Peygamber Efendimizin, "İşler neticelerine göredir" buyurduğu bir hadis-i şerifi vardır. Kahraman Ordumuzun Suriye topraklarında, "Bahar Kalkanı" adıyla 4. defa gerçekleştirdiği harekâtın SONUÇLARINI, bu hikmetli hadis-i şerife göre değerlendirdiğimizde;
09.03.2020 18.10
1 yorum
1.608 okunma
Bahar Kalkanı'nda
HAREKÂTIN BEREKETİ!
Kemal Cengiz

Peygamber Efendimizin, "İşler neticelerine göredir" buyurduğu  bir hadis-i şerifi vardır. Kahraman Ordumuzun Suriye topraklarında, "Bahar Kalkanı" adıyla 4. defa gerçekleştirdiği harekâtın SONUÇLARINI, bu hikmetli hadis-i şerife göre değerlendirdiğimizde;

bir kısmını gelecekte daha iyi görüp anlayacağımız, bir kısmını da bugünden (Mülteciler yükümüzün hafiflemesinde olduğu gibi) görmeye başladığımız bir çok FAYDALI NETİCELERİ olmuştur. Bunlardan  bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
 
1-   Bu harekât ile her şeyden önce, dost-düşman  bütün dünya TÜRKÜN CESARETİNİ ve TÜRK ORDUSUNUN SAVAŞ MAHARETİNİ yeniden görmüştür. Global dünyada görsel medyanın bütün inceliği ile gözler önüne getirip sergilediği savaş sahnelerinin, eskilerde anlatıldığı gibi EFSANE olmadığını dünya görmüştür. Kahraman MEHMETÇİK, "Dosta güven, düşmana korku veren" bu CESARETİYLE, düşmanlarının gözünü korkutmuştur. Yüce Allah'ın Türk Milletine bir imtiyaz / SEÇKİNLİK olarak verdiği "savaş meziyetini" Mehmetçik birkez daha göstermiş; unutmak isteyenlerin hafızasını tâzelemiştir. Böylece, düşmanları Milletimizin bu "müstesna" kabiliyetini köreltmek için, kültür emperyalizmi ile ne kadar  uğraşsalar başaramayacaklarını umarız anlamışlardır. Biliiyorlar ki insanda  "kabiliyet", eşyanın rengi gibi doğuştan Allah vergisidir; ne kadar gizlenmeye çalışılsa kaybolmaz. Topraktaki tohum gibidir, kurcalandıkça kabarır.Yüce Yaratan, "Allah'ın boyasından (verdiği farklı özellik renginden) daha güzel boyası olan kim vardır" (Bakara, 2/138); "Herkes kabiliyetinin gereğini yapar" (İsra, 17/84) buyurmaktadır.
 
Eskiden savaşların saklanılması istenilen gerçeklerini, milletten gizlemek; hatta belli ölçülerde çarpıtmak mümkün oluyordu. Ancak bugün herşey "görüntülü medya sayesinde"  gün gibi meydanda ve gözler önünde gerçekleşiyor.
Bu harekât, milletler dünyasında MİLLETİMİZİN İTİBARINI ARTTIRMIŞTIR.  Ordumuz, başta savaş teknolojilerinde (İHA ve SİHA' larımız ile düşman radarlarını kör ederek mevzilerini yerle bir eden HAVA HAKİMİYETİNİN nasıl sağlandığını; dalga kırıcılar ve sinyal bozucularla "Teknolojik Harbin" nasıl yapılacağını dünyaya kanıtlamıştır. Böylece PATRİOT ve S 400 lerin havası sönmüştür. Dünyanın gözü artık TÜRKİYE'ye dönmüştür.
Bu başarının milli sanayimize ve ekonomimize kısa zamanda yansıyacak çok büyük ve olumlu neticelerini "İNŞALLAH"  yakında göreceğiz.
 
2-   Bahar Kalkanı Harekâtının Milletimize sağladığı ikinci kazanımı ise; Suriye'de Sünni Müslümanların kanını içen, çağımızın SEFFAHI / kan döken  Esed Rejimine de haddi bildirilmiştir. Bundan sonra bu gözü dönmüş Zâlim, meydanın boş olmadığını görmüştür. Pervasızlığını sürdüremeyecektir. Arkasınaki ağası Rusya da pabucun pahalı olduğunu anladıysa, uşağı Esed'i çekip çevirecektir. Öyle veya böyle her hâlükârda, her ikisi de Suriye'de Türkiye'den habersiz hiçbir adım atılamayacağını anlamışlardır.
Ayrıca bir de Türkiye'nin BLÖF yapmadığı, şakasının da olmadığı  anlaşılmıştır.
 
Diyelim ki anlamadılar, herşey eskisi gibi devam ederse; Yurtiçinde ÇÖZÜM SÜRECİ fırsatını yanlış anlayan PKK'ya haddini bildirip PİŞMANLIĞINI öğrettiğimiz gibi; Esed Rejimine de öğretceceğimizi;  "mislinden fazla daha ağır" ödeteceğimizi gösterdik. İş buraya dayanırsa, Ağababası Rusya'nın da diyeceği kalmayacaktır. Kimse ringte nakavt olmuş boksörü kucaklayıp omuzunda taşımaz; ancak belki sürükleyip çekerek götürür; belki de utancından bırakır gider.
 
Bahar Harekatı ile gelinen bu son durumda Rusya ile ilişkilerimizin neticesi göstermiştir ki, "birbirlerinden YARARLANANLAR birbirlerini YARALAMAZLAR". Avrupa'ya akan doğalgazının VANALARI Türkiye'de bulunan Rusya'nın "Akkuyu Enerji Santrali" gibi Türkiye ile olan daha birçok koparılamaz çıkar bağlantılarını bir çırpıda koparıp atması mümkün değildir. Mecbur kalırsa "Esed'i,  gözden çıkarıp rejimin başına başka bir kukla getirmesi", kendisi için en makul ve en çıkar yoldur. Bizim de ilk etapta istediğimiz budur.
 
Böyle olmaz ise; bugün Mültecilere kapısını açan Türkiye'ye yıllardır duyarsız kalan dünya ve başta Avrupa, şimdi nasıl ağzını açmaya bahâne bulamıyorsa; o zaman da Rusya ticari ortağı Türkiye'ye söyleyecek söz bulamayacaktır. Türkiye'nin son yıllardaki "akıllı siyaseti", yolundaki engelleri kaldırdıktan sonra harekete geçmektir. PKK ile mücadelesinde, Mülteciler meselesinde böyle yapmıştır. Suriye meselesinde de böyle olmalıdır. ENGİN sabrı, çekindiğinden değil, "suç benden gitti" pozisyonunu bekleyerek dünyaya haklılığını göstermek istediğindendir. Zira, MUHAREBEDE başarı ve zaferin bir ayağı MUHABERE / haberleşme, diğer ayağı direnme/ SABIRDIR. Yüce Allah kitabında, "Ey iman edenler! Sabredin (dayanıp direnin) ve sabrı birbirlerinize telkin ve tavsiye edin bir de, birbirlerinizle İRTİBATLI olun!" ( 'l-i İmrân, 3/200) buyurmaktadır.
Türk Ordusu için Suriye'de Rejimle mücadele yeni başlamıştır; Muhaliflerle destek ve irtibat devam etmelidir. Bu kavga bu kadarla bitmeyecektir. Bir ağır sıklet boks maçında bile mücadele 10 raundur. Daha 4. raundu yeni  bitirdik. Esed nakavt olup çekilinceye kadar  devam edilmelidir.
 
3-   Bahar Kalkanı Harekâtı ile sağladığımız 3. bir kazanım da; Suriye konusunda boğaza takılan KILÇIK gibi kursağımıza takılan İRAN'ın "Şİİ gücü" de artık Esad Rejiminin arkasından çekilip çıkarılmıştır. Bundan sonra "Suriye Masasının" aktif GARANTÖRLERİ artık Türkiye ile Rusya'dır. İran'ın masadaki rolü, misafir oyuncu gibi FİGÜRANLIK olacaktır. İRAN, artık saf dışı kalmıştır. Mezhep dayanışması ile Suriye'de Rejime verdiği desteği, Lübnan'da konuşlanmış "Şii Hizbullah" güçleri ile takviye ederek Suriye masasında kendine sandalye bulan İRAN'ın karizması çizilmiştir. Bu devletin  Ortadoğu askeri kuvvetleri başkomutanı, günümüzün Haccac-ı Zâlimi, Irak ve Suriye'de milyonlarca Sünni Müslümanın KATİLİ Kasım Süleymani''nin öldürülmesi ile başlayan bu yıpranma sürecinde ; son olarak Bahar Kalkanı Harekatıyla da İran destekli Hizbullah güçlerinin ileri gelen  komutanları yok edilmiştir. Ayrıca, KORONA VİRÜSÜ ile başının dertte olması, BELA olarak İRAN'a yetip artacaktır.
Böylece, asırlardır İslam Dünyasının bünyesine bir KANSER URU gibi yerleşmiş; bünye ile bir türlü bağdaşamamış olan  "Ş İ İ  Virüsünün" de kendi kendini bitirip yok etme süreci İNŞAALLAH başlamıştır.
Bu "Şia virüsü" böylece kendini bitirmez ise; temizlenmesi için ikinci bir Yavuz Sultan Selim'i çıkarmak da yine  Türk Milletine nasip olacaktır.
 
4-   Bahar Kalkanı Harekâtının milletimize sağladığı 4. bir kazanımı da; yaklaşık 30 yıldır milletimizin içte ve dışta huzurunu bozan PKK terör örgütü ve bağlantıları PYD ve YPG… gibi milli bünyemizdeki virüslerin TEMİZLENME ZANANI'nın gelmiş olmasıdır. Yurt içinde sayıları "kalmadı" denecek kadar azalmış olan bu kanun dışı anarşist çapulcuların, sınırlarımız dışındaki BAŞLARI da artık yakında ezilerek milletimiz, kısa zamanda bu beladan da İNŞAALLAH  kurtulacaktır.
Artık bu çapulcuların güç aldığı destekler, kendi başlarının derdine düşmüştür. Ortadoğu'daki kıyamet sahnesinde kimsenin kimseye dönüp bakacak durumu kalmamıştır.
Suriye-Irak bataklığındaki ANARŞİ BOTU denlinmiş, hava kaçırmaya başlamış, herkes kendi canının derdine düşmüştür. Gemisini kurtaran değil; kendini kurtaran KAPTAN olacaktır.
 
Yüce Allah Büyük Milletimize ve Kahraman Ordumuza, Devletimizin maharetli kaptanlığında güç ve kuvvet versin. Mücadele bitmiş değildir; şafak sökmüş, MİLLİ BEKAMIZ için zafer yolu görülmüştür. Yaşayan Şair ve Yazarlarımızdan (Allah uzun ömürler versin) Yavuz Bülent BAKİLER'in dediği gibi;
"Savaşta çiğnetmedik HİLALİ düşmanlara;
Barışta düşürüldü üstümüze gölge gölge HAÇ".
 
Bu defa artık dalga dalga HİLALİN düşmesi dileğimizle Allah yar ve yardımcımız olsun,
HAYDİ, YA ALLAH, BİSMİLLAH !
 
Kemal Cengiz
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Yüreğine ve yiğitliğine sağlık
Tebrik ediyorum sevgili Kemal Hoca arkadaşım. Gönüllerimize tercüman oldun.Bir profesyonel savaş uzmanı gibi Bahar Kalkanı harekatını anlattın okurlarına. Maddelerle tahlil ettin. Tekrar tebrik ederim.Bahar Kalkanı ile Ordumuz ve devletimiz irtıfa kazanmıştır. İçimizi acıtan şehitlerimiz vardır. Onların fedai can etmeleri kendilerine manevi rutbelerin en üstte bulunan şehadet mevkiine yükseltirken, devletlerine de itibar kazandırdılar. Rabbim şehitlere rahmet, halen tedavileri süren gazilerimize de şifalar ihsan eylesin.
Yorum Ekleyen: İbrahim Günaydın     10.03.2020 00:32:34
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya