Çekirdeğini, kabuğunun içinde saklayan yemişler gibi; insanların da sosyal hayat anlayışları inançlarından kaynaklı örf ve âdet dediğimiz yaşam biçimleriyle şekillenir. Malumdur ki, çekirdeğin gelişmesi, kabuğun genişlemesi ile orantılı olmalıdır. Böyle olursa kabuk esnekliğini çekirdekten alır; çekirdek de kabuğun esnekliğince gelişip genişler. Bu uyum sağlanamaz da kabuk kemikleşirse çekirdek gelişmez kurur. Çekirdek gelişirse esnemeyen kabuğu çatlatır, içine lurtlar yerleşir.
04.03.2020 14.39
836 okunma
TOPLUMDA DEĞİŞİM VE GELİŞİM NASIL OLMALIDIR ?
Kemal Cengiz

Çekirdeğini, kabuğunun içinde saklayan yemişler gibi; insanların da sosyal hayat anlayışları inançlarından kaynaklı örf ve âdet dediğimiz yaşam biçimleriyle şekillenir. Malumdur ki, çekirdeğin gelişmesi, kabuğun genişlemesi ile orantılı olmalıdır. Böyle olursa kabuk esnekliğini çekirdekten alır; çekirdek de kabuğun esnekliğince gelişip genişler. Bu uyum sağlanamaz da kabuk kemikleşirse çekirdek gelişmez kurur. Çekirdek gelişirse esnemeyen kabuğu çatlatır, içine lurtlar yerleşir.

Peygamber Efendimizin İslamı yayma ve kurallarıyla - kurumlarıyla yerleştirme faaliyeti demek olan "TEBLİĞ VE TEŞRİ" inde en çok dikkat buyurduğu hususlardan biri de burası  olmuştur. Kur'an-ı Kerim'in en son inen, "Bugün dininizi tamamladım" (Maide, 5/3) ayetiyle işaret edilen husus da burasıdır. Bu âyette değişim ve gelişim ile dinin tamamlandığına işaret edilmektedir. Naklinde bütün hadis kitaplarımızın İTTİFAK ettiği bir hadis-i şerifinde Sevgili Peygamberimiz de, "Kim, bizim dinimizde olmayan bir şey uydurup icad ve ihdas ederse, o reddedilmiştir" buyurmaktadır (R.Salihin, 1/168.hadis).

Ayrıca bu düsturu ile Peygamber Efendimiz, İslam'dan önceki "Cahiliyye Döneminden" gelen birçok anlamsız cahiliyye adetlerini kaldırmış, faydalı gördüklerine de "çeki-düzen" vermiştir. Böylece yeni dine göre gelişecek olan toplumun önünü açmış; İslama göre yeniden şekillenmesini sağlamıştır. En son "Veda Hutbesi"nde de, kaldırdığı bu cahiliyye adetlerinin "ayağının altında" olduğunu belirterek hepsini yer ile yeksan etmiştir.

Peygamber Efendimizden sonraki dönemlerde Kur'an'a ve O'nun sünnetine göre sistematiği geliştirilen İslam Hukukunda "örf, istihsan, istislah, mesâlih-i mürsele…" gibi birçok "hukuk prensipleri"; zaman geçtikçe gelişen ve genişleyen İslam Toplumunu dar kalıplara mahkum etmeden "özüyle uyumlu" bir şekilde gelişip genişlemesini sağlayıcı prensiplerdir. Hz. Mevlana'nın, "Ben bir ayağı Kur'an'a sabitlenmiş; diğer ayağı ile dünyayı dolaşan bir pergel gibiyim" sözünün anlamı da budur.

Bu sosyal gelişim ve dönüşüm gerçekliğinde, İslam'ın belirlediği, " öze bağlı olarak" gelişme modeli, toplum sağlığı için en uygun ve en tabii / DOĞAL olan gelişme modelidir.  

Avrupa'ya hayranlığımızın başladığı OSMANLI'nın son dönemlerinde MASONLARIN, "Din terakkiye / ilerlemeye manidir" uydurması ile genç beyinleri zehirlediği düşüncesi ve aynı şekilde günümüzdeki "ilericilik - gericilik" çekişmesi, toplumun bu GELİŞİM GERÇEĞİNİ yeterince anlayanayanların çarpık yorumudur.

İstiklal ve şâirimiz Mehmet  Âkif ERSOY'un;

"Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp İlhamı,
Asrın anlayışına söyletmeliyiz İslâmı" dediği gerçek işte budur.

Kemal CENGİZ

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya