Çanakkale savaşını ve Çanakkale şehitlerimizi andığımız bu günlerde, tarihin kısık sesiyle bize söylemeye çalıştığı seslere kulağımızı kabartırsak acaba bizlere ne diyor?
23.03.2019 11.30
722 okunma
Çanakkale savaşı "uyanın!" diyor!
Ali Kerrar Ulu

ÇANAKKALE SAVAŞI “ UYANIN!” DİYOR

            Çanakkale savaşını ve Çanakkale şehitlerimizi andığımız bu günlerde, tarihin kısık sesiyle bize söylemeye çalıştığı seslere kulağımızı kabartırsak acaba bizlere ne diyor?

   Bu savaşların temelinde yatan ana unsurları iyi anlamamız gerekiyor.  Zulmün efendilerinin Haçlı birliğini kurarak kıtalar aşıpta geldikleri bu coğrafyada ne işleri vardı? Barbarlıkta ve zalimlikte öncekileri çok geride bırakacak kadar hınçları neydi? Ve bunlar karşısında masum olan milletimiz çocuklarını bile cepheye sürecek kadar meseleyi varlık ve yokluk davası ilan etmelerinin altındaki derin mânâ neydi? Bu sorular çoğalır gider. Çoğalır gider gitmesine de eğer cevaplarını bulup önümüze koymazsak Allah korusun tarih tekerrür eder. İşte bu yüzden o günleri ve bugünlerin tuzaklarını iyi anlamak zorundayız. Hak-Batıl kavgası kıyamete kadar devam edecekse ve Cemil Meriç’in ifadesiyle ; “ Bizler Batı’nın gözünde Osmanlıyız... karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın.” Bu bakış açısı değişmeyecekse ve bizler Hak çizgisinde kaldığımız müddetçe Batıl bizimle hep kavgalı olacaksa o zaman, bugünün Çanakkalesi nedir ve kıyameti görecek olan Hak-Batıl kavgasında bugün bizlerin payına düşen nedir?  

Düşman belki o günlerde yaptığı gibi topla tüfekle bugün saldırmayabilir ama yine saldırıyor, boş durmuyor. Algı operasyonlarıyla birliğimize saldırıyor, ekonomimize saldırıyor, Pazar tezgahımıza kadar saldırıyor. Çeşitli yöntemlerle inancımıza saldırıyor. Antep’te başörtüsüne uzanan Fransız eli bugün yine uzanıyor ama hissettirmeden, çaktırmadan uzanıyor, insanımızın inanç değerleri yozlaştırılarak inancından fersah fersah uzaklaştırılmaya dönük  günümüzde geçerli her yol kullanılarak yapılıyor ve Sütçü İmamların gözü önünde yapılıyor ; sonuçta çözülen manevi yapımızla cephede silah tutan elin iradesi kırılıyor...

Demek ki; Çanakkale harbi bitmemiş, devam ediyor ve  hala Çanakkale’yi geçmeye çalışıyorlar. Bu sefer gemilerle ve sayısız askerlerle değil; sosyal medya ile, pisikoteknik yöntemleriyle halkımızın birliğini zayıflatarak, ekonomik güçleriyle  daha da olmadı 15 Temmuz kalkışmasıyla, içimizdeki maşalarla , gerçekleri göremeyen gafillerle geçmeye çalışıyorlar...

   İsterseniz geçmişte yaşanan katliamların ve vahşetlerin tekrar yaşanmaması için; değişmeyen ve kıyamete kadar da değişmeyecek olan Allah’ımızın bildirdiği mesajlara kulak verelim. Onları iyi idrak edelim ve o bilinç ve şuurla günümüz ve yarınlarımızı her türlü tehlike ve saldırıdan koruyalım.

Yeryüzünde yegane din İslam dinidir. Allah, İslam dinini din olarak kabul etmeyen, Hrıstiyan ve Yahudilerin   son din İslam ve ona inananlara düşmanca bakacaklarını bildirmiştir. Dünya çıkarlarına uygun tarzda dünyaya hükmetmek, insanları köleleştirmek ve kendi ideallerine uygun görmediklerini ortadan kaldırmak isterler. Bu arada islamı yozlaştırmayı, ona bağlı olanları hakimiyetleri altına alarak saltanatlarını sürdürmek isterler. Kur’an-ı Kerim’de yüzlerce ayet bunu haber veriyor.

            “Yahudiler de Hrıstiyanlar da kendi dinlerine uymadığın sürece senden asla hoşnut olmayacaklardır. Siz Allah’ın ayetlerine iman ettiğiniz sürece, sizi hiçbir zaman benimsemeyecek ve sizleri hiçbir zaman dost ve müttefik olarak görmeyeceklerdir. Uydurdukları hurafelerle Allah’ın dinini tanınmaz hale getiren bu zalimlere deki; asıl doğru Allah’ın gösterdiği yoldur.Yemin olsun ki; sana ilim geldikten sonra yine de onların arzu ve isteklerine uyacak olursan kendini Allah’ın gazabından kurtaracak ne bir dost bulursun ne de bir yardımcı” (Bakara 120 Açıklamalı Kuran-ı Kerim meali)

            Rabbimiz müminleri uyardığı bir ayeti kerimede de “ Ey iman edenler; Yahudi ve Hrıstiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden her kim onları dost edinecek olursa, o da onlardandır. Allah zalimleri doğru yola iletmez” (Maide 51)

            Kafirleri dost edinenler zalimlerdir, Allah da zalimlere yardım etmez. Dünyada zalimler başarılı görünseler de ahiret hayatları berbat olacaktır. Kur’an-ı Kerim de mü’minlerin dostlarının kimler olduğu açıkça bildiriliyor. “Sizin dostunuz ancak Allah’tır, O’nun; Rasulüdür. Ve tam bir teslimiyetle O’na boyun eğerek namazlarını kılan zekatlarını veren mü’minlerdir.” (Maide 55) Yine Rabbimiz devamla “ Her kim Allah’ı, Rasulünü ve Mü’minleri kendisine dost edinirse ona müjdeler olsun. Hak ile batılın mücadelesinde üstün gelecek olanlar kesinlikle Allah’ın tarafında yer alanlardır.” (Maide 56 Açıklamaları Kur’an-ı Kerim Meali)

            Yüzlerce ayet bu muhtevadadır. Onların bu inkarcı ve düşmanca yaklaşımlarını anlatan Kur’an; müslümanlara  kardeşliği ve insanlık için barışı ve huzuru  temin etmeyi öğütler.

İslam barış dinidir

Dinde zorlama yoktur.”  Dinimiz Müslümanlarla savaşmayan ehli kitaba iyi davranılmasını emreder. “ Allah inancınızdan dolayı sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere (kafir bile olsalar) iyilik yapmanızı ve onlara adaletli davranmanızı yasaklamaz, tam tersine adaletten kıl payı ayrılmamanızı emreder. Hiç kuşkusuz Allah adil davrananları sever” (Mümtehine 60-8 açıklamalı Kuran-ı Kerim Meali)..

“Allah sadece inancınızdan dolayı sizinle savaşan sizi yurdunuzdan çıkaran ve çıkarılmanıza destek veren kimseleri kendinize samimi bir dost, koruyucu, yönetici, yandaş, müttefik kısacası veli edinmenizi yasaklar. O halde her kim onları dost edinecek olursa işte onlar zalimlerin ta kendileridirler.” (mümtehine 60-9 Açıklamalı Kuran-ı Kerim Meali).

            Dinimiz Müslümanlarla savaşmayan ehl-i kitapla iyi geçinmeyi, onlara adaletli olmayı emreder. İşte din budur. İnsanlığın yegane kurtuluş ana kaynağı Kur’an’dır,  İslamdır.

  Müslümanlar, ehl-i kitapla olan  ilişkilerinde  insani ölçüler içerisinde kimse kimseye inancında zorlama yapmadan,  inancını yaşama hakkını kullanmalarını  şiar edinmişlerdir.. Ama tarih boyunca müslümanlar, kendilerinin başka milletlere gösterdiği hoşgörüyü  başka milletler tarafından malesef   görememiştir. Merhum vatan şairi  Akif ; “Kimi Hindu kimi yamyam  ne bela...” derken   müslüman olan bu millete kudurmuşcasına  nasıl saldırdıklarını  anlatır, onların vahşetini haykırır. Onlar değilmidir; küfredenler için;  “ bunlar iman edenlerden daha doğru yoldadırlar” diyenler..?

Onlar değilmidir … onlar değil  midir; Medine de Müslümanlara karşı müşrikleri birleştirip toplayan, onlara yardım eden zırhlarla donatan ?

 Onlar değil midir.. ikiyüz sene boyunca haçlı seferleri ile İslam beldelerine saldıran… Endülüs’deki kötülükleri yapanlar… Filistin’deki Müslüman Arapları tardedip Yahudileri getiren… Bu işleri yaparken daima dinsizler ve materyalistlerle yardımlaşan?..

Onlar değilmidir... Habeşiştan’da, Somali de, Cezayir’de, Yugoslavya’da, Çin’de, Türkistan’da, Hindistan’da ve dünyanın her bölgesinde Müslümanları yurtlarından çıkarmaya çalışan bu işleri yaparken dinsizlerle materyelislerle hatta putperestlerle müşterek hareket eden..?

Günümüz de vahşet bütün hızıyla devam ediyor. Suriye, Filistin, Irak, Yemen, Libya, Pakistan,  Afganistan ve diger İslam ülkelerinde sözde ehl-i kitap Hrıstiyan ve Yahudilerin zulmü devam ediyor. 15 Mart 2019 Cuma günü, Cuma namazını kılmaya gelen Müslümanlara  Yeni Zelanda da teröristler ateş yağdırıyor, elli müslümanı şehit ediyor. Bir o kadarını da yaralıyor. Dünyadan ses çıkmıyor. Bunu da yapan kendisinin Hrıstiyan olduğunu söyleyen bir teröristtir. Dünya, kısık  bir sesle yaşanan bu dramı kınıyor.

Zulüm devam ediyor. Türkiyemizde de tedbirler alınmazsa ve her bir birey kurulan tuzaklara karşı uyanık durmazsa ve daha da kötüsü gafletle onlara hizmet ederse; düşmanlar tezgahlarını kurmuş pusuda   bekliyorlar zaten...

 Allah milletimize tarihdeki acıları ve yaşananları tekrar yaşatmasın, birliğimizi kardeşliğimizi bozmadan Kur’an ve sünnet ışığında dimdik ayakta durmayı nasip etsin. Çanakkale bugün de yarın da geçilmesin …*{ font-family: 'Arial', 'Trebuchet MS', 'Lucida Sans Unicode', 'Lucida Grande', 'Lucida Sans', Arial, sans-serif; text-align:left; line-height:24px; text-indent:40px; font-size:17px; padding-bottom:-3px; padding-top:1px; } h2{ font-family: 'Times', 'Trebuchet MS', 'Lucida Sans Unicode', 'Lucida Grande', 'Lucida Sans', Arial, sans-serif; text-align:left; font-size:1.2em; padding-bottom:-3px; padding-top:1px; font-weight:bold; line-height:auto; }

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya