Yüce Allah Hayat Rehberimiz olan Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in de, "Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O'na itaatsizlikten en çok sakınanınızdır" (Hucurât/13) buyurmaktadır.
12.10.2019 14.05
424 okunma
S A V A Ş TÜRK MİLLETİNİN MÜSTESNA MEZİYETİDİR !
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)

Yüce Allah Hayat Rehberimiz olan Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in de, "Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O'na itaatsizlikten en çok sakınanınızdır" (Hucurât/13)  buyurmaktadır.

Bu İlahi YARATILIŞ hikmetinden olmalı ki, aynı anne ile babadan doğan ve aynı âile ortamında yetişen özkardeşlerin  bile karakteri, kabiliyeti, huyu, sesi… gibi birçok KİŞİSEL özelliği farklıdır. Ayette geçen  "KAVİM ve KABİLE" ayrılığında bu farklı ÖZELLİK, topluluğun genişliği ile orantılı olarak daha da belirginleşip TEMAYÜZ etmektedir.

Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de zatını anlatırken, "Yerlerin ve göklerin ÖRNEKSİZ YARATANI" (Bakara/117) olarak tanımlamaktadır. Yüce Yaratan her kulunu örneksiz / modelsiz, her yaratılan bir fabrika mamülü gibi birbirinin aynısı ölçü ve özellikte değil; farklı farklı kişilik ve özellikte yaratıyor. Bu İLAHİ KUDRET,  her MİLLETE her KABİLEYE de farklı farklı ÖZELLİKLER vermiştir. İnsanların "oba, boy ve soy"  olarak topluluk halinde yaşadıkları yörelerde gördüğümüz  farklı mizaç, sanat ve kabiliyet özellikleri,  bu hikmetli tecelliyatın eseridir. Kökü derinlerde olan ağacın dalları da kolları da daha geniş ve gelişmiş olduğu gibi; bu özellik farkı, İnsanların mensubu bulundukları KAVMİN / MİLLETİN Tarihsel kökeninin derinliği ile daha da KAPSAMLI olarak  kendini gösterir.

Evrendeki olan bu "FITRATIN / YARATILIŞIN" hikmetli  tecellisi gösteriyor ki,  Yüce Allah her MİLLETE, kendilerini diğer Milletlerden farklı kılan bir MİLLİ HASLET / ÖZELLİK vermiştir.  İslam Alemindeki Müslümanların âit oldukları IRKLARA göre "Toplum Özelliklerini" inceleyen İslam  ilimleri;  ARAPLARIN Belagatta (Etkili söz söyleme sanatında); FARSLARIN (İranlıların) siyasette; HİNDLERİN Sihir ve büyü yapmakta; ÇİNLİLERİN el yordamı zanaatta; TÜRKLERİN de harp ve Cenk yapmakta daha MAHİR VE KABİLİYETLİ olduklarını söylemişlerdir. Bundan dolayı İslam Dünyasında KAHRAMANLIĞI ile Meşhur olan Milletimizin TÜRK adı, birçok ülkede SOYADI / LAKAP olarak kullanılmaktadır. Şahsen Hacc Görevlisi olarak defalarca gittiğim Suudi Arabistan'da, İslam Dünyasının her tarafından gelen hacılar arasında soyadı "TURKI" olan onlarca hacıya rastladım. Bunlardan Arapça komuşabilenlere sorduğumda; "soyunun Türk olmadığını, ancak geleneklerinde "Turk" kelimesinin, KAHRAMANLIKLA eşdeğer olduğu için âile adı lakap/soyad olarak benimsendiğini" söylemişlerdir. Balkan Müslümanları arasında da "Türküm" demek, "Müslümanım" demektir. "Adalete dayanmayan kuvvet (cesaret) zalim, kuvvete dayanmayan adalet ise acizdir" denilmiştir. Manevi MEHABETİNDE kuvveti ve cesareti, İslam'ın adaletiyle birleştirip MEZCETMİŞ (özdeş hale getirmiş) olan KAHRAMAN TÜRK MİLLETİNİN mensubu olmakla iftihar etmek hakkımızdır. Buna Dinimizde / hadislerde müsade vardır. Bu müsadeyi "istismar" ederek IRKÇILIK olarak anlamak, "Kafatasçılık"tır. Bundan Allah'a sığınırım!

MİLLETİMİZİN ÜSTESNA MEZİYETİNİN, HARP SANATI olduğu; sadece Müslüman Milletlerce değil, Tarihten bugüne savaş meydanlarında karşılaştığı bütün Milletlerce de kabul edilmiş bir gerçektir. Yakın geçmişte Askerlerimizin Birleşmiş Milletler adına KORE Savaşlarında göstermiş olduğu, dillere destan kahramanlıklar bütün DÜNYA  nın takdirini ve hayranlığını kazanmıştır.

Müslüman Türklerle en çok savaş yapan Hıristiyan  âleminin, bugün Dünyaya Türkleri BARBAR olarak tanıtmaya çalışmasının altında, savaşlarda cesaretini yakinen görüp  ürktüğü TÜRK KORKUSU yatmaktadır. "Hasta Adam"  dedikleri OSMANLI ruhunun Türkiye Cumhuriyeti ile DİRİLİŞİNİ görmeleri uykularını  kaçırmaktadır. Bugünlerde. "Sınır Güvenliğimiz" için Türk Ordusunun ORTADOĞU'YA inmesi, Yahudilerle İslam'a karşı "Birleşik Cephe" oluşturan HAÇLILARIN rüyalarını KÂ- BUSA çevirmiştir.

Türk Milleti için "Asker Millet; at üstünde yaşar, at üstünde ölür" denilmesi, ondaki bu İLAHİ CESARET kabiliyetini  ifade eder. Tarihte bir çağın kapanıp YENİ bir çağın açıldığı İstanbul Fethinin , Peygamber övgüsüyle  bu Yüce Millete / TÜRKLERE nasip olması da bu hikmetli kabiliyeti sayesinde olmuştur. Türklerden önce de Kostantiniyye / İstanbul yüzlerce defa kuşatılmış, ancak FETHİ Türklere nasip olmuştur.

TÜRKLERİN savaş kabiliyetini, NEBEVİ Ferasetiyle çok iyi anlayan Sevgili Peygamberimiz (s.a.v); beraber yaşadığı Ashabına,  " اتركوا الترك كما تركوا كم  TÜRKLERE DOKUNMAYIN. SİZE DOKUNMADIKÇA SİZ DE ONLARA SATAŞMAYIN"  uyarısında bulunmuştur. Peygamberimizin Devri ASR-I SAADET'ten / Mutluluk Asrından sonraki Emeviler döneminde karşılaşılan bir-iki küçük çatışmalarda Türklerin bu ZORLU SAVAŞ KABİLİYETİ görülünce; Devlet Adamlarına Din Alimlerince hatırlatılan Peygamberimizin bu tavsiyesine uyularak "Türklerle dost geçinme Siyaseti"  tercih edilmiştir.

Bu stratejik siyaset sonunda  TÜRKLER dostane ilişkilerle İslam Ahlâkını tandıktan sonra kendi isteği ve iradesi ile İslam'a girmeye başlamışlardır. Neticede, Kur'an-ı Kerim'de buyurulan, "İnsanların Allah'In Dinine bölük bölük girdiğini gördüğünde.." (Nasr/2) ayetinin Mucizesi, Mekke'nin fethinden sonra Tarihte ikinci defa KARAHANLI Türklerinin Kağanları SATUK  BUĞRA HAN ile birlikte TOPTAN İslam'a girişleriyle gerçekleşmiştir.  

TÜRKLER kılıç zoruyla değil, kendi istekleri ve özgür iradeleri ile Müslüman olmuşlardır. Kitabımda,"Korkunun kulu olanın, sadakatinden kuşkulanın!" demişimdir. Kuşkusuz ve korkusuz  sadakatiyle MÜSLÜMAN TÜRK MİLLETİ asırlarca İslam'ın bayraktarlığını yapmıştır. Bugün de İslam Dünyası Liderliğinin EN KUVVETLİ adayıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımız; Eylül ayı başlarında yaplılan bu yılki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Açılış Toplantısında; bütün Dünya Liderleri ve Devlet  Temsilcileri önünde yapmış olduğu MUHTEŞEM konuşması ile,  MİLLETİMİZİN  bu LİDERLİĞİ hak ettiğini ispatlamış ve göstermiştir.

Bu vesile ile Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha, tebriklerimle birlikte selam ve saygılarımı sunuyorum.

"Allah yar ve yardımcısı olsun" diyorum.

KAHRAMAN ORDUMUZA da "Barış Pınarı Harekâtında" Yüce Allah'tan yardım niyaz ediyor; Şark Fatihi Yavuz Sultan Selim Han'ın, zafer kazandığı "Dabık'a Dönüş Yeri" anlamındaki  MERCİDABIK yakınlarında kazanacakları  ZAFERİN, Yavuz'un izinden; MERC'İ ŞARKU'L-EVSAT "Ortadoğuya Dönüş"kapısı  olmasını DİLİYORUM!

"Barış Pınarında" Mehmetçiklerimizin başları PINAR, ayakları GÖL olsun.

AMÎN YA MUÎN !

 

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya