Yeni Zellanda da iki camiye saldırı düzenleyen terörist saldırgan 50 Müslüman kardeşimizi şehit ediyor ve küstah- saçmalık dolu 70 sayfalık bir manifesto yayımlıyor.
30.03.2019 23.00
970 okunma
Hedef Türkiye Dedik-Hedef Müslüman Alemi
Ahmet Sargın

Yeni Zellanda da iki camiye saldırı düzenleyen terörist saldırgan 50 Müslüman kardeşimizi şehit ediyor ve küstah- saçmalık dolu 70 sayfalık bir manifesto yayımlıyor.  Bu zırva metinde Türklerle ilgili bölüm de  yer alıyor: "Topraklarınızda barış içinde yaşayabilirsiniz, size zarar gelmeyecek. Boğaz'ın Doğu yakasında... Ama Boğaz'ın Batı yakasında herhangi bir yerde yaşamayı dener, Avrupa'ya gelirseniz sizi öldüreceğiz ve hamamböceği gibi topraklarımızdan atacağız. Konstantinopolis'e (İstanbul'a) gelir, tüm cami ve minareleri yıkarız. Ayasofya, minarelerden kurtulacak ve Konstantinapol hak edildiği gibi tekrar Hıristiyan şehri olacak" tehdidinde bulunuyor. Hain sapıkça bir düşence der geçersiniz ama bu düşünce Avrupalı dostlarımızın bir çoğunda var olan düşüncedir dersek yanılmış olmayız!

Çevremizdeki ülkelere baktığımızda Yunanistan İstanbul’u ve Anadolu’yu istemektedir. Ermenistan Karst’an Sivas’a kadar bir bölgeyi istemekte ve Ermeni soykırımının kabulünü dünya kamuoyuna anlatmaya çalışmaktadır. İsrail vaat edilen topraklar adı altında Fırat nehri ile Nil nehri arasında kalan bölgenin tamamını istemektedir. Ülkemizin özellikle iki kıtayı bağlayan bir noktada olması ülkemizi cazibe merkezi haline getirmekte ve düşmanlarımızın iştahını kabartmaktadır.

Dünyanın belki de en önemli meselesi olan enerji hatları Türkiye üzerinden geçmektedir. Ülkemiz doğa koşulları açısından dört mevsimin bir arada yaşandığı ender ülkelerden biridir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının varlığı ülkemizin jeopolitik anlamda ne kadar önemli bir konumda olduğunun en önemli kanıtlarından biridir. Ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olması deniz ticaretinin önemiyle birlikte, aynı zamanda sıcak denizlere açılma stratejisini de üzerinde barındırmaktadır.

Madenler açısından baktığımızda ise karşımıza stratejik olarak toryum ve bor madeni çıkmaktadır. Özellikle bor madeninin dünya toplam rezervinin % 70 inin ülkemiz topraklarında bulunması ve bor madeninin yakıt dahil hemen hemen tüm alanlarda öneminin artması gözlerden kaçmamakta ve ülkemizin önemini bir kat daha artırmaktadır. Son dönemlerde yapılan petrol ve gaz aramaları sonucunda olumlu sonuçların gelmesi durumunda ülkemiz belki de dünyanın en önemli ülkesi olacaktır. Ülkemizin bu özelliklerini bilen dış güçler ve onların içerideki işbirlikçileri ile uzantıları ülkemizi bölmek ve nihayetinde ele geçirmek için her türlü oyunu her alanda sergilemektedirler.

Dünyada ve Türkiye de ki birçok strateji kuruluşlarına göre şu anda müttefikimiz görünen ABD,  İran ve Suriye'yi ve Türkiye'yi işgal edecektir. Yani ve bu topraklar yarın, (Allah korusun) yeniden bir Kurtuluş Savaşı mücadelesi vermek zorunda kalacak demektir. Böylesine bir tehlike çemberinin içerisinde yer alan Türkiye’nin ciddi politikalar üretmesi, inansımızın uyandırılması ve bölgenin gerçekleriyle yüzleşmesi gerekiyor. Bir başka önemli konu da Türk ve İslam Birliğinin kurulması ve İslam ülkelerin uyandırılmasıdır.

OYUNLAR TÜRKİYE ÜZERİNE OYNANIYOR!

Türkiye yi bir iç savaşa çekmek isteyen hainler var. Bu hainlerinin niyetini okuyamayan bazı zavallı vatandaşlarımızda ne yazık ki aynı düşünceyi paylaşıyorlar.  Ancak halkımızın duyarlı davranışı böylesine kötü bir niyete geçit vermiyor elhamdüllah!. Birileri ateşle oynuyor, birileri bilerek yangına körük tutuyor. Birileri de gaflet ve dehşetle siyaset adına benzersiz açıklamalarda bulunuyor. 

Evet, bu oyun Türkiye ve Türk dünyası üzerinde oynanmak isteniyor. Ermeni- Rum- Yahudi ve bunların tüm destekçileridir. Türkiye’nin bölünmesi, parçalanması konusunda ortak hareket ediyorlar. Yayınladıkları bölücü haritalar niyetlerini ispat ediyor. Bundan şüpheniz olmasın. Türkiye ateş çemberinin tam ortasında, istesek de istemesek de olaylar bizi yakından ilgilendiriyor.        

Büyük İsrail'in Devletinin kurulması için yapılan çalışmalarda, maalesef sıra bu sefer Türkiye'ye gelecek: Planın bir parçası olduğu açıkça ortadadır. Kavgaların sonucunda, bizim ülkemizin de bir kısmı İsrail'e vilayet yapılmak istenecek adımlar bunun için atılıyor. Güney sınırımızda Sosyalist bir Kürt Devleti kurmanın hesabını yapıyorlar. Ortadoğu'da tüm gruplar kendi içinde çatışma halinde, Müslümanlar birbirini katleder duruma gelmiştir. Irak, Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin bu durumdadır..

Büyük Ortadoğu Projesi uzun yıllardır gündemden düşmeyen bir ideolojik projedir.  Biliyorsunuz ki dünya petrol rezervinin yüzde 64'ü Ortadoğu topraklarında bulunmaktadır. Bu oran oldukça yüksek bir orandır. Bu yüzden ABD ve Batı ülkeleri için Ortadoğu stratejik bir öneme haizdir. Bu kavganın önemli bir nedeni de Petrol ve hâkimiyet kavgasıdır…

TÜRKİYE SIĞINILACAK BİR LİMAN

Cehennem ateşinden kaçan Türkiye’ye sığınıyor. İnsani ilişkiler gereği bunlara kucak açıyoruz. Türk olanlar da var,  Müslüman kardeşlerimiz de . Hangi birini dışarı atıp düşmana yem edeceksiniz?.. Kaçmak çare mi?  Bu da ayrı bir konu ama, Cehennem Ateşinden  çoluğunu çocuğunu ve namusunu kurtarmak için  kaçmak onlar için geçici bir çözüm gözüküyor… Mevla insanı bu denli çaresiz duruma düşürmesin! Ülkemiz konumu gereği “ Yangın yerinin tam ortasında” yer alıyor.

Zalim ve baskıcı idarecilerin tutumlarını protesto eden ,“Arap Baharı “ denilen hadiseler Müslüman Arap ülkelerinde yayılarak kardeş kanı döküldü. Bu ülkelerin yöneticileriyle  sorunları vardı doğrudur. Ama asıl sorun bu değil, asıl sorun emperyalist güçlerin hâkimiyet kavgasıdır. Bu ülkeleri sömürmek isteyen hâkim güçler önce bu ülkelere güdümlü devlet adamlarını atadılar sonra da onların ipini çekmek için kardeş kavgalarını körüklediler.

Bu gelişmeleri iyi okumamamız gerekiyor. Bosna- Hersek, Doğu Türkistan, Irak, Suriye, Filistin, Çeçenistan, Kırım, Azerbaycan, Kırgızistan, Gürcistan, Pakistan, Hindistan Türk ve Müslüman dünyası zaman zaman  ateş çemberinin içine alınıp toplu katliamlar yaşanıyor, baskı ve zulümlere maruz kalıyorlar. Ama Türkiye başka; Türkiye bunların ağabeyi, Türkiye tüm Müslümanların hamisi.. Bunu tüm dünya biliyor. Onun için hainlerin asıl hedefi Türkiye !...

PKK Doğu ve Güneydoğu bölgemizde hâkimiyet kurmak istiyor. Yeni bir İsrail’in  doğmasını arzuluyor. Orta doğuda çıbanbaşı ikiye çıksın istiyor. Amaçları bir Kürt devletinden çok Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin bozulmasıdır. Onların hedefi de Türkiye’yi bölmek ve parçalamaktır. Kürt halkı onlar için amaç değil araçtır. Düşman güçler bölgede azınlık güçler olarak kimi bulsa onu kullanmak istiyor. Onun için Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmemeli, tepki koymalıdırlar. Hatta bizimle birlikte açıkça PKK ya karşı savaş açmalıdırlar.

Marksist ve sol merkezli bir Kürt devleti  Kürt kardeşlerimiz için felaketin başlangıcı olacaktır. PKK yı tüm Türk ve Müslüman karşıtı güçler destekliyor. Başta Ermeniler ve Rumlar olmak üzere ezeli düşmanlarımız yemliyor ve silah desteğinde bulunuyorlar. Hatta bunların bir kısmı onların safında savaşa katılarak bölgede savaşıyorlar. Desteğini  Türk düşmanlığından alan, fuhuş ve uyuşturucuyla beslenen PKK , vur -kaç taktiği ile Türk  milletine göz dağı vermeye çalışıyor, “Bizi bitiremeyeceksiniz cinsinden… “

KÜRK KARDEŞLERİMİZ  BU İHANETİ BOZMALIDIR

Masum Kürt kardeşlerimiz bu hainlerden desteğini tamamen çekmeli, açık açık  teröre karşı olduklarını ilan etmelidirler. Devlet PKK ile savaşı  çok yönlü yürütmek zorundadır. Bu konu da iktidar ve muhalefet birlikte hareke etmek zorundadır. Kürt kardeşlerimiz korunurken bölücülerin destek ve yardakçıları tespit edilmeli tüm gelir kaynakları kurutulmalıdır.           

PKK’nın Meclise yansıyan uzantıları da bitirilmeli, teröre destek veren herkes bedelini ödemelidir. Hedef Türkiye’dir, amaç Türkiye’nin bölünmesi, parçalanmasıdır. Sonuç da Ortadoğu’nun parçalanması  ve Müslüman dünyasının  karıştırılmasıdır. Olayları iyi ve doğru  okurken tedbirlerimizi de almak zorundayız.  Korkak bir politika yürütecek olursak  biz acınacak hale gelebiliriz, Allah korusun!.. 

Bize 15 Temmuzu yaşatan hain FETO örgütü de bu planların başka bir sinsi ayağı idi. Ülkemiz işgal edilecek, arkasından da yangın yerine çevrilecekti. Bu  bir Haçlı saldırısıydı ! Haç- Hilal kavgasını iç savaşla devam ettirmek, kaleyi içten fethetmek istediler ama, Şanlı Türk Milletinin feraseti bu tuzağı buzdu elhamdüllah!..      

Son olarak şunu ifade edelim. Terörle Mücadele hem askeri hem de kültürel manada devam etmeli. Türkiye bölgenin ve Türk dünyasının ağabeyi olarak dimdik ayakta kalmalı. Kalkınmış, güçlü Türkiye Cumhuriyeti  Türk İslam Dünyasının umududur.

Türk ve İslam dünyasının ortak hareket etmesi ve bütünleşmesi konusunda ciddi ve emin adımlar atılmalı. Ayrıca dost ve müttefik ülkelerle hem Ortadoğu’nun hem de Müslüman dünyasının birlikteliği konusunda görüşmeler yapılmalıdır. Müslüman âlemine yapılan hain saldırılar dünya kamuoyuna  iyi anlatılmalı. Türk ve İslam dünyası huzur içinde yaşayacak olursa,  bundan insanlık kazanacak, geleceğe kardeşlik tohumları ekilecektir. Unutulmamalıdır ki: Türk İslam Medeniyeti sadece Türk dünyasının  umudu değil, tüm insanlık aleminin refah ve huzurunu sağlayacak en önemli çıkış yoludur…

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya