Çılgın bir ülkede yaşıyoruz, işte bu yüzden en çok satan kitaplarımızdan birisi “Çılgın Türkler” kitabı. Dünyamız aslına bakarsak hep çılgın bir döneme doğru yol aldı, hiç güven vermeden dönüp durdu. Bilgi çağında sanki tüm ülkelerde “sil baştan” bir bakış açısı ve yönetim biçimi oluşturmuştu. Şimdi dünya yüreğinin tedirgin attığı bir korku çağı var.
17.03.2020 06:50
3.696 okunma
Korku ve Panik dünyası
Ali Akça

Çılgın bir ülkede yaşıyoruz, işte bu yüzden en çok satan kitaplarımızdan birisi “Çılgın Türkler” kitabı. Dünyamız aslına bakarsak hep çılgın bir döneme doğru yol aldı, hiç güven vermeden dönüp durdu. Bilgi çağında sanki tüm ülkelerde “sil baştan” bir bakış açısı ve yönetim biçimi oluşturmuştu. Şimdi dünya yüreğinin tedirgin attığı bir korku çağı var.

İnsandaki para, güç, iktidar hırsı, bitmeyen istekler, Tanrı’nın gücüne heves edip her şeyi ben de yaratabilirim duygusu, dünyayı ve diğer insanları sömürme ihtirası, kendisine asırlarca yetecek mal yığma açgözlülüğü doğal işleyişin bozulmasına ve tehlikenin bir bumerang gibi dönmesine neden oluyor.

Vahşi hayvanların hepsini yemeye kalkan insan, canlıların ekolojik dengesini bozunca, doğa da bunu karşılıksız bırakmıyor. Doğa anayı hasta yapınca, dünyamızın gezegeni de hastalandı. Öyle yeni virüsler oluşuyor ki, bulaşıcı ve salgın biçimde tüm insanlığı hasta ve ölümcül hale getiriyor. İnsan egosuna yenik düşüp sadece kendi çıkarını düşündüğünde, bir gün kendi sonuna da yaklaşıyor. Böylece herkesi amansız bir korku ve panik iklimi sarıyor.

Evden çıkıp geri dönerken veya her an gerçek bir tehlike ya da bir tehlike olasılığının düşüncesine kapılırsa insan endişelenir, kaygı duyar. Kötülük ve zarar görme olasılığı aklından çıkmaz. Bir üşümeyle korku başlar; yüzü sararır, ağzı kurur, kalp atışı, soluk alışı hızlanır. Kendisini bir mengenede sıkışmış, boğuluyor gibi hisseder.

Korkuyu eritip yok edebilecek en büyük silah bilgidir. Her şeyin çözümü insandır ve çözecektir. Evrenin, evrendeki olguların ve olayların bir bölümünü ele alıp birtakım yöntem ve deney yolları kullanarak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi insanı aydınlığa çıkarır. İnsan ancak bildiği şeylerden korkmaz.

Yeni çıkan virüsler bütün dünyaya, ilk çıktığında olağanüstü bir korku yaratmış olsa bile zamanla hakkında bilgiler oluşup çoğaldıkça, tedbirler alınır korkutucu etkisini kaybeder. Nitekim klora, sıtma, frengi, veba ve AIDS gibi salgın hastalıkların hepsine çare bulundu. Şimdi dünya Korona ile karşı karşıyadır. Allah’ın izniyle elbette buna da aşı bulunacaktır.

Pırıl pırıl ışıkları yanan şehirler bir müddet solgun ve kararsız görünecek. Kaldırımlardan insanlar uzaklaşacaktır. Şimdi ne Paris, ne de Londra’nın güzelliğinin önemi kaldı. Venedik’te aşk buluşmalarının tutkusu. Yerine kaos ve karmaşa var. Şehirleri acıya dönüştüren tüm sinsi virüsleri, insana bilim gücü veren gizli bir el toparlayıncaya kadar Roma da suskun kalacak. Kimse Las Vegas’a gidip hayatının kumarını oynayamayacak.

Pusudan insan bedenine atlayan Korona virüsünün Ülkemize girişiyle insanlarda büyük bir korku ve panik havası oluştu. Bir günde insanların hissi tamamen değişti ve marketler ve eczanelere hücum başladı. Evlerde gıda stoku yapılırken ne kadar anti bakteriyel ürün, dezenfektan, maske ve kolonya varsa fiyatına dahi bakmadan hepsi satın alındı. Raflarda bu ürünlerin sadece etiketleri kaldı.

İlk kez Köln’de üretilen kolonya, hayranlık verici su olarak serinlik ve ferahlık oluşturmuş. Sadeliğin ve saflığın simgesi haline gelince vaktiyle Burjuvazinin gözdesi olmuş. Ayrıca Türk geleneğinin şeker ve lokumla ile birlikte en önemli ikram ürünlerindendir. Evlerde zaten hiç eksik olmaz. Şimdi bir dezenfektan olarak hiç görmediği rağbeti görmektedir. Alkolle komaya giren virüs, iyi limon kolonyasıyla da ölebilmektedir. Virüs ısınınca tavana doğru çıkacak, kolonyadaki etil alkolde uçunca hem virüse selam, hem de bize ferahlık verecektir.

Bu virüse karşı korunmak için cerrahi maskelerin alınması tavsiye edilmekle birlikte durum korku ve panik oluşturacak kadar değildir. Tek kullanımlık arınık ve sağlıklı cerrahi maskeden tutun; sis, duman, toz, virüs ve bakteri gibi kirleticileri nispeten daha yüksek oranda koruma sağlayan maskelerin birçok çeşitleri var. Ancak bunların hangisini kimin takacağı pek bilinmemektedir. Uzmanlar sadece hasta olanların, diğerlerine bulaştırmaması için maske takmasını öneriyor.

İnsanoğlu bir yandan iyi yaşam yolculuğu için güzergâh belirler fakat doğa kendisine yapılan ihanetin peşini bırakmaz. Korktuğu şeye uğramamak için dağlara çekilme koşulları içinde yaşamayı göze alan insan, hatta ötesine gidip dağlar aşıp daha huzurlu yaşam keşfine çıkmayı dener. Doğa, insanoğlunun çoğu adaletsiz tutumlarına karşı durup, düzeniyle adalet getirir. Çünkü Ömer Hayyam’ın vurguladığı gibi  “adalet kâinatın ruhudur”.

Bir virüs korkusuyla eve kapanıp her şeyi yüz üstü bırakan insan, belki yeniden sevgiyi, dostluğu, güveni, gönüllü yardımlaşmayı ve iyiliği yeniden keşfedecek; kendi sonundan çok huzuruna kavuşacaktır. Virüs korkusundan bir günde erittiği ve göz ardı edebildiği sarsılmaz bencil değerlerinin önemsizliğini kavrayacaktır. Sevip dokunamadıkları yanı başlarındaki yakınlarının yanında, paranın ve yığılan onca malın hiçbir değerinin olmadığının farkındalığına bir virüs sayesinde varacaklardır.

Dünyayı iliklerine kadar korkutan, ateş solutup insanları evlerine kapatan bulaşıcı ve yaygın korona virüsüne karşı işimiz zor ve çetin. Ancak gayret gösterip, çaba sarf edersek bunun da üstesinden gelinir. Korku ve panikten ziyade, tedbir konusunda daha bilinçli olmalıyız. Bir çiğdem toprağı yırtarken, biz de güneşin ve toprağın dostluğuyla virüsü yenip ondan hayatı koruyacağız. Virüs değil herkese mutluluk akıp bulaşacak.

Dostlukla…

Ali AKÇA

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. 1986 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda göreve başladı.  Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. 2002-2006 yılları arasında T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşavirliği görevinde bulundu. Halen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevini sürdürmektedir.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya