“Kelime-i sahadet getiren kimseler, Rasûlullah’in yaninda canlarindan ve mallarindan emin oluyorlar da sizin yaninizda olmuyorlar ve baska dinden olanlar sizce emin oluyorlar?”
20.01.2019 17.48
1 yorum
361 okunma
Harici Kafasi
Mustafa Yıldız

Kelime-i sahadet getiren kimseler, Rasûlullah’in yaninda canlarindan ve mallarindan emin oluyorlar da sizin yaninizda olmuyorlar ve baska dinden olanlar sizce emin oluyorlar?”

Simdiki ISIDciler gibi Hariciler de günah isleyen, zulüm yapan kimselerin dinden çikacaklarini ve bu nedenle onlarin canlari, kanlari, mallarini ganimet ve helal sayiyorlardi.

Rasit halifelerden sayilan Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz onlara söyle diyordu:

Kelime-i sahadet getiren kimseler, Rasûlullah’in yaninda canlarindan ve mallarindan emin oluyorlar da sizin yaninizda olmuyorlar ve baska dinden olanlar sizce emin oluyorlar?”

Haricilerin “Hüküm Allah’in degil mi?” sözlerine Hz. Ali’nin (r.a.) tarihe kazinan bu müthis sözü, zihinlerimizde birçok çagrisimlar yapiyor.

SÖZ VE ÖZ

Peygamberler ve hususiyle Hz. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz, sözü de özü de bir olan seçilmis örnek kullardi. Insanlara bir sey diyorlarsa zihinlerinin arka planinda farkli bir düsünceleri yoktu. Yani menfaat ve dünyalik bir amaç tasimiyorlardi. Süphesiz her peygamberin havarisi, ashabi sayilan insanlardan da eylem ve söylemleriyle halis muhlis adamlar vardi. Rabbim onlarin hepsinden razi olsun.

Peygamberimizin ashabi arasinda böylelerinin sayisi da (Allahu a’lem) az degildir. Hususiyle dört büyük halife (Allah onlardan razi olsun) ile beraber insanlik tarihinde pek çok müstesna halife, liderlerin ve kisilerin de var oldugu hüsn-ü zannindayim.

Yani sözü ve özü ayni olan insanlar. Bu da bize  iman kavramini hatirlatiyor. Zira Imam-i A’zam kavlince “iman, kalb ile tasdik, dil ile ikrardir.”  Önemli olan da kalpteki tasdiktir. Dil ile ikrar etmek, iman sahibi oldugunun bilinmesi için gerekir. Dil ile ikrar olmasa da kalpte tasdik varsa kisi yine mümindir.

“Ameller niyetlere göredir” hadis-i serifi de “aslolan kalptekidir”  demek istiyor. Eger kalpte olan olumlu niyetler, eylemlere yansirsa insan hayirli ve faydali bir sey yapmis olur. Lakin kalpte olan kötü amaç ve niyetler eylemlere yansirsa faydasiz ve zararli seyler ortaya çikmis olur.

Bazi hallerde iyi niyetle kötü niyet karisimi bir durum olabilir. Insanlarin çogunda bu vardir. Sayilari az da olsa bir kisim insanlarda ya sadece iyi niyet, ya da sadece kötü niyet olur.

Durum ne olursa olsun niyet sahipleri, insanlari etkilemek ve kendi amaçlari istikametinde yönlendirmek için onlari etkileyecek sözlerle kendi toplulugu ve yardimcilari yaparlar.

HARICÎ BELASI

Islam tarihinin acikli kirilma noktalarindan biri, Haricî olarak nitelenen topluluktur. Bunlar ve türevleri, Islam’in nezahetini ve mutluluk veren yasam tarzini hep zehirleye gelmislerdir. Bunlarin, Hz. Ali zamaninda gelip geçmis bir topluluk oldugu sanilmasin. Hz. Ömer zamaninda sureta Müslüman olmus ve Hz Osman zamanindan itibaren hep fesat tohumlari ekmis olan Ibn-i Sebezamanindan beri var olan isyan düsüncesinin, Hz. Ali zamaninda bela halinde ortaya çikarak Islam tarihi boyunca emniyet ve asayisi bozan, kanli muharebelere ve karanlik günlere sebep olan bir topluluktur Hariciler.

Tabii ki her kisi ve topluluk, insanlara kabul ettirmek istedigi düsüncesine kutsal kaynaklardan bir dayanak bulmayi da ihmal etmez.

Hariciler,  “Günah isleyen, zulüm ve haksizlik yapan bir Müslüman’in dinden çikacagi, bu nedenle de onun kaninin, malinin, caninin helal oldugu saviyla öldürülmesi gerektigine” itikat ederler. Zira Kuran’daki “elhükmü lillah” lafzini kendi amaçlari dogrultusunda tevil ederek batil itikatlarini yaymislardir.

Hakem olayina Kuran’daki “elhükmü lillah” kavlini kendilerince tevil ederek Hz. Ali, Muaviye ve onlara taraftar olanlarin dinden çikmis olduklarina inanarak katledilmelerinin helal oldugunu savunuyorlardi.

Meseleyi anlamak için günümüzdeki ISID’lerin kelime-i sahadet getiren Müslümanlari tekbir çekerek öldürmeleri, onlar hakkinda çok açik bir fikir vermektedir. Çünkü onlarin itikadinda olmayan herkesin kani, cani ve mali helal sayilmaktadir. Bu yüzden baska dinlerden olanlarla degil ama kendilerinden olmayan Müslümanlarla savasmaya bakarlar.

Nitekim günümüzde düsünce özgürlügü baglaminda Kur’an ve kavramlari hakkinda farkli yorumlar yapan kimselerin ölüm tehditleri almalari, bu garip ve batil düsüncenin yansimalarinin,  bela halinde aramizda dolastigini göstermektedir. Çaresi, sevadi azam dedigimiz ümmet çogunlugunun yolu olan ehl-i sünnet çizgisinde ümmeti birlestirmektir. Zor bir istir; fakat baska çikar yol yoktur.

Hariciler, rasit halifelerden sayilan adaletli Emevî Halifesi Ömer bin Abdülaziz’le tartisirken Halifenin verdigi cevap müthistir:

“Kelime-i sahadet getiren kimseler Resulullahin yaninda canlarindan ve mallarindan emin oluyorlar da sizin yaninizda olmuyorlar ve baska dinden olanlar sizce emin oluyorlar?”

Hz. Ali’ye de “Hüküm Allah’in degil mi?” dediklerinde Hz. Ali, “Kendisiyle batil kast olunan Hak bir söz” demistir. Adamlarin söyledikleri haktir amma, niyetleri batildir.

ÇAGRISIMLAR

Hz. Ali’nin bu tarihe naks olan bu sözü, Itikad alaninda olmasa da siyaset, ticaret ve pek çok alanda niyeti ve eylemi farkli olan kisileri çagristiran müthis bir söz.

Siyasette, ticarette ve daha baska alanlarda nice insanlar vardir ki söyledikleriyle insanlari etkileyerek onlardan dünyalik menfaat elde ederler. Lakin yaptiklariyla da sözlerinin eri olmadiklarini gösterirler. Böylece FETÖ’de oldugu gibi insanlari sonu bos ve hayati heba eden yollara sürüklerler.

Allah, bizi bu siyaset günlerinde özü sözü bir olanlarla beraber eylesin insaallah.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kendisiyle Batıl Kast Olunan Hak Bir Söz
Kendisiyle Batıl Kast Olunan Hak Bir Söz. Ne kadar güzel özlü bir söz. Acaba günümüzdeki harici zihniyetine sahip bu bahsettiğiniz kişiler, ilmin kapısı Hz.Ali(r.a.)' a ait olan bu sözü nasıl değerlendiriyor. Az bir ilimle içtihad sevdasındaki bu zihniyete Allah (c.c) hidayet nasip etsin. Yüreğinize sağlık sayın Mustafa Yıldız Hocam...
Yorum Ekleyen: Hakan Öztürk     31.1.2019 16:21:20
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya