Ru be ru,yüz yüze demektir.Hani insanlar birbirlerine telefon ederler,mektup yazarlar veya şimdiki moda ile whatsapptan haberleşirler , durup bir de; ”seninle yüz yüze görüşsek” derler ya, işte bu ru be ru görüşmek istemektir.
06.11.2019 20.19
972 okunma
Ru be ru !..
Av. Sabri Turhan

     Ru be ru,yüz yüze demektir.Hani insanlar birbirlerine telefon ederler,mektup yazarlar veya şimdiki moda ile whatsapptan haberleşirler , durup bir de; ”seninle  yüz yüze  görüşsek” derler ya, işte bu ru be ru görüşmek istemektir.

Ru be ru görüşmek,siyasi anlamda veya sır olacak konularda, umuma açılmamak demektir.Yani özel görüşmek  demektir.”Bizi duyan olmasın ,telefonlar dinleniyor  olabilir” gibi endişeler mesela, bunun temelidir.

Ru be ru’nun ayrı bir faydası daha vardır.İnsan, telefonda konuştuğu insanın veya wahatsapptan konuştuğu insanın yüzünü görmemiş olabilir.Kendisini çok yakın tanımıyorsa telefondaki ses onu ikna etmemiş olabilir.Muhatabının  yüz hatlarını, jest ve mimiklerini görememek onda tam bur tatmin meydana getirememiş olabilir.

Muhatabın konuşurkenki yüz hatları, elini ve kolunu nasıl kullandığı  ve vücut dili insanda daha başka bir duygu, daha başka bir kanaat  meydana getirir.

Benim kızım iyi derecede İngilizce biliyor. Yazın, ABD’den bir tanık aile  gelmişti. Bunlarda Türkçe yok Hep İngilizce konuştular. Kızlarım  ve oğlum onlara İstanbul’u gezdirdi. Yüz yüze konuştular hep. Ama geçenlerde o tanıdıklar telefon açtı. Kızımla  konuştular. Kızım; ”.yazın yüz yüze konuştuğumuz gibi olmadı.. O zaman İngilizceye daha hakim bir şekilde  konuşmuştum “dedi. Burada muhatabın jest ve mimikleri etki yapar. Telefonda jest ve mimik yok..

Her söz ağızdan çıktığı gibi değildir.Konuşurken ağızdan “evet” derken başını da eğiyor mu muhatap? Elini göğsüne götürüp ”eyvallah” da diyor mu? Veya karşınızdaki “ hayır “ anlamında, kaşını yukarıya kaldırabilir.Adam,” evet” diyordur ama,elini sallıyordur.Geç bunları der gibi…Bunları telefonda  göremiyoruz.

Konuşmalarda en önemli husus,gözlerdir.Konuşurken gözler de bir şeyler söyler.Asıl olan gözlerin bakış tarzıdır.Gözler parıl parıl parlıyor  mu?Gözlerini kısmış, bulanık mı bakıyor senin muhatabın ? O, sen konuşurken başka yerlere mi bakıyor?Veya eli ile bir şeyler mi karıştırıyor? Bunlar önemli ayrıntılardır. Yoksa sen konuşurken o, başını  önüne eğmiş de seni dinliyor gibi mi yapıyor? Burada muhatabın konu ile ne kadar ilgili  olduğu ortaya çıkar.Ve aynı zamanda sana ne kadar saygılı olduğu..

Bütün bunlara, muhatapla yüz yüze görüşmeden kesin bir kanaat sahibi olamazsınız..

Asıl önemli olan gözlerdir demiştik.Gözler insanın içindeki duyguyu, içindeki  heyecanı tasdik eder. Evet, anlatan dildir, ağızdır ama,gözlerden onun ne kadar samimi olduğunu  daha iyi anlarsınız.

Biz yedek subay okulunda öğrenci iken eğitim veren albay öğretmen,el bombasının nasıl atılacağını, pimin  ne zaman çekileceğini, ne zaman bombanın elden çıkarılacağını  öğretiyordu. Dersi anlattıktan sonra,” şimdi el bombasını birkaç  kişiye attıralım ve bir tatbikat yapalım bakalım”  dedi.Tabi herkeste bir korku var.Ya bomba elimde  patlarsa diye.. Sınıfın  içine iyice girdi. Herkesin gözlerini süzüyordu. Bir kaç öğrenciyi seçti. Bazıları; “komutanım  ben atmasam..”dedi. Ama o ısrar etti. Seçtiklerinin eline bombayı verdi. Bombalar patladı. Hiç bir yanlışlık  olmadı. Sonra öğretmen albay;” gözlerinden en çok korktuklarını anladıklarımı seçtim” dedi.

Öğretmen, çocuklara bir soru sorduğunda; bazıları ısrarla parmağını kaldırır. Onlar ben biliyorum der. Hatta heyecandan parmağı havada ayağa bile kalkar. Onun gözleri de dili gibi parlamıştır. Arka veya   ön sıralarda bir başka öğrenci daha vardır ki, herkes  parmağını  kaldırırken o, parmağını kaldırmaz. Durağan bir vaziyette gözleri öne eğik oturuyordur. Çünkü bilmiyordur. Bilmemesinin yanında  ayrı bir tavrı daha vardır onun. O, gözlerini hocadan kaçırıyordur. Bilmediği halde hocaya bakarak sessizce durmuyordur. Hocaya parmak kaldırmadığı gibi gözlerini de hocadan  kaçırıyordur. Gözlerini kaçırarak sanki hocanın kendini görmediğine sanmaktadır.

Şanlı Urfa taraflarında; “Gözlerini yassılamak” diye bir tabir vardır. Gözlerini yassılamak,bir şey söylendiğinde muhatabının gözlerinin içine  bakamayanlar için söylenir. Gözlerini yassılayanlar, o işe taraftar  değildir. Ağzından da; “hayır olmaz” diyememektedir ama ,gönülsüz oldukları gözlerinden yani bakışlarından bellidir.

Mevlana; ”Gerek yok her sözü laf ile beyana, bir bakış bin söz eder bakıştan anlayana” demiştir. Halk türkülerimizde  ve şarkılarımızda  da göz ile ilgili çok anlamlı ifadeler vardır: ”Bakışların bana cesaret verdi” gibi.. “Bir bakış attın  kalbimi yaktın” gibi...

Ru be ru görüşmek dileğiyle.. Allah’a emanet olunuz.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya