Bir güç, şeytânî bir güç, hesap mı görüyor, küresel sistemde bir hesaplaşma mı yaşanıyor, bilmiyoruz. Muhtemelen.
29.03.2020 20.35
146 okunma
Virüsün kaynağı asıl virüs: İnsanı azmanlaştıran, Tanrı’sız, ruhsuz pagan uygarlık!
Yusuf Kaplan

Bir güç, şeytânî bir güç, hesap mı görüyor, küresel sistemde bir hesaplaşma mı yaşanıyor, bilmiyoruz. Muhtemelen.

Hangi aktör, ne yapmak istiyor ya da hangi süper güç ne tür bir hesap peşinde koşturuyor, gibi komplovârî soruların izini sürmek yerine; dünyanın nereden gelip nereye gittiği, neler yaşandığı, daha açıkçası, dünyanın neden ve nasıl cehenneme çevrildiği gibi soruların, yani aktörlerden ziyade faktörlerin izini sürersek, başımıza ne geldiğini, neden ve nereden geldiğini daha iyi anlayabiliriz.

Yeni bir dünya kurulacağı artık anlaşılmış olmalı: Daha önce de söylemiştim: Büyük kırılma anları, yeniden kurulma anlarıdır aynı zamanda. Soğuk Savaş sonrasında kurulmaya çalışılan, adına “yeni dünya düzeni” denen küreselleşmenin dünyayı tam anlamıyla yeni kaosların, yeni savaşların, yeni işgallerin, yeni bir düzensizliğin eşiğine fırlatması, dünyanın böyle gitmeyeceğini gösterdi bu dünyanın lordlarına, en başta.

BATI UYGARLIĞI, İNSANLIĞIFELÂKETE SÜRÜKLEYENFELSEFÎ TEMELLERİ ATMIŞTI...

Bir asırdır, hatta bir buçuk iki asırdır yaşananlar, bugün yaşadıklarımızın habercisiydi aslında.

Batı uygarlığı, özellikle Sanayi Devrimi’yle birlikte emperyalist hegemonyasının, saldırısının zirvesine ulaştı ama bu, Batı uygarlığının felsefî, ahlâkî, siyasî olarak çöküşünü hazırlayan dinamitti.

İnsanın “ekonomik insan” olarak tanımlanarak ekonominin kölesi hâline getirilmesi, insanın ruhsuzlaşmasının ve dünyanın cehenneme çevrilmesinin temellerini attı, tohumlarını ekti.

Bütün bunlar, modern pagan Batı uygarlığının felsefî olarak çöküşünün, tekno-pagan dijital uygarlığın gelişinin işaretleriydi.

Benim insanın tanrılaştırılması, hakikat fikrini yitirmesi ve azmanlaşması olarak tarif ettiğim süreci, bizzat Batılı düşünürler de kendilerine özgü kavramlaştırmalarla ifade ettiler.

Bu düşünürlerin başında Nietzsche geliyor. Nietzsche, Hıristiyanlığı çarmıha germiş, moderniteyi giyotine göndermişti. Yaklaşık 140 yıl önce Nietzsche aynen şöyle demişti:

“Avrupa uygarlığı, ölüler evini andırıyor. Virüs, bütün vücuda yayılmak üzere... Çöl büyüyor... Çöl büyüyor... Böyle giderse, iki asır içinde, insanlığı büyük bir felâket bekliyor, büyük bir yokoluş ve nihilizm felaketi.”

Nietzsche’nin gözlemlerinin üzerinden yarım asır geçmeden Avrupalı azman, emperyalist güçler paylaşım ve güç savaşları içine girdiler: Yaşanan iki dünya savaşından sonra Avrupa, gücü’nün zirvesine ulaştığı bir sırada yerle bir oldu, cehenneme döndü ve tarihten çekildi.

Felsefî olarak Nietzsche’nin öngörüsü -paradoksal olarak kendisinin temellerini attığı- postmodernizmle birlikte geldi: Nihilizm felâketi, bu kez insanı aşağıladı. Tanrı fikrinin yitirilmesi, tabiatın delik deşik edilmesi, sonunda insanın da tahtından edilmesiyle sonuçlandı.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya