Erden

Dikkat: Bugün Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu düşman sadece PKK değil!

Son Haçlı savaşında Türkiye

arkadan ve içten nasıl

vuruluyor?

Bakıyorsunuz, düşman, ya bir insan hakları ve özgürlükleri maskesiyle karşınıza çıkıyor, ya da dininizin ve ülkünüzün bir gereği ve parçasıymış gibi takdim edilen bir programın içine yuvalanmış olarak çok yakınınızda yer alıyor. Bazen bir dernek olabiliyor, bazen bir vakıf olabiliyor, bazen bir dini cemaatten gözükebiliyor, bazen kitap ve gazete olabiliyor, bazen televizyon ve internet olarak evinize girebiliyor, bazen TV’den bir film olarak hayatınıza sokulabiliyor, bazen reklamlar olarak ruhunuza yön vermeğe çalışıyor.

Türkiye’de tarihi zaferleri
kazandıran ruhu tekrar
nasıl hakim kılarız?

Bugünkü savaşlar artık cephelerde kazanılmıyor. Dün Milli Mücadele’de cephe savaşlarıyla Türkiye’yi yok edemeyen sömürgeci merkezler, bugün milletimizi cephe gerisinde yok etmeğe çalışıyor.

Ülkemizde toplumumuz, bugün kültürel ve psikolojik yoğun bir savaşla karşı karşıya bulunuyor.

Bu savaşı düşman, sivil işgal ordularıyla çok sessiz ve derinden gerçekleştiriyor.

Bugün Irak’taki ve Suriye’deki işgal ordularının yaptığı savaş ve zulüm açıktır ve seslidir,

Türkiye’deki sivil işgal ordularının yaptığı ise çok gizli zulümdür, çok sessiz savaştır.

BOMBALAR İNSANLARIMIZIN ZİHİNLERİNDE
VE YÜREKLERİNDE NASIL PATLATILIYOR?

Suriye’de bombalar insanların, kitlelerin tepe­sinde patlatılıyor, memleketimizde ise bombalar insanlarımızın zihinlerinde ve yü­reklerinde patlatılıyor.

Suriye’de Müslümanların bedenleri öldürülüyor, ama bizim memleketimizde insanların ruhları öldürülmeğe, kişilikleri ve kimlikleri yok edilmeğe çalışılıyor. İnsanlarımız biz olmaktan çıkarılmak ve başkaları ha­line getirilmek isteniyor.

Suriye’de insanlar öldürülmek ve yok edil­mek istendiklerini açıkça görüyorlar, acı ve ıstırap duyuyorlar, bu yüzden tepki gösteriyorlar ve savaşıyorlar. Bizde ise kitleler, çoğunlukla maalesef ruhlarının, kimliklerinin ve kişiliklerinin öldürülmek istendiklerinin farkında olamıyorlar. Bu yüzden tepki gösteremiyorlar, kendilerini sa­vunma ve savaşma ihtiyacını duymuyorlar.

Sömürgeci düşman, kül­türel ve psikolojik bir savaşla, Türkiye’yi teslim almak, iradesini yok etmek ve direncini bitirmek istiyor.

Peki bu savaştan Türkiye’de kitlelerin neden hiç haberi ol­muyor?

DÜŞMAN TÜRKİYEDEKİ SAVAŞINI
NASIL KAMÜFLE EDİYOR VE GİZLİYOR?

Türkiye toplumunun, savaşın farkında olamayışı, kültürel ve psikolojik savaşın çok gizli ve çok sessiz olma niteliğinden kaynaklanıyor, kılıflı ve kamuflajlı olma özelliğinden, Türkiye toplumunun arazi­sine uydu­rulmasından kaynaklanıyor.

Türkiye’deki savaş, uluslararası barış programlarının içerisine gizleniyor. İnsanlar adeta sosyal ve siyasi bubi tuzaklarıyla kuşatıl­dık­ları halde bunun farkında olamıyorlar. Önlerine düşman tarafından yem ola­rak uza­tılan, ihtiyaçlarıyla ve değerleriyle ilgili programların ardındaki hinlikleri ve hainlikleri, fitleri ve fitneleri göremiyorlar.

Düşmanın bu savaşı, insanları olduklarından başkası yapan, sömürge­cinin insanı haline getiren operasyonlardan oluşuyor.

Bu durumda bakı­yorsunuz, düşman, ya bir insan hakları ve özgürlükleri mas­kesiyle karşımıza çıkıyor, ya da dinimizin, ya da ülkümüzün bir gereği ve parça­sıymış gibi tak­dim edilen bir programın veya bir projenin içine yuvalanmış olarak çok yakınımızda yer alıyor.

Bazen bir dernek olabiliyor, bazen bir vakıf olabiliyor, ba­zen bir cemaatten gözükebiliyor, bazen bir kitap ve gazete olabiliyor, bazen televizyon kanalı/internet kanalı olarak evimize girebiliyor, bazen bir film ve sinemayla hayatımıza sokulabiliyor, bazen yoğun bir şekilde reklamlar olarak ruhumuza yön vermeye çalışıyor.

BUGÜN NASIL BİR TOPYEKÜN SAVAŞLA

KARŞI KARŞIYA BULUNUYORUZ?

Özetle topyekün bir savaşla yüz yüze kalıyoruz ve bu savaşla büyük bir değişime uğratılmak isteniyoruz.

Bize has aşklarımız, tutkularımız değiştirilmek isteniyor. Hassasiyetlerimiz, kır­mızı çizgilerimiz başkalaştırılmak, ihlaslarımız ve samimiyetlerimiz bitirilmek isteniyor.

Kendimizi adadığımız, hayatımızı ve varlıklarımızı feda ettiğimiz değerler farklılaştırılmak, milli ruhumuz yok edilmek isteniyor.

Bugün, Türkiye toplumu böyle sessiz ve sinsi bir savaşla karşı karşıya bulunu­yor. Ama asıl üzücü olan ve endişe verici olan, Türk milletinin büyük bir kesiminin bu savaştan haberinin hiç olmamasıdır…

TÜRKİYE BU SESSİZ VE SİNSİ
SAVAŞA NASIL DUR DİYEBİLİR?

Türk milletinin ve başımızdaki devlet yöneticilerinin ve sorumlularının bir an önce uyanması ve üzerlerindeki gafleti atması gerekiyor.

Ses­siz ve derinden gelen sömürgeci düşman saldırıla­rına, bir an önce karşı durması ve ben varım ve var olacağım diyerek tepkisini ve di­rencini ortaya koyması lazım geliyor.

Çok yakınımızdaki Suriye gibi cephe sa­vaşlarına maruz bırakılmadan, Türkiye’nin bu sessiz ve derinden saldırıya dur demesi gerekiyor.

Eğer Türk milleti olarak bu savaşı kazanırsak, ülke olarak Allah’ın izni ve yardımıyla, maruz kalabileceğimiz cephe savaşlarını da kazanırız. .

BUGÜN HAÇLI SAVAŞINDA TÜRKİYE’NİN

KARŞISINDA SADEC PKK YOK!

Türkiye’ye karşı Haçlı savaşında düşman PKK’dan ibaret değil. Yani dağ başlarında mağaralarda kurulan aldatıcı cephanelerden ve mühimmatlardan ibaret değil.

Bizimle asıl savaşan ABD’dir. ABD’de özel eğitim kamplarında yetiştirilmiş ve eğitilmiş olanlardır. Bugün o komuta kademesi karşımıza çıkmıyor. Türk askeri Mehmetçiğe yakalananlar veya öldürülenler, milletimizden gariban aldatılmış gençler ve çocuklardan oluşuyor…Yani bu bölücü terör örgütünün aldatılmış ayak takımı oluyor!  

Düşman ülkemizde bizimle son savaşta daha derinlerde, daha geniş boyutlarda kamuflajlı ve tehlikeli bir şekilde ilerlemeğe ve savaşmaya çalışıyor.

İsterseniz bu savaşı bir örnekle izah edelim: Son zamanlarda bildiğimiz gibi Türkiye silahlarını çok geliştiriyor. Orduda teknik olarak yeni dürbünler icat ediliyor. Silahlı savaşları çok yakınlaştıran görüntülerle düşman yakın takibe alınıyor.[1]

Türkiye, aynı şekilde karşı karşıya bulunduğu çok gizli ve çok sessiz yapılan silahsız Haçlı savaşında da asıl düşmanın yaptığı kültürel, siyasi ve sosyal savaşlara karşı da aynı hassasiyette ve aynı derinlikte hazırlıklı ve tedbirli olmalıdır.

ÜLKEMİZDE DÜŞMANIN KAMÜFLAJLI
ARKADAN VURAN KAHPE SAVAŞI

Ülkemizde düşman, ya bir insan hakları ve özgürlükleri maskesiyle karşımıza çıkıyor, ya da dinimizin ve ülkümüzün bir gereği ve parçasıymış gibi takdim edilen bir programın içine yuvalanmış olarak çok yakınımızda yer alıyor.

Bazen bir dernek, bazen bir vakıf, bazen de bir dini cemaatten gözükebiliyor, bazen kitap ve gazete olabiliyor, bazen televizyon ve internet olarak evlerimize girebiliyor, bazen TV’den bir film olarak hayatımıza sokulabiliyor, bazen reklamlar olarak ruhumuza yön vermeğe çalışıyor.

Düşman bizim ülkemizde barış ikliminde bizi her koldan ve her yandan kuşatmaya çalışıyor. Ama biz toplum olarak silahlı olmayan bu soğuk, gizli ve sessiz kuşatmayı maalesef göremiyoruz ve olanların farkına varamıyoruz.

Örneğin son belediye seçimlerinde üç büyük şehirde belediye başkanlıklarını,                                                                                                          Türkiye’ye karşı Haçlı savaşı açmış bulunan yabancıların çok dolaylı destekleriyle Türkiye’nin hali hazırda güçlü gidişini tasvip etmeyen ve değiştirmek isteyen politikaların kazanması hayli düşündürücüdür. Yurt dışında Avrupa’da seçim sonuçlarını değerlendirirken, İstanbul’da bu güzelim şehri fetheden ve bize miras bırakan dedemiz Fatih Sultan Mehmet’in biz torunlarına karşılık Bizans’ın takipçileri kazandı diye alkışlanması çok ilginçtir.

Türkiye, düşmanın bu soğuk savaş oyunlarına karşı ülkemizi savunan ve koruyan hazırlıkları nasıl yapacaktır, tedbirleri nasıl alacaktır? Tarihte bize zaferleri kazandıran ruhu tekrar nasıl hakim hale getirecektir?

Bu konuyu başka yazılarda dile getirelim, inşallah!

Sevgiler, saygılar…

Hasan Erden

herden1950@hotmail.com

 

 

 

 

 



[1] https://www.takvim.com.tr/2019/09/13/turk-muhendisler-dunyanin-en-iyi-termal-durbununu-gelistirdi guncel/

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Allah razı olsun.Allah şaşırtmasın
Allah razı olsun.Allah şaşırtmasın.Çözüm için elini maddi ve manevi olarak taşın altına koyan az.Aslında çözümü devlette millette biliyor.Nefis(irade)lere zor geliyor.Ünüversiteler,koca koca (!)proflar okullarda idareci ve öğretmenler ne kadar bu işi sıkı tutuyor.Bunların hukiki alt yapısını yapacaklar ne yapıyor.Ypanları tebrik ederim.Izdırap duyan azalıyor.Kısacası her şeyimizi iğdiştiriyorlr.
Yorum Ekleyen: Abdil Uğur     6.10.2019 23:14:32
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya