Türk modernliği, bir taklitler modernliğidir. Bir toplumu baştan aşağı Batı modernliğini taklit ederek yeniden inşa etmek tutkusudur. Bu da toplumun varlığını oluşturan mirası, geleneği, dini reddederek onun yerine yenisini koymak demek. En hassas konu da din.
09.10.2019 15.52
234 okunma
Cinsiyetçi taklitçilik ve isyan sosyolojisi
Ergün Yıldırım

Türk modernliği, bir taklitler modernliğidir. Bir toplumu baştan aşağı Batı modernliğini taklit ederek yeniden inşa etmek tutkusudur. Bu da toplumun varlığını oluşturan mirası, geleneği, dini reddederek onun yerine yenisini koymak demek. En hassas konu da din. O da ya tamamen tasfiye edilir ya da yeni bir “din bilinci” taklit edilir. Bunun karşısında duran ve “toplumu savunan” entelektüellerimiz ciddi bir taklitçilik eleştirisinde bulunurlar. Akif, Said Halim Paşa ve Nurettin Topçu’nun modernlik yorumlarında bunu net görürüz. Onlar taklit toplum icat etme ameliyesine karşı başkaldıran aydınlar.

Muktedirler ise her zaman taklitçi toplum inşa peşinde olan şahsiyetler. Batı modernliğini olduğu gibi benimsemek, onunla kalkınmak ve güçlü bir devlet olmak… İçlerinde büyük bir ihtirasla dolaşan ruh budur. İstanbul İslamcılarının yaptığı taklitçilik eleştirisi bir isyan sosyolojisidir. Modernliği tartışmadan “verili olanı kabul” (pratikte olan) ederek almaya bir isyandır. Said Halim Paşa, bu isyan sosyolojisinin öncüsüdür. “İslam içtimaiyatı” tezini geliştirerek bunu yapar. İslam toplumunun taklitle yok olup gitmesinin önünde duran bir İslam sosyolojisi isyanıdır bu.

Bugün taklitçilik en son biçimiyle “toplumsal cinsiyet eşitliği” üzerinden yapılıyor. Üstelik kadim şehrimiz, düşüncemizin mayalandığı ve bölgemize umut olmaya yöneldiği İstanbul sıfatı ile yapılıyor. Taklitçilik eleştirisini ve isyan sosyolojisini aşmak için İstanbul adı kullanılıyor. İstanbul’un Müslüman değerlerini yeni taklit değerlerle değiştirmek için… İstanbul, İstanbul ile vuruluyor! Çünkü bu perspektifler, bu bilgiler Batıdan üretilerek buraya taşınıyor. Türk zihninden, Müslüman bilincinden yükselmiyor. Bunlar bizim için “verili modern değerler” diye lanse ediliyor. Kadına, aileye ve cinsiyete post-modern Batı bilinci ile bakmamız isteniyor. Burada bir istek ve davetten öte bir dayatma var. Çünkü Batı cinsiyet fikriyatı kanunla empoze ediliyor.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya