İnsan kutsal bir varlık olup mutlu olmak için dünyaya gelmiştir. Mutluluk kısaca “İyi hissetme hali, içimizden gelen bir duygu durumu” olarak tanımlanıyor. Hatta Profesör Özgür Demirtaş gibi “Mutluluk = Gerçekleşen - Beklenen” formülünü yapan olduğu gibi; mühendis bakışıyla, “Hayatınızdaki olayları algılama şekliniz - hayatın nasıl olması gerektiğine dair beklentiniz” formülünü ortaya atan bile var. Eğer olayları beklentilerinize eşit ya da beklentileriniz üzerinde algılarsanız mutlu olursunuz. Mutluluk aynı zamanda saadet, bahtiyarlık, sevinç, ferahlık, hoşluk duygularını içermektedir.
25.03.2019 15.25
1.014 okunma
Organik Mutluluk
Ali Akça

İnsan kutsal bir varlık olup mutlu olmak için dünyaya gelmiştir. Mutluluk kısaca “İyi hissetme hali, içimizden gelen bir duygu durumu” olarak tanımlanıyor. Hatta Profesör Özgür Demirtaş gibi “Mutluluk = Gerçekleşen - Beklenen” formülünü yapan olduğu gibi; mühendis bakışıyla, “Hayatınızdaki olayları algılama şekliniz - hayatın nasıl olması gerektiğine dair beklentiniz” formülünü ortaya atan bile var. Eğer olayları beklentilerinize eşit ya da beklentileriniz üzerinde algılarsanız mutlu olursunuz. Mutluluk aynı zamanda saadet, bahtiyarlık, sevinç, ferahlık, hoşluk duygularını içermektedir.

Birleşmiş Milletlerin 2019 yılı Dünya Mutluluk Raporu’na göre en mutlu toplumlar sırayla Finlandiya, Danimarka ve Norveç ülkelerinin insanlarıdır. Türkiye sıralamada 79’uncudur. Yaşamdan memnun olmanın, uzun ömür beklentisinin, adaletle eşgüdümlü olarak ilerlediği vurgulanıyor. Hindistan’ın güneybatısında yer alan turizm eyaleti yoksul Kerala her iki açıdan da gelişmekte olan ülkeler arasında zirvede yer alır. Zengin ile yoksul arasındaki uçurumun giderek büyüdüğü Brezilya gibi toplumlarda insanlar erken yaşta ölmektedir. Oysa yoksul bir Brezilyalı, Kerala’nın orta sınıfı vatandaşından daha fazla gelire sahiptir. Uzun yaşam eşit dağıtımla mümkündür. İsveç ve Japonya’da gelir farklılıkları düşük, ortalama ömür beklentisi yüksek ülkelerdir.

Felsefecilerin dünyasında mutluluk daha farklı biçimde algılanıyor. Aristo’da bir duygudan ziyade hayat tarzıdır. İnsanın mutluluğu erdemli olup, erdemi hayatına uygulamasına bağlıdır. İbn-i Sina akıl ile mutluluğa erişebileceğini ifade etmiştir. Gazali İslam’ın gereklerine uygun yaşamayı ve dolayısıyla günahtan kaçınmayı mutluluğun çaresi olarak görür. Farabi‘ye göre insan mutlu olsun diye yaratılmıştır. Nietzche mutluluğun insan eylemlerinin en yüksek amaçlı olduğunu; ahlaklı davranışların mutsuzluğa yol açtığını ve içgüdüleri bastırmanın mutluluğu engellediğini söyler. Özetle, filozoflar mutluluğu eksiksiz memnun olma durumu, doyumluluk olarak tanımlıyorlar. Haz kısa, mutluluk daha uzun süreli olabiliyor.

Christophe Maé bir şarkısına “Mutluluk nerededir?” diye başlıyor. “Şarkı yaptım, çocuk yaptım, yalvardım-yakardım, yapabileceğimin en iyisini yaptım, mutlu olmayı bekliyordum. Mutluluk nerededir, nerede o?” diye sözleri devam ediyor. Cevap şarkının sonunda beliriyor: “O gürültü yapmaz, içimizdedir.” Herkes mutluluğu başka yerde arar. Mutluluğun Formülü kitabını yazan Stefan Klein “Bir Zen keşişi mutluluğu boşluğa dalarak bulur” diyor.

Sezen Aksu şarkısında “Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin, yoksa ben nasıl yenilenirim, hadi gülümse” diyor. Gülümsemek verimli ve mutlu olmanın en önemli eylemidir. Bazı insanların yüzünde hiç eksik olmaz. Gülmek hem ucuz, hem az yorucu ve kolaydır. Onlarla geçen zaman çok keyiflidir. Gülümsemenin mutluluk hormonunun salgılanmasında etkili olduğu ve insanı mutlu kıldığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bazı araştırmalara göre, çocuklar günde 400 defa gülümser. Daha iyi, eğlenceli ve mutlu bir yaşam sürmemizi sağladığını düşününce çocuklarla birlikte olmanın insanı neden mutlu ettiği anlaşılır.

Farkında mısınız? Yaşadığımız binalarda, sokaklarımızda ve işyerlerinde etrafı gözlemlediğimiz zaman ne kadar çok mutsuz insan görüyoruz. Çoğumuz mutluluktan uzak sanki her günü tekrarlanan bir hayat yaşayıp gidiyoruz. Yaşam enerjileri tükenmiş gibi; hayattaki basit şeylerin insanı nasıl da mutlu ettiğini göremiyorlar.

Yaptığı işi seven ve onda anlam bulan, iyi ilişkiye sahip olan, beslenme tarzı, spor insanın mutlu olma duygusunu kamçılıyor. Bunlar için çabalamak insanın doğasında var. Ancak her şeyin başı farkındalık, zira mutluluk sade bir an ve sevgiyle bulaşan bir duygudur. Bu kimi zaman kalbi vuran ve sevgiyle bulaşan bir an olur.  İstersek tekrarlanır, ardı ardına çoğalır ve hep sürekli yaşanabilir. Sevgi mutluluğun oluşup bulaşmasında önemlidir.

Mutluluğu; kafayı takmak, takılıp kalmak, özenme, beklenti ve istekleri giderek çoğaltmak gibi kendi oluşturduğumuz duvarlar engeller. Mutluluk nadir bir an, durmadan kovalanan ve paylaştıkça çoğalan harika bir duygudur. Gerçek mutluluk bir çocuk mutluluğudur, gözlerinin içi ışıldar, güler. Hayatını kontrol edebilen insanlar mutludur. Yaratıcı ve üretkendirler. Sosyal ilişkileri iyidir, iyimser ve dışa dönüktürler. Sevdiği işi yapan, evli olan, aile bağları güçlü olan kişilerin daha mutlu olabildiği vurgulanıyor.

Gabriel Garcia Marquez: "Mutluluğun tedavi edemediği bir şeye hiçbir ilaç çare olamaz." diyerek mutluluğu en önemli ilaçtan daha etkili olduğunu iddia etmiştir.  Mutluluk bir gülüşle açılan ve bir süt gibi sağılan içine dünyalar sığan önemli bir andır. Mutluluğu yakalayan tadını çıkarmalı, mutlu anları resimle onaylanıp anılar dosyasına kaldırmalıdır.

İnsana haz veren; yemek, sevgi, hobilerle uğraşma, sinema gibi alışkanlıkları kalmayanlar; işine gömülüp başka bir şey düşünmeyenler için mutluluk çok uzak bir duygudur. Çok paraya sahip olmak için çaba harcanırken, bunun mutluluğu garanti etmediğinin farkında bile olamazlar. Çünkü araştırmalar göstermiştir ki, zengin insanlar maddi sıkıntısı olmayan insanlardan daha fazla mutlu değiller. Dolayısıyla çok para da mutluluğun anahtarı değil. Para ve mutluluk arasındaki ilişki sadece çok fakir insanlarda geçerliliğini buluyor. Birlik ve adalet duygusunun olduğu bir toplumda bireyin mutlu yaşam sürme şansı yüksektir.

Mutlulukla ilgili diğer bazı araştırmada yüksek kazanç gibi yüksek zekânın daha fazla mutluluk getirmediği şeklinde sonuçlanmıştır. Psikologlar mutluluğu bilincin mutlak uyumu olarak görülüyorlar. Kimi insanlarda içgüdüsel gereksinimlerin yanı sıra, manevi ve dünyevi zevkler ön plana çıkar. Adaletsizlik duygusu mutsuzluğu tetikliyor. Maymunlarla yapılan bir deneyde birisine muz, diğerine kuru üzüm veriliyor; kuru üzümü alan maymunun mutsuz olduğu gözlemleniyor. Hayattan memnun olmak, sevinçler, başarı, özgürlük, bağımsızlık, sağlık, barış, kariyer, üretkenlik, tatil, doğada yaşamak vs. bunlar insanı mutlu edebiliyor.

Yaşamın anlamı mutlu olmak ve hayattan keyif almaktır. Tutkular, arzular, zevk, aşk, arkadaşlık, coşku anları insanı mutluluğa götürebiliyor. Toplumumuzda mutlu yaşam tarzı normal bir durum haline henüz gelmedi. Herkes uçağa biniyor diye mutlu değil. Sessiz, sakin küçük bir sahil kasabasında teknolojiden uzak alan bulup yaşamak neredeyse imkânsız hale geldi. İnsanlar gittikleri yerlere kendilerini götürüyorlar. İçinde mutluluk olan bunu her yerde hissedebiliyor. Bize mutluluk hissettiren şeyleri bir alışkanlık haline getirip bunları çoğaltmalıyız. Çalışma ortamımızı güzel, ruhumuza uygun, aidiyet hissimize göre düzenleyelim. Araştırmalar bunun iyi hisse etkisinin oldukça yüksek olduğuna işaret ediyor.

Toplumların mutluluk kültürleri vardır. Mutlu insanlar daha sevecen insanlardır. Mutluluk huzurlu bir ruh halidir ve insanı daha iyi bir yaşama götüren yolda harcanan çabalardır. Mutluluk ilaç olup eczanelerde satılsaydı, eminim insanlar karşılığında bir servet ödeyip almak isterlerdi.

Organik mutluluk insanın doğal yaşamını hissetmesidir. Mutluluk çoğu kez gelir ve tadı hissedilemeden kaybolur. Bana göre mutluluk bir an, yaşanınca kaybolandır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. 1986 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda göreve başladı.  Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. 2002-2006 yılları arasında T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşavirliği görevinde bulundu. Halen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevini sürdürmektedir.

 

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya