19.11.2019 11.45
1 yorum
899 okunma
Batı’nın tarihte Türkiye’ye karşı kin ve vahşetini gösteren olaylar!
Hasan Erden

2000’li yılların başında son Haçlı savaşı başladığında Afganistan ve Irak‘ta ABD‘nin komuta kademesinde görevli olan Amerikalı Org. James Mattis, yaptıklarını büyük bir zevkle anlatırken ne diyordu: “Müslümanları vurmak ve öldürmek müthiş eğlenceli. Kahkahalarla gülmek kadar keyif veriyor."

 

ABD’nin bugün ülkemize
karşı gizli savaşının
karanlık yanı

 

Bugün Batı’nın lideri olan ABD, Türkiye’ye nasıl bakıyor? Türkiye’ye ve ülkemizin inandığı ve tarih boyunca sancaktarlığını yaptığı İslam dinine karşı nasıl bir duygu besliyor? Nasıl bir ruhla ve nasıl bir yargı ile yaklaşımda bulunuyor?

Bu soruların cevabını bilmeden, Türkiye’nin ABD ve Avrupa ile bugünkü ilişkilerini doğru değerlendirebilmek, Batı dünyasının ülkemize ve İslam dünyasına karşı uyguladığı politikalarını ve programlarını doğru anlayabilmek mümkün olamaz.

Türkiye’yi yönetenler ve ülkemizin varlık ve bekası ile ilgili stratejilerini belirleyenler bu soruların cevabını dikkate almadan doğru kararlar alamazlar, isabetli uygulamalarda bulunamazlar.

Hıristiyan Batı dünyasının Türkiye’ye ve Türkiye’nin inandığı İslam’a karşıt, saldırgan ve sömürgeci tavrı ve duruşu tarihi Haçlı seferlerinden bir mirastır.

İşte tarihin değişik devirlerinden ve günümüzden, Batı dünyasının Müslüman Türk milletine ve İslam dünyasına bakışını ortaya koyan tarihi olaylardan bazı örnekler:

HAÇLILAR 40 BİN MÜSLÜMAN
KEMİĞİNDEN NASIL KİLİSE YAPTILAR?

  • Bugün Avrupa’da Çek Cumhuriyeti’nin Sedlik şehrinde, ülkenin ve bütün kıtanın kiliselerinden farklı bir kilise vardır. Bu kilise ne tahtadan, ne betondan, ne de demirdendir, Haçlılar tarafından şehit edilen çoğu Türkler olan Müslümanların kemiklerindendir. 1218'de dönemin Papası haçlı savaşlarında öldürülen müslümanları gurur ve övünme aracı olarak getirtmiş ve bunların kemiklerinden bir kilise inşa edilmesini emretmiştir. 40.000 Müslüman kemikleri toplanarak emir yerine getirilmiştir. Tamamı iskeletten oluşan kilise Haçlı Seferlerinde Müslüman Türk milletine karşı duyulan kin ve nefretin bir simgesidir.

“HIRİSTİYAN ROMALILAR MÜSLÜMAN
TÜRKLERİ ÇARMIHA GERERLERDİ”

  • İngiliz gazete The Guardian’a göre, kısa adı EPA olan ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (United States Environmental Protection Agency) üst düzey yetkilisi Al Armendariz, tarihte “Romalılar'ın, işgal ettikleri bölgelerde Türkler’i çarmıha gerdiklerini” söylemiştir. Cumhuriyetçi Senatör Jim Inhole’nin ortaya çıkardığı video kaydında Armendariz, “Romalılar, Türk köylerinde ilk gördükleri 5 erkeği çarmıha gererlerdi. Böylece 5 yıl için şehrin yönetimi kolay hale gelirdi” demiştir. [1]

MEŞHUR İNGİLİZ LİDER CHURCHİLL :
“TÜRKLER İNSAN DEĞİL!”

  • 1880-1885 yılları arasında İngiltere’nin başbakanı olan Lord William E.Gladstone, Türk milleti için,“Türkler insanlığın insan olmayan nümuneleridir. Medeniyetimizin bekâsı için onları yok etmeliyiz.” demiştir.  
  • "Türkler Asya''nın Kızılderilileridir, Akibetleri de onlar gibi olacaktır" diyen Lozan dönemi İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon defterine şöyle yazmıştır: "İstanbul Türklerden tamamen alınmalıdır. Bir veba tohumu olan savaşların yaratıcısı Türkler Avrupa’dan silinmelidir." [2]
  •  Çanakkale Savaşında İngiltere Harbiye Nazırı Winston Churchill Türklere karşı zehirleyici gaz kullanılmasını emretmiş, bunun insanlık suçu olacağını öne süren ve karşı çıkanlara şöyle demiştir:

“Türkler insan değil ki… Barbar Türklere karşı gaz kullanılabilir.” [3]

İNGİLİZ VAHŞETİ: 15 BİN TÜRK 
ESİR NASIL KÖR EDİLDİ?

  • Çanakkale savaşının gerçekleştiği dönemlerde, Birinci Dünya Savaşı'nda Mısır'da İngilizlere esir düşen 15 bin Türk askeri yüksek dozda krizol adı verilen dezenfekte maddesi kullanılan banyolara zorla sokulmuş ve kör edilmiştir. Mısır’daki İngiliz Garnizonu esir Türkler için özel dezenfekte havuzları hazırlatmıştır. Suya kasıtlı olarak normalin çok üstünde krizol maddesi katılmıştır. Türk Askerleri havuzlara girmeye zorlanmıştır. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanmıştır. İngiliz askerleri dipçik darbeleriyle Türklerin havuzdan çıkmasına izin vermemiştir. Ayakları haşlanan Türk askerleri, başlarını zehirli suya sokmak istemeyince, İngilizler ateş açmışlar, askerlerimizi başlarını suya sokmaya zorlamışlardır.
  • Mehmetçikler başlarını sudan çıkardıklarında tamamen karanlığa gömülmüşlerdir, zira gözleri görmez olmuştur. 15 bin askerimiz İngiliz vahşeti ile böylece kör edilmiştir.. [4]

AVRUPA’DAN TÜRKİYE’YE

HAKARET ÜSTÜNE HAKARET

  • Alman Dergisi Der Spiegel’de 2004 senesinde yayınlanan bir karikatürde şöyle bir kompozisyon çizilmiştir: AB kapısının altına bir köpek kapısı açılmış, ay yıldızlı çantası olan bir kişi sürüne sürüne bu köpek kapısından içeri girmeye çalışıyor!.[5]
  • Danimarka’da yayınlanan Information Gazetesi de, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in Türkiye’ye karşı “sauna diplomasisi” önerisine dikkat çekmiş, "Türkiye ile AB arasında bir krizin önlenmesi için buhardan daha fazlasına ihtiyaç olduğu açıktır. En azından, huş ağacından sopa ile vurmak gerekli” diye yazmıştır. [6]

THE TİMES DERGİSİ: “TÜRKİYE
AVRUPA’NIN HASTA ADAMI!”

  • Bilindiği gibi, Osmanlı’nın son zamanlarında, Avrupalı sömürgeci güçler Türkiye’ye “Hasta Adam” adını koymuşlardı. “Hasta Adam”ın ölmesini ve topraklarını bölüşmeyi uzun zaman beklemişlerdi. 2002 yılının Temmuz başında İngiliz The Times Gazetesi de aynı şekilde “Türkiye Avrupa’nın Hasta Adamı” başlıklı bir makale yayınlamıştır. [7]

AB: “MÜSLÜMAN TÜRKİYE
AVRUPALI OLAMAZ!”

  • Avrupa Birliği''nin mimarlarından Fransız Valery Giscard d’'Estaing, Türkiye temsilcilerine şunu sormuştur: “Avrupa Birliği, bir kimlik hareketidir. Bu uğurda bütün değerlerinzden ve geleneklerinizden (Türklük, Müslümanlık, egemenlik, bağımsızlık) vazgeçebilecek misiniz?. Müslüman halkınız Hıristiyan cumhurbaşkanını kabullenebilecek mi?" [8]

Fransa Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkmış ve o da Müslümanlığı gerekçe göstererek, ''Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkeyi Avrupalı olarak görmem'' demiştir. [9]

  • İtalya’da hükümet ortağı KBP’nin lideri ve Reform Bakanı Umberto Bossi aynı görüşü değişik bir dille ifade etmiş ve “Türkiye’nin, Hıristiyan olmadan AB’ye kabul edilemeyeceğini” söylemiştir.  [10]
  • Wall Street Journal'da (WSJ) Patience Wheatcroft imzasıyla yayımlanan, "Türkiye Kapıyı Çalıyor; AB Girmesine İzin Verecek mi?" başlıklı yazıda, "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine karşı çıkılmasındaki asıl neden, ülke halkının yüzde 99'unun Müslüman olmasıdır. Bu gerçek hiç konuşulmuyor" denmiştir. [11]

“EN BÜYÜK TEHDİT İSLAM’DIR
TASFİYE VE İMHA EDİLMELİDİR!”

  • ABD Eski Medeniyetler çatışması tezinin sahibi Samuel Huntington “Voice of America” (Amerika’nın Sesi)ne yaptığı açıklamada: “Batı medeniyetinin önünde en büyük tehdit; İslam fundamentalizmi değil, bizatihi İslam’dır. İslam’ı doğrudan düşman ilan etmek Müslümanları asırlık uykusundan uyandırır. İslam fundamen-talizmi ve İslami terör maskesi altında safdışı ve imha edilmek istenen İslamiyettir.” [12]
  • ABD Eski Başkanı George W. Bush tarafından 2003 yılında, reformist İslam görüşleri yankılandırması için U.S. Institute for Peace'in (USIP) başına atanan Siyonist Daniel Pipes’e göre İslam, yapısında Batı’yla örtüşmemektedir: “Amerikalılar gördüklerinde düşmanlarını tanırlar. İslam, tıpkı soğuk savaş yıllarında sosyalizmin olduğu gibi, Batı için tehlikedir.” [13]

“BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ÖLDÜRÜLMELİ
YAHUT İSLAM’DAN VAZGEÇİRİLMELİDİR!”

  • ABD derin devletinde büyük nüfuza sahip olan isimlerden David Yerushalmi, “Ulusal Varoluş İçin Amerikalılar Topluluğu”[14] adlı bir kuruluşun kurucularındandır. Bu kuruluşun internet sitesinde (www.saneworks.us/.) yayınlandığına göre, Yerushalmi, “İyi bir Müslüman’ın olamayacağını, tüm Müslümanların aynı gerçek kötü kökenden gelen hastalıklı bir insan topluluğu olduğunu” iddia ederek, “Tüm Müslümanların öldürülmesi” gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak bunun pratikte imkansız olduğunu ifade ile İslam’a karşı şöyle bir düşmanlık stratejisi önermiştir: “Müslümanlar öylesine yıkıcı bir savaşla karşılaşmalılar ki bu savaşı daha fazla kaldıramayacak bir duruma geldiklerini fark etmeliler ve Batı’ya karşı bir savaş kazanmanın imkansız olduğunu görmeliler ve sonuç olarak İslam’dan vazgeçip bir tür yeni Reform dinini, din olarak kabul etmeliler veya önlerine ne koyulduysa ona uymalılar.” [15]

“MÜSLÜMANLARI ÖLDÜRMEK
BÜYÜK KEYİF VERİYOR”

  • Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amerikalı Orgeneral James Mattis, 1 milyondan fazla Müslüman’ın öldürüldüğü Afganistan ve Irak işgallerinde yaptıklarını büyük bir zevkle şöyle anlatmıştır:

“Müslümanları vurmak ve öldürmek müthiş eğlenceli. Kahkahalarla gülmek kadar keyif veriyor." [16]

ABD ASKERLERİ MÜSLÜMANLARIN
ÜZERİNE TUVALETLERİNİ YAPTILAR

  •   2012 yılının ilk haftalarında Afganistan’da Amerikan askerleri öldürdükleri Müslümanların üzerlerine birlikte ayakta tuvaletlerini yaparken gösteren resimler medya ve basında günlerce yayınlanmıştır. [17]

ABD ASKERİ OKULUNDA MEKKE VE
MEDİNE’YE ATOM BOMBASI DERSİ

  • ABD’de yayınlanan Wired Dergisi’nin internet sitesinde açıklandığına göre, Virgina Eyaletinin Norfolk bölgesinde bulunan ve ABD’nin en etkin askeri eğitim kurumlarından sayılan Joint Forces Staff College’de 2004 yılından bu yana İslam’a karşı topyekûn savaşın verilmesi konusunda ders verildiği ortaya çıkmıştır.

Okulda dersi veren Yarbay Matthew Dooley tarafından yıllardan beri İslam dininin zor kullanılarak dönüştürülmesi konusunda savaş planı anlatılmıştır. Planda Suudi Arabistan’ın açlıkla tehdit edilmesi ve Mekke ile Medine’nin yerle bir edilerek İslam’ın din olmaktan çıkarılıp bir kült seviyesine indirilmesi yer almıştır. Dooley, savaş sırasında sivilleri koruyan “1949 Cenevre Konvasiyonu’nun artık geçersiz olduğunu” ifade ile “Tarihte Dresden, Tokyo, Hiroşima, Nagazaki’de yapıldığı gibi, Mekke ve Medine’ye de nükleer saldırı yapılması gerektiğini” savunmuştur.

İslam’ın düşman olarak görülmesi gerektiği öğretilen derslerde, Müslümanlara karşı “topyekûn savaş” düşüncesi işlenmiştir. “İslam köklerini derinleştirdikçe, camiler çoğaldıkça şiddet içeren cihadı hayata geçirmek için şeriatı uygulayanların sayısı artacak.” Diyen Yarbay Matthew Dooley, öğrencilerine İslam’a karşı savaşa teşvik eden konuşmalar yapmış ve şöyle demiştir: “Unutmayın, biz savaştayız. Öyle davranın. Siz bir direniş hareketinin parçasısınız, sosyal bir kulübün değil” şeklinde konuşmuştur..[18]

PATRİKNANE KAPISINI AÇMAK İÇİN NİÇİN BEKLİYOR:
“BİR TÜRK-İSLAM BÜYÜĞÜ İDAM EDİLECEK!”

  • İstanbul’un Fener mahallesindeki Fener Rum Patrikhanesi’nin orta kapısı 1821 tarihinden itibaren “bir Türk-İslam büyüğü asılmadıkça açılmamak” şartıyla kapalı bırakılmıştır. Padişah Sultan II. Mahmut döneminde, Patrik Gregorius’un, Mora isyanına destek olması sebebiyle Patrikhane’nin orta kapısının önünde idam edilmesi üzerine, “Bir Türk-İslam büyüğü burada asılmadıkça bu kapının bir daha açılmaması” kararı verilmiştir. Bugün, İstanbul’un Fener mahallesindeki Fener Rum Patrikhanesi’nin orta kapısı bu yüzden hala kapalı tutulmaktadır.

“TÜRKİYE TOPRAKLARI SİLAHSIZ
HAÇLI SEFERİYLE GERİ ALINACAK!”

Türkiye topraklarında faaliyete başlayan kısa adı ABCFM olan Amerikan Board of Commissioners for Foreing Missions (Amerikan Yurtdışı misyonerler Komiserliği Masası) misyoner teşkilatı, Türkiye’deki misyonerlerden Pliny Fisk ve Levi Parsons’a 1 Aralık 1833 tarihli talimat mektubunda şöyle demiştir: “Bu mukaddes ve vaad edilmiş topraklar (Türkiye toprakları) silahsız bir haçlı seferi ile geri alınacaktır.(…) Türkler bizi istemeyebilir. Oranın sahibi Türkler değil ki…” [19]

MÜSLÜMAN-TÜRKLER’E KARŞI
BATI’NIN ZAFERİNİ KUTLUYORUZ”

  • 1932 yılında Belçika’da düzenlenen “Dünya Güzellik Yarışması”nda jürinin Türk güzeli Keriman Halis’i “Dünya Güzeli” seçme sebebi Halit Turhan Bey’in hatıralarında şöyle anlatılmıştır:

     “Jüri salona geçip, puan değerlendirmesi yapmak istedi. Başkan kürsüye geçerek: ‘Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın, Hıristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslâmiyet artık bitmiştir. (…) Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. (…). Bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz, İslâm’ı yenmenin zaferini kutluyoruz. Avrupa’nın zaferini kutluyoruz. Bir zamanlar Fransa’da oynanan dansa müdahale de bulunan Kanuni Sultan Süleyman’ın torunu işte mayo ve sutyen ile önümüzdedir. Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle Türk güzelini Dünya Güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.” [20]

AB: “BAYRAĞINIZI DEĞİŞTİRİN
AY-YILDIZ İSLAM’I HATIRLATIYOR”

  • 1990’lı yıllarda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Erdal İnönü’nün Avrupa gezisinde, Avrupa Birliği yetkilileri “Bayrağınızı değiştirin. Ay-yıldızdan vazgeçin! Ay-yıldızlı bayrak İslamiyet ve fetih izlenimi veriyor” demiştir. [21]

KISACASI

Haçlı seferlerinde işlenen bu vahşetler, Batı’nın Türkiye’ye nasıl bir gözle baktığını açıkça gösteriyor.

Batı son haçlı seferinde bu vahşi ruhla İslam’a ve Türkiye’ye savaş açmıştır.

Bu örneklerde Batı dünyasının açıkça görülen düşmanlığını, kin ve nefretini dikkate almazsanız, stratejileri ve politikaları ona göre doğru oluşturmazsanız, yanılırsınız ve savaşı kaybedersiniz.

Sevgiler, saygılar…

Hasan Erden

herden1950@hotmail.com

 

 



[1] Radikal Gazetesi, 27/04/2012

[2] Erol Ulubelen’in 1982’de tercüme ettiği ve derlediği, "İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye" adlı kitaptan.. Ümit Özdağ,Yeniçğ, 28.02.2006..

[3]http://www.devletarsivleri.gov.tr/yayin/osmanli/canakkale/0001_canakkalemuha rebe.htm, Belge resmi: http://www.chu.cam.ac.uk/images/archives/ CHAR_ 16_15A_46.jpg

[4] Hürriyet, 5 Temmuz 2009

[5] Arslan Bulut, Yeniçağ, 25.09.2004, http://www.hakimiyetimilliye.org/modules. php?name=News&file=article&sid=3546

[6] Yeni Şafak Gazetesi, 05.07.2006

[7] Zaman Gazetesi, 06.07.2002.

[9] 29 Mayıs 2008, http://www.haber10.com/haber/123939/

[10] Yeniçağ Gazetesi, 17.11.2008

[11] Salı 30.03.2010, http://www.timeturk.com/ABnin-Türkiye-karşıtlığının-nedeni-belli-oldu_118508-haberi.html

[12] Impact International Aralık 2002 sayısında, Elizabeth Liaglin’in makalesi, A.K.: M. Necati Özfatura, Medeniyetler Çatışması başlıklı makalesi

[13] Amerika ve asal İslam, Fawaz Gerges, Anka Yay. 2001, İst., s: 60, A.K.: Pipes, ‘Political Islam is a Thereat  (Siyasal İslam bir Tehdittir)’, s. 190

[14] Bu kuruluşun İngilizce adı: “Society of Americans for National Existence”(SANE)

[15]http://www.saneworks.us/.” sitesinden nakleden: Adam Basın Taramaları Grubu.

[16] 20 Şubat 2012 tarihli gazeteler.

[17] 12 Ocak 2012 günkü gazeteler.

[18] http://www.timeturk.com/tr/2012/05/12/as.html, Yeniçağ Gazetesi, 12/05/2012

[19] Kendi Belgeleriyle Anadolu’daki Amerika, 19 Yüzyılda Osmanlı İm.’ndaki Amerikan Misyoner Okulları, Dr. Uygur Kocabaşoğlu, 2. Baskı, Arba Yay. 1991, İst., s: 33

[20] Hasan Demir, Yeniçağ Gazetesi, 30.08.2010

[21] Ayhan Songar, Türkiye Gazetesi, 14.04 1993.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
HÜDA RAZI
Allah'ım senden razı olsun.Sağlık ve afiyet içinde hayırlı ömürler versin. Kalemindeki feyz daim olsun
Yorum Ekleyen: Ahmet YAHYA     18.11.2019 17:14:30
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya