ÇİN'de Korona Salgını ve DİN'de HELAL VE TEMİZ OLANLARLA BESLENME !
Hayat Rehberimiz olan Kutsal Kitabımız Kur'an-i Kerim'de Yüce Allah, bütün insanlığa seslenerek, "Ey insanlar! Yeryüzünde olanların helâl ve temizlerinden yiyin / beslenin" (Bakara, 2/168) buyurmaktadır.
01.02.2020 18.16
959 okunma
ÇİN'de Korona Salgını ve DİN'de HELAL VE TEMİZ OLANLARLA BESLENME !
Kemal Cengiz

Hayat Rehberimiz olan Kutsal Kitabımız Kur'an-i Kerim'de Yüce Allah, bütün insanlığa seslenerek, "Ey insanlar! Yeryüzünde olanların helâl ve temizlerinden yiyin / beslenin" (Bakara, 2/168) buyurmaktadır. 

 
Kur'an-ı Kerim,  başta müslümanların kutsal kitabı olması yanında; (İslam dini aynı zamanda bütün insanlığın dini olmaya aday "evrensel / cihan şümul" bir din olduğu için) kapsadığı İlahi emirler arasında "inanan-inanmayan" ayrımı yapmadan bazen bütün insanlığı muhatap kabul eden hükümleri de vardır. İşte yukarıda meâlini verdiğimiz ayet bunlardan bir örmektir. Yüce Allah, ayrım gözetmeyen bu hitabıyla, herşeye rağmen kullarını ne kadar çok sevdiğimi de göstermektedir. Helal olan her işimizin başında Peygamberimizin sünnet-i olarak çektiğimiz "besmelede", Yüce Allah'ın RAHMAN ve RAHİM olan (esirgeyen ve bağışlayan) sıfatlarını anmakla,  müslümanlar olarak O'na hamdimizi ve şükrümüzü sunarız. Hele beslenmeye başlarken yemeğe "besmele" ile başlamak, peygamber Efendimizin en çok önem verdiği ve sofrasında bulunanlara her zaman hatırlattığı en önemli sünnetidir. Bu şekilde beslenme, bize göre bir "tıkınma" değil, ibadettir.
 
Buradan sözü, bugünlerde ÇİN'de patlak veren ve korkunç bir şekilde dünya sağlığını tehdit eden bir TEHLİKEYE  getirmek istiyorum. Tıp bilim adamlarının TESBİTİNE  göre, özellikle "yılan-çiyan" gibi insan tabiatına  tiksinti veren VAHŞİ hayvan etleriyle beslenme sonucunda oluşan KORONA adını verdikleri bir MİKROP oluşuyormuş. Bu tür vahşi hayvan etleriyle beslenen ÇİN'de bir eyalet karantinaya alınmış durumda ve tehlike gittikçe genişlemekte, diğer kentleri de tehdit etmektedir.
Bu durum bize gösteriyor ki,  ayette buyurulan "tayyibât", temiz olanlardan beslenmeye dikkat edilmediği zaman, "ne büyük felâketlere" kapı açılmış olacağını şimdi daha iyi anlamalıyız. Bunu, müslümanlar olarak sâde biz değil, bütün insanlık anlamalı! Zira, Kur'an'daki İlâhi hitap sadece müslümanlara değil, bütün insanlığadır. Daha değişik zevkler ve keyifler için helal ile yetinmeyip HARAM yollara tevessül edilirse, insanlığı daha ne kadar büyük  tehlikenin karşılayacağının, bu hâdise küçük bir örneğidir
 
Muhatabı bütün İNSANLIK olan  ayette geçen HELAL kavramı ise, öncelikle Kur'an'ın emirlerine inanan ve bunları bir "hayat düsturu" olarak kabul eden biz MÜSLÜMANLARA'dır. Müslümanlar, eğer gerçekten inanıyorlarsa, pis olan şeyleri yemekten TİKSİNTİ duydukları gibi; dinimizin haram kılıp yasakladığı şeyleri de "yemekten-içmekten ve işlemekten"  kaçınmalıdır. Peygamber Efendimiz hadis-i şerifinde, Müslümanın imanındaki olgunluğun tadını bulabilmesinin üç belirtisinden birinin de, "günaha düşmekten ateşe düşer gibi kaçınmak" olduğunu haber vermektedir. 
 
HEL L kavramı herşeyden önce inançla / imanla ilgili bir durumdur. Eğer inanıyorsak;
"Haram-helâl ver Allahım,
Senin kulun yer Allahım!" diyerek din ile alay edip karafa bulamayız.
Müslümanlar olarak "harâma-helâle" dikkat etmezsek, cezasının sâdece âhirette değil; dünyada da işte böyle ne kadar ağır olacağını unutmayalım! 
Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim' inde, "işledikleri günahlar yüzünden başlarına gelen felâketkerin haber verildiği" kavimleri ve toplumları hatırlayalım. 
 
Başka bir İBRETLİK  durum da şudur ki, Gökbayraklı "Doğu Türkistan" bölgesindeki masum Müslüman Türklerin canlarına, mallarına ırz ve namuslarına, adını anmaktan bile utanacağım işkence ve tecavüzleri yaptıran KIZIL ÇİN yönetimi, uyguladığı kapalı komünist sistemle bu yaptıklarını bütün dünyadan yıllarca saklayabilmiştir.  Ancak bu defa bu ağır "İlâhi İbretlik" hadiseyi gizleyememiştir. Çünkü tehlike sınırlarını aşmış, başta kendileri olmak üzere bütün dünyayı hedef almıştır.
 
Böylece, Yüce Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim'inde, "Onlar Allah'ı unuttular, Allah da onlara kendilerini unutturdu"  (Tevbe, 9/67) buyurduğu İlâhi gerçek bir kez daha TECELLİ etmiştir. Masum Türkistan müslümanlarına akıl almaz ve yürek dayanmaz acılarla bunca işkenceyi,  "sırf müslüman oldukları, Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için yapan ÇİN YÖNETİMİNE de Allah kendilerini umutturmuş ve kendi dertlerine düşürmüştür. Artık bundan sonra Çin malları gibi, Çin işçileri de potansiyel MİKROP TAŞYICILAR olarak görülecek ve kendi MİKROP bataklıklarında boğulacaklardır. Şimdiden bu musibetlerinin ayak sesleri duyulmağa başlamıştır: "Sakın Çinliye yaklaşmayın ve Çin'den gelen koli ve kargolara dokunmayın; mallarına ilişmeyin!" ikazı büyük-küçük bütün beyinlere kazınmıştır.
 
Bu BELANIN daha da korkunç ve BETER olanı; Doğu Türkistan Müslümanlarının yıllardır çektikleri bu işkencelere ses çıkarmayan sözde Medeni(!) Dünyanın da bu sessizliğinin cezasını görmesidir. Şöyle ki, dört milyara yaklaşan nüfusuyla bütün dünyaya dağılmış olan ÇİNLİLER, gittikleri her yere bu KORONA virüsünü taşıyarak bulaştırırlarsa; işte cezanın daha büyüğü o zaman görülecektir.
 
Rabbim  insanlığı böylesi umumi felâketlerden korusun. Yüce Allah kitabında, "Sadece içinizden zulmedenlere dokunmayacak (suçlu-suçsuz hepinizi etkileyecek) olan beladan korkun!" (Enfâl, 8/25) buyurmaktadır.
 
Kemal CENGİZ 

Emekli Müftü

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı