Son olaylar bazı şeyleri yeniden düşünmemizi gerekli kılıyor.
10.01.2020 16.05
1.100 okunma
Şii, sana kardeşim diyebilir miyim?
Faruk Beşer
Son olaylar bazı şeyleri yeniden düşünmemizi gerekli kılıyor.

Biz Ehlisünnet Müslümanlar olarak şöyle düşünürüz: doğru İslam, Efendimiz’in ifadesiyle onun ve ashabının yaşadığı İslam’dır. Oradan uzaklaşmalar dinin temel esaslarını yıkmadıkça İslam dışı sayılmaz ama uzaklaşmaları oranında yanlış ve sapma olarak görülür. Bu sebeple Şia, bütün sapmalarına rağmen Ehlisünnetçe İslam dışı sayılmamış, tekfir edilmemiştir. Bununla birlikte çok büyük hatalarına da hep dikkat çekilmiştir. Mesela sahabeyi dinden çıkmış saymaları Resulüllah’ın hanımlarına dil uzatmaları, masum bir imamlık fikri ortaya atıp imamları peygamberlere denk bir makamda görmeleri, takıyyeyi kendilerine güvenebilmemize imkân bırakmayan bir hale dönüştürmeleri bu azim hatalarının başında gelir. İran Anayasası’nın ikinci maddesi kaynak olarak Kuranıkerim’le beraber Resulüllah’ın sünnetini değil masum imamların sünnetini sayar.

Şimdi soralım: Biz bugün İran’ı ne olarak göreceğiz? İran Şii’dir ve bu hatalara rağmen bizim kardeşimiz midir? Yoksa bir Pers devleti midir? Ya da ne kadarı ondan ne kadarı bundandır? Burada ‘biz’le kastımız elbette Türkiye değil Sünni ana damardır.

İkinci mesele; aslında onlar Şii olarak kalsınlar, biz de Sünni olarak kalalım, İslam çerçevesi içerisinde gücümüzü birbirimizi zayıflatmak için kullanmayalım, mezhepçilik yapmayalım, birbirimizi tekfir etmeyelim, böylece İslam ümmetinin birliğini ve gücünü yeniden sağlamaya çalışalım, İslam medeniyetinde bütün ehli kıblenin yeri olduğunu bilelim diyebilmeli değil miyiz? Neden diyemiyoruz?

Diyemiyoruz, çünkü şu anda Sünniliği İran’da yaymaya çalışan, bunun için Sünnileri Şia’ya karşı tahrik eden bir İslam ülkesi yok. Her ne kadar Selman geçmiş yıllarda Suud’un, Selefilik ihraç ettiğini itiraf etti ise de bu bir Sünnilik ihracı değil, aslında bir Amerikan projesi olarak Şii-Sünni çatışması için bir tahrik projesi idi. Oysa bugün İran’a baktığımızda problemli olmadığı bir sınır ülkesinin olmadığını görürüz. Pakistan’da Fatımiyyun Tugayları ile Afganistan’da benzer birliklerle Yemen’de Husiler ile Irak’ta Haşdi Şa’bi ile Suriye’de Hizbullah’la yaptığı şey Sünnilerle sürekli savaştır, oluk oluk Müslüman kanı akıtmaktır, bölge halklarını mağdur etmektir. Bu ülkelerin yakılıp yıkılmasında emperyalistlere destek olmaktır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya