Sevgi, İçimizde Açılan Çağ
Dünya güzelliği sevmekle başlar. Hayat sevmekle gelişir, büyür. Kişi dünya iklimine ne kadar güçlü sevgi enerjisi yollarsa kendisine dilediği huzur ve nur o oranda geri döner. O zaman farklı bir tepkiyle gönüllerde yeni bir çağ açılmış olur. Mutluluk insanın içinde ve hayatı yaşamaya değer bulduğu yerdedir.
13.02.2020 10.32
2 yorum
4.048 okunma
Sevgi, İçimizde Açılan Çağ
Ali Akça

Dünya güzelliği sevmekle başlar. Hayat sevmekle gelişir, büyür. Kişi dünya iklimine ne kadar güçlü sevgi enerjisi yollarsa kendisine dilediği huzur ve nur o oranda geri döner. O zaman farklı bir tepkiyle gönüllerde yeni bir çağ açılmış olur. Mutluluk insanın içinde ve hayatı yaşamaya değer bulduğu yerdedir.

Sevgiyi en iyi seven bilir. Dünya sevenler için dönmese, zaman onlar için tükenmese bile, daima her türlü zorluklar sevince aşılır. Çünkü sevgisizliği tüm yolları, çareyi ve bereketi tıkayan, enerjinin önüne set vuran duygu olarak görürüm. Kollarımızın açılışı ona davet değil midir? Hiç kimse kapalı kollarla, blokajlar, barikatlar, bariyerler kurduğunda; yanı başında sevdiği dururken, sadece kendine tutunmaktan öte gidemez.    

Eğer beğenilmek, kabul görmek, sevgi olmasaydı, insan mutluluk kaynağına erişemeseydi, şüphe yok ki çatlayıp ölecekti. Hayatının sınırlarını geniş tutmayı sevgi bize öğretmese; kalpler aynı anda nefes nefese vurup nasıl birbirine yaklaşacaktı? İyi ki insanlık, sevginin iyileştirici etkisini hissedip, onun paylaştıkça çoğalan muazzam gücüyle tanıştı. 

Sevip ihanete uğramış, acı çekmiş, kalbi kırılmış, gönlü yıkılmış, ilgiden uzaklaşıp kabuğuna çekilmiş pek çok can gördüm. Bunlar, gün gelip kimseyi ve kendini sevmemeye başlasa bile, insanın sevgisiz yaşaması çok zor olduğundan bir gün mutlaka yeniden seveceklerdir. An gelecek kişi mutlaka sevdiği ile beraber olacaktır.

Sevgi yaşamayan, ondan yoksun olan; bir kez ihanet eden, kendini kandırarak sevgiden korkar, ağlamak ve aldatmak rutinlerine yönelir. Bir akrep gibi sokup sevgiyi öldürenlerin yanında bir an bile durulmamalıdır. Gitmesi gereken gitmeli, bitmesi gereken ise bitmelidir. Bu tür sevgisizlerin etrafını kuşatmasına izin verenler kendi duygularına zarar verir. Necip Fazıl Kısakürek, seveni yahut seveceği şey yanında olup da sevmeyi bilmeyenler için; “O ki kadınında kadına, yurdunda yurda hasret” der. Çoğu insan pınar başında suya hasrettir.

Aşk, sevgi, nefret; hepsi keskin ve güçlü duygulardır. Hırs nefreti körükler, nefret sevgiyi ezer. Nefretin sahtesi olmaz, bastırılınca bir yerden patlar. Sevgi sömürüye hiç gelmez ve hemen tükenir. Nefret sevgide en büyük tuzaktır. Nefret en önemli işlevi, insana sevdiğini unutturmamasıdır. Sevgisini yitiren insan mutsuz olur. Kişi, sevgisiyle hayata anlam katan, ışık saçan, dokunduğunu güzelleştiren insanlara yönelmelidir.

Mevlana, “Sevgi şifadır, sevgi güçtür, sevgi değişim sihridir.” der. Seven kişi, sevilecektir.

Oscar Wilde, sevmeyi insanın kendini aşması olarak ileri sürmüştür. Sevginin en güzeli çocuk sevgisi değil midir? Saf, temiz, çıkarsız, sessizce bakışarak, kutsal bir iklim içinde, çocuk sevgisi sevgilerin Nirvana’sıdır. Ruhun dinginliğe, ferahlığa ve olumlu enerjiye kavuştuğu andır.  Önyargısız, derin ve çıkarsız bir sevgiyle buluşmaktır.

Erich Fromm; “Çocuk sevgisi; sevildiğim için seviyorum, Büyüklerin sevgisi; sevdiğim için seviliyorum, olgunlaşmamış sevgi; seni, sana gereksinmem olduğu için seviyorum, olgun sevgi; seni sevdiğim için sana gereksinmem var.” diyerek sevme nedenlerine değinmiştir. Sevgi herkesin ihtiyaç duyduğu vazgeçilemez bir duygudur. Kişi kendi sevgisini bu açıdan da değerlendirebilir.

İnsan kendi yaşamına ve sevgisine sahip çıkacaksa; enerjisini başıboş bırakmalı, geçmişte onu ne üzmüşse unutmalıdır. Sevgisine önem veren insan nefesine kavuşmuş olacaktır. İnsan sevdiği şeyleri daha iyi anlar, işini sevgiyle daha iyi yapar. Düşüncesinde, davranışında önce sevgi olmalıdır. İlişkinin temeli sevgide güvendir.

Nihat Ulvi Akgün, bana göre sevginin gizemini, mahremiyetini ve masumiyetini mısralara işleyip, hislere dokunarak, sevgiyi harika biçimde anlatan “Birisi” şiirini yazmıştır:

“Bir şey var aramızda
Senin bakışlarından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze

Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerin ışıldıyor
Benimse dilimin ucunda
Bir şey var aramızda”

İşte o şey aşktır, sevgidir. İnsan sevgilisi yanındayken, onunla tüm gününü geçirme fırsatına sahip olmaktan çok mutlu olur. Her anını dolu dolu geçirir, sevgilinin gülü bile kıskandıran kokusunu içine çeker ve hapseder. “Sevgililer Günü” deyip geçmeyin, her ne kadar ticarileşmiş olsa dahi, yine de bir gün için farkındalık oluşturması harika bir aktivite.

Bir Alman atasözü sevgiden bahsederken en yüksek sevginin Allah sevgisi, en iyi sevginin ise anne sevgisi olduğunu ifade etmektedir. Esasen kendimizi sevebiliyorsak bu herkesi sevebilme yetimizin var olduğunu gösterir.

Koşulsuz sevgi, en değerli olandır. İnsanı birliğe, bütünlüğe götürür. Çıkara, yarara dayalı olanı ise en sıradan yaşananıdır. İkiyüzlüdür, zayıf bir an gelince kopuverir. Mevlana sevgiyi şifa olarak görmüştür ancak “Aşk, bir uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgiliye "yar" denir.” sözünü de ifade etmiştir. Sevginin verdiği acı, tatlımsı bir şeydir.

Sevgiyi herkes bilseydi “Sevgililer Günü” olur muydu? Hediye bir yana, sevgililerin o gün yemeğe çıkarak aralarındaki duyguyu pekiştirmeleri kadar güzel başka ne olabilir?

Aslında sevgi, Mevlana’nın derin aşk öyküsü, Yunus’un dilinde hoşgörüsü, Bektaşi Veli’de birlik türküsüdür. Ay parçasıdır, aşk çağlayanı, canlar arasında mutluluk bağı, tutkunun güldeki zevki kaynağı, sevgi ilahi aşkın gözlerde büyüyle parlayan son durağıdır.

Dostlukla…

Ali AKÇA

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Sevmek ve sevilmek
Sevgiyi Ne kadar güzel anlatmışşın arkadasım.Ben sevgisizliği almayayım. Sevmek ve sevilmek çook güzel bir duygu, hele yaş ilerleyince insan sevgiyi almaya ve oaylaşmaya daha fazla önem veriyor🤗
Yorum Ekleyen: Azize     16.2.2020 22:51:14
Sevmek ve sevilmek
Arkadaşım sevgiyi (ben sadece bunu aldım Sevgisizliği sevmiyorum) . Çoook güzel ifade etmişsin sevmek ve sevilmek hepimizi çok mutlu eden sözcük. Hele yaş ilerlefiköe bunlarz
Yorum Ekleyen: Azize     16.2.2020 12:42:43
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. 1986 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda göreve başladı.  Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. 2002-2006 yılları arasında T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşavirliği görevinde bulundu. Halen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevini sürdürmektedir.

 

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Ahmet Revanlı