Sünni Osmanlı ile Şii İran tarihlerinden birinin laik cumhuriyetle, öbürünün ‘İslam Cumhuriyeti’ ile sonuçlanmasını “tarih laboratuvarında” çok iyi izlemek lazım.
10.01.2020 16.07
559 okunma
Mezhep ve devlet
Taha Akyol

Sünni Osmanlı ile Şii İran tarihlerinden birinin laik cumhuriyetle, öbürünün ‘İslam Cumhuriyeti’ ile sonuçlanmasını “tarih laboratuvarında” çok iyi izlemek lazım.

Değer yargılarımızı bir an kapıda bırakarak, laboratuvarda bir fizik deneyini gözlemliyor gibi…

İkisi de Türkmen beyliği olarak yola çıktı. Şah İsmail ilaveten Safevi tarikatının reisiydi.

Savaşlar ve artan toplumsal ihtiyaçlar ikisinde de kurumlaşma ve yasalar gerektirdi. Orhan Gazi’nin medrese kurması, Anadolu beyliklerinden hukukçuların (fakih) gelmesi…

Şah İsmail’in vergi düzenlemesinden başlayarak Fars ve Arap kökenli Şii ulemayı görevlendirmesi…

Fatih devşirme sistemini geliştirerek güçlü merkezi otorite kurdu. Devşirmeler Türk kültürüyle yetiştiriliyordu, yargı dili tamamen Türkçeydi.

İran’da ise Şah İsmail ve çocuklarının geliştirmek istediği “merkezi otorite”nin bürokrasi ihtiyacı eğitimli Farslarla karşılandı. Aşiretten devlete yöneliş, ‘Farslaşma’ anlamına gelecekti.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya