Tasavvufta İnzivâ Çilesi ve KORONA KARANTİNASI
İslam Tasavvuf Düşüncesinde ruh disiplini ve nefis terbiyesi için "inzivâ ve çile" esasına dayanan bir terbiye metodu vardır. Bununla; kendini ve nefsini terbiye etmek isteyen kimse (mürid), hak yola girip Allah rızasına kavuşmanın sırrına ermiş olur. Bu usulü daha iyi anlatabilmek için, önce bu sistemdeki tanımları izah etmemiz gerekir. şöyle ki ;
06.04.2020 21.25
3 yorum
2.203 okunma
Tasavvufta İnzivâ Çilesi ve KORONA KARANTİNASI
Kemal Cengiz
İslam Tasavvuf Düşüncesinde ruh disiplini ve nefis terbiyesi için "inzivâ ve çile" esasına dayanan bir terbiye metodu vardır. Bununla; kendini ve nefsini terbiye etmek isteyen kimse (mürid),  hak yola girip  Allah rızasına kavuşmanın sırrına ermiş olur. Bu usulü daha iyi anlatabilmek için, önce bu sistemdeki tanımları izah etmemiz gerekir. şöyle ki ;
 
"TASAVVUF", hikmet ve hakikat arayışı, bunun için takip edilmesi gereken "Hikmet Yolu" demektir.
"İNZİVA " ise. bu yolculukta hakikata ulaşmak isteyen MÜRİD'in  iç hesaplaşması demek olan MUHASEBE için kendini "çilehane" denilen ıssız ve sakin bir köşeye veya küçük bir odaya çekip kapatması demektir.
Bu işlemin zorlanarak değil, gönülden gelerek yapılması esas olduğu için; bunu nefsinde uygulayacak olan kişiye de, "istekli" anlamında MÜRİD denilmiştir.
Arapçada "köşe" anlamına gelen "zaviye" kelimesinin türevi olan 'İNZİVA"  ise; köşeye çekilmek demektir. Bu şekilde burada geçirilen süreye de "çile" denir.
"ÇİLE" . Farsça kökenli, "kırk sayısı" anlamına gelen "çel" kelimesinden gelmektedir. Müridin kendi istek ve arzusuyla kendini 40 gün süreyle böyle bir disipline çekmesi demektir.
 
Anlatılan şekildeki bir ruh disiplini için böyle bir yalnızlık ortamında, dış dünya ile ilişkisini kesmiş; Allah ile başbaşa kalan Allah âşıkı MÜRİD, kırk gün kendini hesaba çekerek ruh temizliğinden geçirir. Bu sürenin sonunda "çilesi dolmuş" olarak hak yolculuğuna çıkar, bu yolcılukta karşılaştığı her şeyde, her olayda ve her yerde Allah'ı düşünür; O'nun hikmetini arar. Samimiyeti nisbetinde de aradığını bulur. Anadolu Erenlerimizden Yunus Emre'mizin
"Yaratılanı hoş gör;
Yaratandan ötürü!"  sözünün anlamı da budur
 
Bu ilhâm ile ilintili olarak "40" sayısının, İslam Tasavvuf Düşüncesinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Kur'an-ı Kerim'de zikri geçen Hz.Musa'nın Allah'tan aldığı "on emri" telakki için TUR dağında 40 gün "MİKAT"ta kalması (Bakara, 2/51); dönüşünde yeniden putperestliğe sapmış  olarak bulduğu kavminin kuşak / nesil değşikliği için 40 yıl süreyle TİH / SİNA çölünde sürgüne mahkum edilmeleri (Mâide, 5/26); birçok Peygamberin hayatında olduğu şekilde Peygamberimizin de 40 yaşında Peygamber oluşu gibi...daha birçok mucizevi gerçeklerin 40 sayısıyla ilişkisi sözkonusudur.
Geleneğimizde, yeni doğan çocukların kırk günden sonra "kırkının çıkarılması"; annenin normal sosyal hayata 40 günden sonra dönmesi… gibi adetlerimiz de bu hikmetten kaynaklanır. Atalarımızın, bir insanın şahsiyet gelişiminin oturup yerleşmesi için 40 yaşı esas alarak, "Bir insan kırkında nasıl ise yetmişinde öyledir" sözü de bunu ifade eder.
 
Bu düşüncelerden hareketle; bugünlerde KORONAVİRÜS tehlikesi dolayısıyla "Millet olarak" hatta bütün dünyada İNSANLIK  olarak ZORUNLU İNZİVAYA çekilmek suretiyle sokağa çıkamadığımız bu SÜRECİ; kendimiz, âilemiz , milletimiz ve devletimiz için, hatta bütün insanlık için bir MUHASEBE SÜRECİ olarak değerlendirelim!
Başta kötü alışkanlıklarımız olmak üzere, çok istesek de bir türlü kurtulamadığımız yanlışlarımızdan ve kötü alışkanlıklarımızdan KURTULMA FIRSATI kabul edelim!
Bilmeliyiz ki, kötüden BIKARAK kurtulunmaz; bırakıp uzak kalarak kurtuluruz. Aklımızı kullanırsak;  İçki, kumar, fuhuş, bağımlılık, sigara... gibi esiri olduğumuz birçok kötülüklerden kurtulmanın bir fırsatı doğmuştur!
Hatta, ayetlerle anlatmaya çalıştığım hikmetinden dolayı "bu KORONAVİRÜS KARANTİNA SÜRECİNİN de, bu illetten kurtulmak için en az 40 gün süreli olmasında isabet ve hikmet vardır" derim.
Yüce Allah kitabında, "Olur ki, sizin hoşlanmadığınız şeyde Allah bir çok hayır yaratmış olabilir!" (Nisa, 4/19) buyurmaktadır.
 
Yüce Allah'tan Milletimiz ve tüm insanlık alemi için KORONAVİRÜSÜN kötülüğünün iyiliklere TEBDİLİ ile böyle bir çok hayırlara VESİLE olmasını niyaz ederim.
Hayat Rehberimiz olan Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah, "İnanıp tevbe ederek güzel işler yapanların günahlarının sevaplara çevrileceği" (Furkan, 25/70) müjdesini vermektedir.
 
KORONAVİRÜSÜN, İNSANLIK TARİHİNDE HAYRIN VE GÜZELLİĞİN BAŞLANGICINA VESİLE OLMASI DİLEĞİMLE !
 
KEMAL CENGİZ
Emekli Müftü
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 yorum yapıldı
Teşekürler Hocam
Yüreğinize sağlık hocam.
Yorum Ekleyen: Salih     7.4.2020 17:33:12
Doyumsuz
Sevgili Faik Turgut Beyin yorumlarına ilave edecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Kemal Cengiz Hocamız bir ilim deryasıdır. Allah ondan ve tüm dostlarından razi olsun
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     7.4.2020 16:17:49
KORONO VİRÜS (Her Şerde Bir Hayır Aramak)
Kıymetli Arkadaşım Kemal Bey; Yazınızı Okudum.Tekrar Okudum.Bu Kadar mı Güzel İzah edilir.Bu Kadar mı Güzel İfade edilir.Esasen Tasavvufla Pek İlgilenmezdim.Öyle Güzel Anlatmışsın ki;Neredeyse Bu Yaştan sonra Mutasavvufların Seyrü Sülükünü Takib Edeceğim Geldi.Bir de Her Şerde Bir Hayır Aramak,Sanki Seyyieleri,Hasenata Tebdil Etmek Gibi Yumuşak Bir Geçişle Hikmet Aramak Gibi Geldi Bana. Yazı Hem İlmi ve Ağır Tabirlerle Dolu,Hemde Bu Ağır ve Ağdalı Tabirler,Yumuşatılarak İzah edidiği İçin,Akıcı ve İnsan Zihninde Kalıcı,İz Bırakmaktadır.Doğrusu Tebrik Etmekten,Cenabu Haktan Zihin Açıklığı Dilemekten,Bir de Dua Etmekten Başka Birşey kalmamış.Herşey Yerli Yerine Oturmu Vaziyettedir.Eskilerin Ağır ve Ağdalı Lisanından Ziyade,Zamanımız Lisanı İle İzah Edilmesi,Yeni Nesil Üzerinde İz Bırakacaktır.Seni Tekrar Tekrar Tebrik Eder Saygılar Sunar,Daha Nice Eserler Vermen İçin Dua ve Niyaz ederim.Böylece Ben de Tasavvuf ve Terimleri hakkında Bilgi Sahibi Olduğumu İtiraf Etmeliyim.Sağol Var Ol Arkad
Yorum Ekleyen: Faik Turgut     7.4.2020 00:42:10
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya