ABD'li Papaz (Rahip) Andrew Brunson PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla ülkemizde tutuklanmıştı. Papazı bahane edip ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye karşı ekonomik bir ambargo başlattı. Bu bir anlamda ülkemize karşı açılmış olan ekonomik bir savaştı. Piyasalarda dalgalanma oldu. Dolar ve Euro hızla yükseldi. Buna bağlı olarak da hem sebze- meyve hem de market mallarında büyük bir dalgalanma yaşandı. Yüzde ellilere, yüzde yüzlere ulaşan bir artış görüldü.  Bahane hazırdı " Dolar ve altının yükselişi!"
25.01.2019 12.16
532 okunma
Zamlı Zulüm ve Sömürgecilik
Ahmet Sargın

            ABD'li Papaz (Rahip) Andrew Brunson PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla ülkemizde tutuklanmıştı. Papazı bahane edip ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye karşı ekonomik bir ambargo başlattı. Bu bir anlamda ülkemize karşı açılmış olan ekonomik bir savaştı. Piyasalarda dalgalanma oldu. Dolar ve Euro hızla yükseldi. Buna bağlı olarak da hem sebze- meyve hem de market mallarında büyük bir dalgalanma yaşandı. Yüzde ellilere, yüzde yüzlere ulaşan bir artış görüldü.  Bahane hazırdı " Dolar ve altının yükselişi!"

          Ancak Papaz gitti ABD ekonomik savaşı yumuşattı. Buna bağlı olarak da dövizdeki dalgalanma gerilemeye başladı, nerede ise döviz kurları eski seviyesine indi. Ancak ne hikmetse yükselen sebze- meyve ve market fiyatları düşmedi. Yüzde onluk ucuzluk yalanı da kısa sürdü. Tavan yapan Ücretler zamlı haliyle aynen kalmış oldu. Şimdi vatandaş son derece mağdur ve perişan. Piyasaların denetleneceği, faturaların kontrol edileceği söylentileri de sözde kaldı. Sebze, meyve fiyatları yüzde üçyüzlere, market mallarındaki zam oranları, yüzde elli, yüzde yüzlere ulaştı. Tam anlamıyla bir soygun dönemi başladı.

            Maliye Bakanı'nın denetim yapacağız, fiyatlar düşecek, vatandaş mağdur olmayacak beyanları da beyhude ve anlamsız kaldı. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan sitemli bir konuşma yaptı: Enflasyon ve faiz oranlarının düştüğünü ancak marketlerdeki fiyatların yükselmeye devam ettiğini belirterek: "Marketlerde halkımı sömürmeye devam edenler varsa hesabını sorarız. Herkesi insafa, vicdana ve ahlaka davet ediyorum" diye bir çıkış yaptı. Bu haklı ve yerinde bir çıkıştı. Ancak tepki olarak kalmamalı. Devlet isterse bu haksız kazancı durdurabilir.

            Çiftçilerin ve üreticilerin zarar ettiği ülkemizde aracılar, tefeciler, karaborsacılar yüzde yüz, yüzde üçyüz kar etmeye başlamışsa bu haksızlıktır, ahlaksızlıktır ve halka zulümdür. Kim kazanıyor, aracı, tefeci, faizci ve stokçu vurguncular. Devlet buna seyirci kalır mı? Kalamaz ve kalmamalı. Devlet vatandaşını faizcilere, karaborsacılara, vurguncu ve tefecilere soyduramaz, soydurmamalı. Devletin eli kolu uzundur, kontrol birimleri ne güne duruyor? Piyasaların kontrolü sağlanmalı, fiyatlar, faturalar ve malların kalitesi düzenli ve sürekli olarak kontrol edilmelidir. Piyasalar vurguncu ve soygunculara, zam ve zulümcülere terk edilmemeli.

           Maaşların yüzde on arttığı şu dönemde fiyatlar yüzde elli, yüzde yüz hatta yüzde üçyüz artmışsa fakir fukaranın durumu ne olur? Varın bunun hesabını siz yapın! Maliye Bakanlığımız, belediyeler hatta vali ve kaymakamlar eli kolu bağlı duramaz. Her ilde her ilçede bir birim oluşturulmalı ve düzenli olarak piyasalar kontrol edilmelidir. İhmali olan varsa, vatandaşı soyan, keyfine göre zam yapan, fahiş fiyatla satıp vurgun vuran ve ayıplı- kusurlu mal satan kim varsa gözünün yaşına bakılmaksızın cezalandırılmalıdır. Manavları, marketleri ve dükkânları gezdiğinizde bu fahiş fiyatları görüyor ve isyan ediyoruz. Tekrar söylüyorum bu haksız kazançtır, bu vurgun ve soygundur ve zulümdür. Bu zulme kim sebep oluyorsa gözünün yaşına bakılmaksızın cezası kesilmeli gerekirse ticaretten men edilmelidir.

           Havaların soğuması bahane edilerek sebze ve meyve fiyatları tırmanışa geçti. Adeta fiyatlar el yakıyor. Bunun anlamı şu: Fakir fukara yemesin! Sebzeyi meyveyi seyretsin, marketlerin önünden de sakın geçeyim demesin!.. "Yemezseniz ölmezsiniz!" demek bir acizliktir ve bu millete hakarettir. Üreticiye de hakarettir! Çilesini çeken çamurda kışta kısmette alın teri döküp emek veren üretici üç kuruşa satacak, para bile kazanamayacak, elini sıcak sudan soğuk suya vurmayan stokçu- karaborsacı vurgun vuracak, yok öyle bir dünya! Buna kimse helal kazanç demesin! İşte burada devlet devreye girecek vatandaşın hakkına hukukuna sahip çıkacak. Biz de işte bunu diyor, bunu bekliyoruz. Ey devlet baba vatandaşını kurda kuşa yem etme, vatandaşına sahip çık piyasaların kontrol ve denetimini eline al !..İnsanını da kurda kuşa yem etme.

                         ZALİMLER DÜNYAYI YOKSULLAŞTIRIYOR

          "Dünyanın en zengin 8 kişisi, yoksullukla mücadele eden 3,7 milyar insan nüfusunun toplam servetine sahip. Milyarderlerin serveti son 1 yılda 762 milyar dolar arttı. Bu, küresel yoksulluğu tam 7 kez bitirebilecek bir miktar.

          Dünyaca ünlü e –ticaret sitesi Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, New York borsasının açılmasıyla birlikte servetini katlayarak ilk sıraya yerleşti. Forbes'ın listesinde, İspanyalı işadamı ve Zara'nın sahibi Amancio Ortega 83,1 milyar dolarlık servetiyle sıralamada üçüncü sırada.

            Dünyanın dört bir yanında yoksullukla mücadele eden milyonlarca insanın hayatını değiştirecek bütçenin 8 kişide dağılması, küresel adaletsizliğin boyutunu gösteriyor. Hastalıklarla yoksulluk içinde mücadele eden milyonların hayatını, 8 kişilik bir grubun değiştirebileceğini bilmek, vicdan sorgulatıyor.

           Toplumların adalet ve demokrasi içinde yaşamasını sağlayacak bütçenin zenginlerin ceplerinde dönüp durması, yoksulluğun önüne geçilmesini önlüyor. Bu soygun oyunu çözülmezse, yarım milyar insanın 2030’lara gelindiğinde normal hayati faaliyetlerini devam ettiremeyecek kadar az kazanması kaçınılmaz olacak."

        “117 gelişmekte olan ülke için hazırlanan ‘Küresel Açlık Endeksi’ hala dünyada açlığın önemli bir problem olduğuna dikkat çekiyor. Beş yıl öncesine göre açlıkta yüzde 22 iyileşme kaydedilmesine rağmen halen 52 ülkenin insanları ‘ciddi ve endişe verici’ açlık seviyesinde bulunuyor.”

          “Dünya'da 200'ün üzerinde ülke vardır. 'Dünya’nın en yoksul ülkeleri' adı altında aktaracağımız ülkelerin hepsi Afrika’da bulunmaktadır. Tabii ki bu durum bir tesadüf değildir. Bahsedeceğimiz ülkeler emperyalizmden yıllarca kurtulamamış ve kaynakları emperyalist devletler tarafından sömürülen devletlerdir. Bu ülkeler doğal kaynaklar bakımından zengin olsalar da bunları işleyemeyen, iç çekişmelerden yakasını kurtaramayan ve açlık sınırının çok altında yaşamını idame ettiren insanların bulunduğu toprak parçalarıdır.”

       “2017 Dünya Açlık Endeksi'ne göre, dünya genelinde hala 815 milyon insan açlık çekiyor. Merkezi Washington’da bulunan Uluslararası Gıda Araştırma Enstitüsü (Internatinal Food Policy Research Institute IFPRI) ve Alman Açlıkla Mücadele Örgütü (Welthungerhilfe) tarafından Berlin’de tanıtılan rapora göre, geçen sene kronik açlık çeken insan sayısı 2015’e kıyasla 38 milyon artarak, 815 milyona ulaştı. 2000’li yıllarda alınan bazı önlemlerle yavaşlatılabilen açlığın yeniden artışa geçtiği uyarısını yapan uzmanlar, durumu ‘endişe verici’ olarak tanımlarken, rakamlara göre her gün ortalama 20 bin insan açlık, gıda kıtlığı ve bunların getirdiği sağlık sorunları nedeniyle hayatını kaybediyor.”

           Evet istatistik bilgiler böyle insanlık üç beş gözü doymaz zalimin elinde köle durumunda. Milyonlarca insan açlıkla yoksullukla perim perişan yaşarken üç beş hain soyguncu para baronları keyf satıyor. Tarih tekerrür ediyor insanlık köleleştiriliyor. Gün geçtikçe açlık yoksulluk artacak soygun, vurgun talan çoğalacak. Bu zulüm devam ederse adaletsizlik zirve yapacak insanlar da bu zincirleri kırmaya çalışacak. Zulüm duvarlarının yıkılışı gibi zalimlerin sarayları başlarına yıkılacak mal ve servetleri de talan edilecektir. İnsanlık İslam dininin kucaklayıcı ve kardeş ilan eden mesajına muhtaç. Ekonomiyi de hayatı da kardeşçe paylaşmadığımız müddetçe dünyaya adaleti, huzuru barışı hakim kılmak mümkün olmayacaktır. Gelir dağılımının adaletsizliği köhne sistemlerin çöküşünü hızlandıracak insanlık kendi elleriyle kendi sonunu hazırlayacaktır. Zalimlerin zulmünü alkışlamak da zulme seyirci kalmak da zalimliktir.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya