Aşağıda sıralayacağımız örnekler, hem ihtiyacın zarûret kabul edilmesi, hem de ihtiyaç dolayısıyla bir kısım yasakların serbest hale gelmesi konusunda şüpheye yer bırakmayacaktır (Örnekler için bak. Zeynuddin İbn Nuceym, v. 970/1563, el-Eşbah, C. I, s. 272-294).
07.02.2020 01:34
871 okunma
İhtiyacın zaruret sayılması ve faizli kredi (2)
Hayrettin Karaman

Aşağıda sıralayacağımız örnekler, hem ihtiyacın zarûret kabul edilmesi, hem de ihtiyaç dolayısıyla bir kısım yasakların serbest hale gelmesi konusunda şüpheye yer bırakmayacaktır (Örnekler için bak. Zeynuddin İbn Nuceym, v. 970/1563, el-Eşbah, C. I, s. 272-294).

a) “Bir insan emir, ya da devlet başkanı nezdinde, bir işini tesviye etsin, düzeltsin, yoluna koysun, böylece meşrû olan bir menfâati elde etsin ve bir zarardan kurtulsun diye, bu maksatla, birine rüşvet verse bu caiz midir?”

İbn Nuceym cevap veriyor:

“Alana haramdır, verene caizdir” (İbn Nuceym, Risâle fi’r-Rüşve, Mecmûa içinde, Kahire 1999, s. 197-207).

Bu fetvaya göre ancak rüşvetle iş gören yetkiliye, kişi hakkını kurtarabilmek için rüşvet vermese ve hakkını kaybetse hemen bir haftada veya günde ölmez, bir organ kaybına da uğramaz, ama meşrû bir menfaat elinden gider ve artık ondan istifade edemez. Demek ki, fıkıh bu durumu bir zarûret olarak kabul ediyor ve bundan dolayı başka çare yoksa hak sahibi rüşvet verebilir diyor. “Bu veren için caizdir, ama karşı taraf için haramdır” diyor.

Rüşvet alan ve haram yiyen memurunu engellemek ise devletin vazifesidir.

b) Önemli özel veya kamu ihtiyacını gidermek için faiz vererek kredi temini de böyledir; günahı, başka türlü, mesela karz-ı hasen vermeyen veya ortaklık yoluyla sermaye temin etmeyenlere yüklenir.

Her ikisi de Hanefî Mezhebinde fetva mercii olan İbn Nuceym ve şarih Hamevî’nin, “Önemli ihtiyaç sebebiyle kredi arayan kişi bunu bulamadığı takdirde faiz ödeyerek ödünç para alabilir” şeklinde ifade ettikleri ruhsatı da “ihtiyacın zaruret sayılması” kaidesine bağlamışlardır. Hamevî bu ifadeyi şöyle açıklamaktadır: “İhtiyacı olan şahıs mesela on altın ödünç alır ve alacaklısına, her gün için belli bir meblâğı fazladan ödemeyi taahhüt eder.” Bu ruhsatın dayanağının da halkın ihtiyacı olduğu metin ve şerhin örneklerinden açıkça anlaşılmaktadır.

Bu örnekte faiz “alana haram, verene ihtiyaç sebebiyle caizdir” (İbn Nuceym, el-Eşbâh ve’n-nezair, Beyrut 1985 C. I. S. 293-4) ; (Ebü’l-Abbâs Şihâbüddîn Ahmed b. Muhammed el-Hüseynî el-Hamevî el-Mısrî, ö.1098/1687, aynı yerde).

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya