Libya-Umman arasında bir Osmanlı paşası ve Sultan Kabûs
İran Ukrayna uçağını yanlışlıkla düşürdüğünü itiraf etti. Libya’da Hafter ateşkese rıza gösterdi. Iran ve Irak sokakları yeniden hareketlendi. Ve Körfezin en mutlu ülkesinin Sultanı, Sultan Kabûs b. Said vefat etti. Coğrafyamızda yaşanan hadiselerin tamamının birbiriyle yakın ilişkisi vardır. Bu yüzden sadece bir zaviyeden bakıp tek yönlü okumalar ile çözümleme yapmak; hele hele reçete önermek imkansızdır. Dengeler ülkesi ve hoşgörü diyarı Umman’da 1970 yılından beri saltanatı elinde tutan Kabûs’ün ölümü birbiriyle ilişkili bir çok hadiseyi bir kere daha hatırlattı
13.01.2020 13.02
806 okunma
Libya-Umman arasında bir Osmanlı paşası ve Sultan Kabûs
Zekeriya Kurşun
İran Ukrayna uçağını yanlışlıkla düşürdüğünü itiraf etti. Libya’da Hafter ateşkese rıza gösterdi. Iran ve Irak sokakları yeniden hareketlendi. Ve Körfezin en mutlu ülkesinin Sultanı, Sultan Kabûs b. Said vefat etti. Coğrafyamızda yaşanan hadiselerin tamamının birbiriyle yakın ilişkisi vardır. Bu yüzden sadece bir zaviyeden bakıp tek yönlü okumalar ile çözümleme yapmak; hele hele reçete önermek imkansızdır. Dengeler ülkesi ve hoşgörü diyarı Umman’da 1970 yılından beri saltanatı elinde tutan Kabûs’ün ölümü birbiriyle ilişkili bir çok hadiseyi bir kere daha hatırlattı

Umman, coğrafyası küçük ama tarihi geçmişi büyük olan ve bölgede Doğu Afrika’yı da içine alarak imparatorluk kuran yegane Arap ülkesidir. 1508’de başlayıp 1650 yılına kadar Portekizlilerin işgalinde kalan ülke, bir noktada Osmanlı Devleti için de tampon bölge işlevi görmüştür. Bu yüzden Portekizlileri ülkelerinden kovup 1650lerden sonra bağımsız bir devlet kuran Ya’rubîler ile Osmanlı Devleti arasında her zaman iyi ilişkiler yaşanmıştır. Ya’rubilerin Portekizlilere karşı verdiği mücadele, Körfezi daha güvenli hale getirmiş; hatta Osmanlı Devleti’ne ağır yük getiren askeri harcamaları da azaltmıştır. Nitekim Ya’rubiler, Portekzilileri bölgeden çıkarıp, Doğu Afrika’da baskı altına aldıktan sonra Osmanlılar, Körfez’de ve Kızıldeniz’in doğu yakasındaki askeri ağırlıklarını hafifletmiş ve zaman içinde geri çekmiştir.

1750 yılında Sultan Kabus’ün de mensup olduğu Al Bu Said hanedanı Umman’da idareyi ele alınca Zengibar merkezli, bugünkü Pakistan ve Belucistan’a kadar uzanan büyük bir deniz imparatorluğu kurulmuştur. Ancak daha sonra aile içi çekişmeler, imparatorluğun sonunu getirecek böylece Basra Körfezi İngilizlerin tehdidi altına girecektir.

Denizlerde buharlı gemilerin kullanılmaya başlanması ve Suveyş Kanalı’nın açılması Umman’a büyük bir darbe indirmiştir. Hanedan, topraklarındaki merkezi kontrolü kaybedince ülke, Zengibar ve Maskat imamlıkları olarak ikiye bölünmüştür. Osmanlı Devleti, ihtiyaç duyduğunda askeri olarak da yararlandığı Maskat İmamlığıyla ilişkileri her zaman sıcak tutmuştur. Vehhabilere karşı yapılan mücadelede Maskat imamlığı ile birlikte hareket eden Osmanlı Devleti, Katar sınırlarına kadar olan coğrafyanın da Umman idaresinde kalmasına rıza göstermiştir. Vehhabilerin, Haricilik’ten neş’et eden –Umman’ın resmi mezhebi- İbadîliğe karşı tutumları; onları Osmanlı Devleti ile tabii müttefik yaparken; Suudiler ile ilişkilerinde bugüne kadar korunan mesafenin de temelini oluşturmuştur. Hatta Körfez krizi süresince büyük bir dirayet gösteren Sultan Kabûs, zımnen Türkiye politikalarının yanında durmuştur.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı