DOST KAZANMAYA BAK DÜŞMANI…
Analar söz konusu olunca sözün tamamını yazamadım. Doksan altı yaşında vefat eden bir arkadaşım vardı. Nur içinde yatsın, kendisine "Hocam" diye hitabederdim. Öğüt verirken sıklıkla şöyle derdi: "Hem dünyada hem de ahirette işe yarar bir arkadaşınız olsun."
18.12.2019 12.33
2.161 okunma
DOST KAZANMAYA BAK DÜŞMANI…
İsmail Aydın

                Analar söz konusu olunca sözün tamamını yazamadım. Doksan altı yaşında vefat eden bir arkadaşım vardı. Nur içinde yatsın, kendisine "Hocam" diye hitabederdim. Öğüt verirken sıklıkla şöyle derdi: "Hem dünyada hem de ahirette işe yarar bir arkadaşınız olsun."

                Ahireti henüz görmedik.  İnşallah, geçici dünya hayatından ebedî ahiret hayatına iman ile intikal ederiz. Elbette bu en büyük ümidimiz ve iman ile intikal en yüksek hedefimiz.

                Dünyada hocamın söylediği tarzda pek çok arkadaşım oldu. Bundan dolayı Allah'a hamd ederim, Rabbimin arkadaşlarımdan hoşnud olmasını dilerim.

                Dünyada işe yarar arkadaşlarımdan birini, Kaynaşlı depremini yaşadığımız 12 Kasım 1999 günü Gerede karşısındaki benzin istasyonunda yanımda gördüm. Bunu anlatmadan önce, Hocamla nasıl tanış olduğumdan ve yukarıda naklettiğim sözün açılımından biraz bahsetmek istiyorum.

                Hocamla doksanlı yılların ortalarında Tosya Noteri iken tanışmıştım. Tosya Ziraat Bankası Müdürü Dinçer Beyin babasıydı. İlerlemiş yaşına rağmen, okumaya ara vermez, sürekli araştırır, düşünür ve bizlere düşünce ürünü fikirler verirdi. Bir gün, Dinçer Beye, Hocanın bunca yoğun çalışmasını kastederek "Acaba Davut Hocayı yoruyor muyuz" diye sordum. Dinçer Bey, "Hayır İsmail Bey, babam sizinle tanıştığından beri ağrısını sızısını unuttu, tek gözüyle sabaha kadar okuyor, not tutuyor, ertesi gün de sizinle gezerek öğrendiklerini etrafla paylaşıyor, çok mutlu, siz böyle devam edin" dedi.

                İşte bu Hocam, ahirete yönelik olarak anlatırken şunları söylemişti: "Dünyadaki iyi arkadaş, ahirette de iyi olacak, orada da sana destek olacak. Biliyorsunuz ahirette hesap kitap var, mizan var, terazi var. Hesabını düzgün verenler cennete, düzgün veremeyenler cehenneme gidecek. Diyelim ki senin sevapların tartıldı ama az bir sevaba daha ihtiyacın var, az bir sevabın daha olsa kurtulacaksın. Tıpkı dünyada olduğu gibi, hani bir miktar paraya sıkışırsın da eşten dosttan arar, bulur buluşturur borcunu ödersin ya, orada da bir miktar sevaba ihtiyacın olur ve sevap aramaya çıkarsın. Birisi biraz sevap verse kurtulacaksın. Hemen annene koşacaksın. Dünyada seni merhamet ve şefkatle büyütmüş olan annen, kendi başının derdine düşmüş olarak "Git başımdan, benim derdim başımdan aşkın" diye seni reddedecek, sana sevap vermeyecek. Babana koşacaksın, aynı şekilde o da reddedecek. Kardeşlerine koşacaksın, onlar da sana sevap vermeyecekler ve hatta senden kaçacaklar. Oraya koşacaksın, buraya koşacaksın, nafile, elin boş döneceksin. Umutların tükenmiş vaziyette dönerken birdenbire aklına biri gelecek. Dünyada iken çok iyi seviştiğim bir arkadaşım vardı. Bir de ona gideyim diyeceksin. Ve arkadaşını arayıp bulacaksın, halini anlatacak, az bir sevap isteyeceksin. Arkadaşın, "Böyle bir günde beni hatırlamışsın" diyerek, tereddüt etmeksizin kendi sevabından sana istediğin kadar sevap verecek. Sen arkadaşının verdiği o sevapla teraziyi denkleştirip kurtulacaksın. Yüce Allah "Haydi gir cennetime diyecek." Yalnız iş orada bitmeyecek!

                İşte o anda sen, "Yarabbi, ben arkadaşımı almadan cennete gitmem, onu da cennetine al, o çok merhametli biri, bana sevabından verdi" diyeceksin. Bunun üzerine Yüce Allah, bu iki kulum birbirine karşı bu kadar merhametli ise, ikisini de affettim diyecek ve ikiniz birden cennete gideceksiniz.

                İşte dünyada iken böylesine iyi sevişen iki arkadaş, ahirette de böyle iyi olacak ve ikisi de cennete girecek."

                Evet, Hocamın, hiç kimseye zarar vermeyecek arkadaş edinmeyi teşvik eden öğüdü özetle bu şekildeydi. (Gelecek hafta, Deprem Gecesi Arkadaşım)

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı