Değerli arkadaşlar! Ne yazık ki, olaylara her devirde şaşı bakanlara rastlanmaktadır.
30.10.2019 12.36
539 okunma
ŞAŞI BAKANLARA ALDANMAYALIM
İsmail Aydın

                Değerli arkadaşlar! Ne yazık ki, olaylara her devirde şaşı bakanlara rastlanmaktadır.

                Önce şu habere bir bakalım. Fenerbahçe Spor Kulübü, bir zamanlar efsane Başkan Ali Şen’in başkanlığında, Çanakkale Dardanel Spor Kulübü’yle maç yapmak üzere Çanakkale’ye gider. Maç öncesi Ali Şen ve beraberindeki heyet, Çanakkale muharebelerinin yaşandığı ve bugün hâlâ şehid kanı kokan mübarek vatan topraklarını ziyaret eder. İsmi lazım değil, sözüm ona ünlü bir ismin yönetimindeki bir televizyonun muhabiri bunu haber yapar ve haberi kendi sesinden şöyle verir. “Fener Bahçe Spor Kulübü Başkanı Ali Şen ve beraberindekiler, yıllar önce binlerce insanın öldüğü toprakları gezdi.” Böyle haber olur mu?

                 Yuh olsun sana emi! Behey adam! Orası herhangi bir yer değil, şehidliktir. Orada yatanlara ölü denmez şehid denir. Topraklar dediğin yer, mübarek şehid kanıyla sulanmış vatan parçasıdır. Neresini düzeltelim ki!

                 Sevgili arkadaşlar, bizi tâ buralara kadar sürükleyen işte bu şuursuzluktur. Suriye’de bağırıyoruz çağırıyoruz ama kahraman atalarımızın yaptığını tam anlamıyla yapamıyoruz.

                *Birileri,  Çanakkale Zaferi eşittir ( =) Mustafa Kemal diyor. Bu iddiayı ortaya atıp savunanlar, aklı karışmış, milletin imanını ve değerlerini yok sayan, Türk-İslâm düşmanı ve dahi tarih düşmanı yağcı ve dalkavuklardan başkası değildir. Çanakkale’deki Mehmetçiğin inandıklarına inanmayan bu adamlar, Atatürk’ü kendi inançlarına maske yapmaya çalışıyorlar.

                Birileri de Mustafa Kemal’i tamamen yok saymaya çalışıyor ve başka komutanlar da vardı, diyorlar.  Elin ağzı torba değil ki büzesin: “Çanakkale Zaferi’ni kazandık da ne oldu? İngilizler, üç dört yıl sonra ellerini kollarını sallayarak İstanbul’a girdiler.” Hatta birisi bir yerde,“Tarih kitaplarına göre zafer kazanmışız” diyor, başka bir yerde de  “Çanakkale zaferi, yakın tarih içindeki yeri bakımından son derece anlamlıdır” diyor. Saçmalamak değil de nedir bu? Adam bir yerde zafer değildir demeye çalışıyor, başka bir yerde Çanakkale zaferi diye konuşuyor.

                Demek ki bazı adamlar, rahat vatanda menfaatleri şaşmaz pusulaları olarak, bulundukları ortam nasıl konuşmalarını gerektiriyorsa ona göre konuşabiliyorlar. Yazık!

                Şüphesiz ki, Çanakkale zaferi eşittir (=) Mustafa Kemal değildir. Doğrudur, başka komutanlar da vardır. Bununla beraber, Mustafa Kemal de inkârı kabil olmayan bir gerçektir. Abdülhamid döneminde yapılan tabyalar fizik olarak savunmamıza destek olurken, millî ve manevî değerlerle yetiştirilen Mehmetçiği ile subayı ile binlerce vatan evladı şehid olmuş; buna mukabil, soğuk demirin sıcak tandırdan çelik olarak çıktığı gibi milletçe Çanakkale’den öyle çıkmışız ve ruhumuzu adeta yeniden kazanmışız. Çanakkale tek başına şudur yahut Çanakkale tek başına budur dememiz mümkün değildir. Çanakkale, yeniden dirilişimize vesile olan topyekûn bir savunmadır ve o savunmaya katılanlar birey olarak değil, ancak hepsi bir arada bu milletin evladı olarak bir anlam ifade eder. Gücümüz de birlikten ileri gelir. Peygamber (s.a.v.)’imiz “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır” buyurmuştur.

                Behey şaşkın adam! Gerçi sen ona da inanmazsın ya, biz gene de söyleyelim:

                *Kurtuluş Savaşımızın muzaffer kılıcının çeliğine verilen su, bu ruhla Çanakkale’de verilmiştir.

                *Utanç verici Balkan Harbinden sonra, bu millet kaybettiği ruhuna Çanakkale’de yeniden kavuşmuş, nefse duyulan itimatla Kurutuluş Savaşını kazanmıştır. Çanakkale Zaferi’ni kazanmamış olsaydık, Haymana ve Polatlı’ya kadar uzanmış olan Haçlı saldırılarını Sakarya’dan geriye püskürtemez, yok olurduk. O zaman sen de olmazdın.

                * Bizzat kendi sözlerine dayanarak şunu söyleyebiliriz: Çanakkale muharebeleri bu millete Mustafa Kemal Paşa’yı kazandırmıştır. “Mehmetçiği Çanakkale’de tanımamış olsaydım, Kurtuluş Savaşına girişmezdim” sözü Mustafa Kemal’e aittir.

                *Bu millet de, Çanakkale’de tanıdığı Mustafa Kemal’in etrafında kısa sürede organize olmuş ve Kurtuluş Savaşıyla istiklâlini ve istikbalini kurtarmıştır.

                -Efendim ne yapmışlar?

                -Hadi be sen de ordan! Daha ne yapsalardı? Senin yan gelip yatman için her şeyi yapsalardı da, sen de bir güzel yan gelip yatsaydın, öyle mi? Bırak efendim bunları bırak! Sana bir vatan bırakmışlar. Sızlanıp söyleneceğine çalışıp da yükseltsene, ilerletsene. Sen ona bak!

                *Kurutuluş Savaşı, Birinci Dünya Savaşında çeşitli cephelerde Haçlılarla savaşmış çok değerli kumandanların birbirlerini tanımalarına da vesile olmuştur. Başarısız Viyana kuşatmasından sonra ihdas edilen olağanüstü yetkilere haiz ordu müfettişliği sıfatı ve cebinde padişah fermanıyla Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir tarafından tutuklanacağını düşünüyordu. Çünkü İngilizler İstanbul’a baskı yapmış, tutuklanması için karar çıkarttırmışlardı. Bu görevi icra edecek kumandan, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa idi. Bu beklenti içinde Kazım Karabekir ile karşılaşan Mustafa Kemal Paşa, beklenenin aksine, “Emrindeyim Paşam” diyen bir Kazım Karabekir buluyordu karşısında. İşte Kurutuluş Savaşımız, bu iki komutanın el sıkışmasıyla zafere doğru yürüyecektir. (Gelecek hafta, Çanakkale Şehitleri ve Atatürk)

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya