Atalarımız, "Aslını inkar eden haramzâde" demişlerdir. "Zâde" kelimesi dilimize Farsça'dan girmiştir; "evlad, oğul" demektir. Buna göre, atalarımızın bu sözünün bugünkü Türkçemizdeki anlamı, "Aslını, neslini, soyunu-sopunu inkar eden, kabul etmeyen kimse; "haramzâde / haramoğlu", zina gibi gayri meşru ilişkiden doğan (Veledi Zina) evlad hükmündedir" demektir. Peygamber Efendimiz de, "kendi babasının soyunu beğenmeyip başkasının soyuna intisap eden soysuz kimseye LANET etmiştir".
31.10.2019 11.03
514 okunma
CUMHURİYET VE OSMANLI RUHU
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)

Atalarımız, "Aslını inkar eden haramzâde"  demişlerdir. "Zâde"  kelimesi dilimize Farsça'dan girmiştir;  "evlad, oğul" demektir. Buna göre, atalarımızın bu sözünün bugünkü Türkçemizdeki anlamı, "Aslını, neslini, soyunu-sopunu inkar eden, kabul etmeyen kimse; "haramzâde / haramoğlu",  zina gibi gayri meşru ilişkiden doğan (Veledi Zina) evlad hükmündedir" demektir. Peygamber Efendimiz de, "kendi babasının soyunu beğenmeyip başkasının soyuna intisap eden soysuz kimseye LANET etmiştir".

 
Bugün 96. yılını idrak  ve  "İlelebed payidar olmasını" Yüce Allah'tan dilediğim Cumhuriyetimizin kuruluşunu KUTLUYORUM.
Köksüz ağaca ne kadar su verilirse fayda etmediği gibi; köküyle bağları kesik NESİL de atalarının sözlerinden ne söylense ibret almaz, masal gibi dinler. Atalarımız, "Ot, kök üzerinde biter"  demişlerdir. Toprakta yaşayan her canlı, toprağa köküyle tutunur. İnsan da toprakta yaşayan bir canlıdır. Kök ne kadar sağlam ve derin olursa, üstündeki gövdesi de o kadar sağlam ve görkemli olur. Bu özellikteki ağaçlardan ÇINAR ağacı heybeti ve asırlara meydan okuyan ihtişamı ile OSMANLI Devleti'nin ağaç sevgisi ve tabiat örtüsü geleneğinde SİMGE olmuştur.  
 
Bir OT bitkisi bile, kökü olmadan toprağa tutunup yaşayamazken; OSMANLI'nın Kültür ve Medeniyet Mirasının üzerinde Yaşadıkları halde, OSMANLI'YI reddeden anlayışı anlamak mümkün değildir.
Bugün Yeryüzünde yaşayan Mevcut Milletlerin "Yakın Tarihi" ile ilgili bir "İstatistik- Araştırma" yapılsa; iddia ediyorum ki "bizdekiler kadar yakın tarihini kabul etmeyen bir başka Millet çıkmaz". Sanki bunlar Yeryüzüne, "Uzaydan /Uydulardan" İnmiş başka  bir nesil?  Biz LAİK Cumhuriyet nesliyiz; Dinci / Şeriatçı Osmanlı'yı kabul etmeyiz -  diyen bu NE İDÜĞÜ BELİRSİZLER var.  Bunların "kıl damarı" bir bağları bulunsun; belki insafa ve imana gelirler.
 
Milletlerin Tarihi, Vatan toprağına tutundukları kökleridir. Özellikle "Yakın Tarihini" kabul etmeyerek kendi kökünü baltalayan bir NESİL, bastığı dalı değil, beslendiği ağacı kesen akılsıza benzer. Dalı kesilen ağacın, yeniden daha gür olarak yetişme şansı vardır; ama kökünnden kesilen ağacın yeniden yeşermesi çok zordur.
Hani bazen kökünden kesilen bir ağaç, toprak altında kalan köklerinden şansı varsa yeniden yeşerir ya? İşte bugün OSMANLI RUHU, Cumhuriyet Döneminde aynen öyle ÇOK ŞÜKÜR yeniden yeşermeyi başarmış artık filizlenmeye başlamıştır. İçten ve dıştan bu FİLİZLENMEYİ koparıp kurutmak isteyenlere karşı ÇOK DİKKATLİ VE UYANIK OLMALIYIZ !  
 
Osmanlı Ruhuyla Cumhuriyet Döneminde yetişmiş; gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgemeyen Cesaret  abidesi ve DİL ÜSTADI Şair Necip Fazıl KISAKÜREK Merhumun dediği gibi:
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes.
Ey Kahpe Rüzgâr, artık ne yandan esersen es !..
 
Kemal CENGİZ
Emekli Müftü
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz (Emekli Müftü)
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya