Allah İsterse, davasına kimleri hizmet ettirir…
Abdullah Quilliam, 1856 ‘da Liverpol’de doğdu. Ailesi tarafından metodist bir Hrıstiyan olarak yetiştirildi. Okudu avukat oldu. Araştırdı tarihçi oldu. Merak etti. Kimya ve elektrik alanında da usta oldu. Bir çok yabancı dil öğrendi.
16.12.2019 19.09
1 yorum
3.112 okunma
Allah İsterse, davasına kimleri hizmet ettirir…
Av. Sabri Turhan

Abdullah Quilliam, 1856 ‘da  Liverpol’de doğdu. Ailesi tarafından metodist bir Hrıstiyan olarak yetiştirildi. Okudu avukat oldu. Araştırdı  tarihçi oldu. Merak etti. Kimya ve elektrik alanında da usta oldu. Bir çok yabancı dil öğrendi.

 

Kuzey Afrika’ya yaptığı gezilerde  İslam’ı merak etti. Araştırdı ve l887’de Müslüman  oldu.

 

Evini cami haline getirdi. Yan binaları  da satın alarak büyük bir külliye  yaptırdı. Külliyenin içinde mescid, yemekhane,yetimhane, konferans salonları, elektrik, kimya , resim ve fotoğrafçılık atölyeleri de vardı.

 

Camide vaaz ederken, bazen Hristiyanları  da davet eder, onların hoşuna  gidecek  tarzda  işlemler yapardı. Mesela, org çalarak ilahiler söyler, toplantılarda onları da ısındırmayı çalışırdı. Yetimhanenin bir kısmı Hristiyan  çocuklarına  ait idi. Geniş ve hoş görülü  bir bakış açısı ile İslam’a insanların daha kolay geleceğine inanırdı.

 

Sultan 2.Abdulhamit’in daveti ile 1891’de İstanbul’a geldi. O’na “Britanya Şeyhül İslamı ”ünvanı verildi Gazeteler çıkardı. Kitaplar yazdı. Dünyanın değişik yerlerine eserlerini gönderdi. Konferanslar verdi. Sadece İslam konusunda değil. Elektrik ,kimya, hukuk ve jeoloji alanlarında da.Pan İslamizm’i savundu  Kendisini; “İngiltere Kralına bağlı bir Müslüman Britanyalı “ olarak tanıttı.

 

Ama zaman geldi,haksızlık karşısında  İngiltere’nin  dış politikasına  karşı çıktı. Balkan Savaşı’nda İngiliz Başbakanı Gladiston’a ters düştü. Osmanlının haklı  olduğunu savundu. İngiltere’nin  Sudan’a yaptığı askeri harekatı haklı bulmadı.

 

Zaman zaman kendi ülkesinde  aleyhine yazılar ve dedikodular çıktı. 1908’de tekrar İstanbul’a geldi. Ama o yıl, 31 Mart Vak’ası  oldu ve 2.Abdulhamit  tahttan indirildi.

 

Adülhamit’e  hayrandı. Bir süre İstanbul’da kalmış ise de, İttihatçılar O’nu  Abdülhamit yanlısı olduğu için “İngiliz Ajanı” olarak vasıflandırdı .Abdullah Quilliam, tekrar İngiltere’ye döndü. İslam uğruna çalışmalara devam etti. Ama İngiltere’de de İstanbul’a gelmeden  önce aleyhine bir dünya faaliyet olduğundan ,ölmüş bir muhtedinin  ismini kullanarak  çalışmalarına devam etti. 1932’de öldü.

 

Aradan yıllar geçti.

 

İngiltere’de yaşamakta olana Somalili  Fatma, dinlemekte olduğu bir İngiliz radyo evine bir mesaj bıraktı. Mesajında fakir olduğunu, yiyecek ve giyecek malzemelerine ihtiyacı olduğunu anlattı.

 

O sırada tesadüfen radyoyu  dinlemekte olan Timothy Winter isimli bir profesör, kadınla dalga geçmek, O’nu küçük düşürmek ve aklını şaşırtmak için birkaç koli yiyecek- giyecek ve diğer şeyler gönderir. Profesör Timothy  Winter ateisttir. İnsana Allah’tan başka birisinin de yardım ve himmet  edeceğini ima etmeye çalışmaktır asıl niyeti. Paketleri eline  verdiği yardımcısına  der ki; ”Bunları kim gönderdi, dediğinde, şeytan gönderdi, dersin” der.

 

Ateist profesörün yardımcısı, Fatma’nın kapısını çalar.Kadın, güler yüzle geleni karşılar.Gelen,”sana yardım paketleri getirdim .Hem yiyecek var içinde, hem de giyecek der” Kadın, sevinçle paketleri alır Teşekkür eder.

 

Profesörün  yardımcısı,  fakir kadının  bir sual sormasını beklemektedir. ”Bunları  kim gönderdi”dese cevap hazırdır:” Bunları şeytan gönderdi” denecektir.Fatma bunu sormaz.

 

Ama ateist  profesörün yardımcısı gene de öğretildiği gibi soruyu sorar: ”Bunları kimin gönderdiğini merak  etmiyor musunuz ?”

 

Somalili fakir kadın: “Kimin gönderdiği  ile ilgilenmiyorum. Çünkü Allah bir şeyin olmasını  istediğinde Şeytanlar bile O’na hizmet eder” der.Kadın bu ifade ile profesörün kafasındaki  şeytana taş atmıştır.

 

Profesörün yardımcısı  şaşırır  kalır. Asıl şaşıran ise  ateist profesördür. Yardımcısı ofise gelince, elini oğuşturarak sonucu bekleyen profesör yardımcısına  sorar: “Ne oldu, ne oldu. Anlat bakalım.”

 

Yardımcı : Kadın Allah bir şeyin olmasını istediğinde, şeytanın  bile Allah’a itaat edeceğini söyledi. Kimin gönderdiğini hiç merak etmedi dedi. Profesör derin bir düşünceye daldı. Saatlerce ve günlerce düşündü..Allah’ın  büyüklüğünü anladı. Şeytan’ın da Allah’ın emrinde olduğunu fark etti.Her işin başı Allah’mış dedi.

 

Müslüman olmaya karar verdi. O’nun adı şimdi Abdulhakim Murat’tır.

 

Abdulhakim  Murat,Türkçe dahil 9 dil bilen bir alimdir. Eserlerinden birisi, Osmanlıda Dini Hayat’tır. Ve yukarıda  ismini  yazdığımız  Abdullah Quiliam’ın yarım bıraktığı işleri  yapan yardım kuruluşunun ve külliyenin   başındadır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Allah'ın müminlere ikramı
Evet Allah dilerse, şeytanda İslam'a hizmet eder elbet.
Yorum Ekleyen: Doğan Atay     23.12.2019 09:28:35
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı