Anadolu Vakfının 7. Danışma Meclisi Toplantısında yaptığım kısa konuşmada dilimiz adına üzüntü ve endişelerimi kısaca dile getirmiş; medeniyetimizin ihyası ve inşası için atılan adımlarda -muhteşem manalarıyla anlayışımızı derinden etkileyen, hayatımıza yön veren- daha önce unutup kaybettiğimiz bazı kelimelerin yeniden zihin ve fikir dünyamıza döndürülmesiyle ilgi bir yazı kaleme almayı taahhüt etmiştim.
31.03.2019 18.40
1 yorum
990 okunma
Unuttuklarımız, Kaybettiklerimizdir.
İdris Doğan

Anadolu Vakfının  7. Danışma Meclisi Toplantısında yaptığım kısa konuşmada dilimiz adına üzüntü ve endişelerimi kısaca dile getirmiş; medeniyetimizin ihyası ve inşası için atılan adımlarda -muhteşem manalarıyla anlayışımızı derinden etkileyen, hayatımıza yön veren- daha önce unutup kaybettiğimiz bazı kelimelerin yeniden zihin ve fikir dünyamıza döndürülmesiyle ilgi bir yazı kaleme almayı taahhüt etmiştim.

Sözümü on beş gün sonra yerine getiriyorum.

Onlar, bizim vazgeçilmezlerimizdendir. Her biri, Batı’nın inanç, fikir ve ahlâk anlayışının harabe değirmenindeki laçka taşlar arasında un ufak edildi. O asil, aziz dilimiz, suni, sathi ilişkilerin, sahte tutumların, sözde davranışların eğretiliğine zarar vermesin; rezil, kokana makyajına dokunmasın; azgın, ahlâksız, yeni yetme tabularımıza el uzatmasın diye uyduruk kutsallar enkazında hafriyat malzemesi haline dönüştürüldü.

Bazen hayıflanarak, bazen gamsızca, hatta pervasızca seyrettik olup biteni. Şimdi büyük bir pişmanlıkla uğraşıyor, didiniyor, çırpınıyoruz ama ‘gidenin gelmediği’ hakikati şaklıyor suratımıza… Geçmişe düşmanlığın yakıcı okları önce adlarına dokundu nazlı kelimelerimizin, sonra da manalarıyla muhtevalarını paramparça edip geçti.

Neydi bunlar? Her biri insanlığın huzuru, saadeti, gelişmesi ve yücelmesinde yer alan asalet apoletleri… Unutma girdabında kaptırıp kaybettiğimiz değerler, yeniden sokağımıza semtimize gelir; günümüze, gündemimize oturur, dilimize, gönlümüze girer ümidiyle tek tek yazıyorum:

Haklıya hakkını veren, doğruluk; herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme kudreti, adalet…

İyi huylar, insanı manen yükselten iyi tabiatlar, faziletler; toplumda fertlerin davranışlarını düzenleyen ve herkesin uyması gereken kurallar, ilkeler, ahlâk…

Haysiyet, şeref, yüksek ruh sahibi; mal ve parasını sakınmayıp ihtiyacı olanlara veren; iyiliksever, eli açık, düşmanına bile yardım edebilecek yaratılışın sahibi, âlicenap…

Ruh, mana bakımından üstün ve kibar olma; saygı uyandıracak şekilde davranma; aslına sadık kalmanın en üst merhalesi, asalet…

İnsanın hataya düşüp utanılacak şeyler yapmasını önleyen, yerinde ve ölçülü davranmasını sağlayan meleke, söz ve davranışlardaki ölçülülük; her hususta haddini bilip sınırı aşmama, terbiye ve hicap hali, edep…

Eminlik, dosdoğru istikamet üzere bulunmak, korunması için teslim edilen şeye asla el uzatmama, başkasının hukukunu teminat altında, emniyetle tutabilme kararlılığı, emanet…

Dürüstlük, iffet, namus, merhamet, alçak gönüllülük, yiğitlik, sadakat, adalet, kerem ve ihsan gibi meziyetlerin tamamını sinesinde barındıran, fazilet…

Hemen anlama, çabuk kavrama, zihin uyanıklığı; görür görmez bir insanın ahlâkını ve kabiliyetini yüzünden, duruşundan anlama melekesi, feraset…

Milletin, vatanın, yakınların şerefini koruma gayret ve hassasiyeti, hamiyet…

İnsanı arsızlık ve yüzsüzlükten koruyan utanma duygusunun beslediği, hayâ…

Hiçbir dünyalığın elde demeyeceği özsaygı ve itibar ile gelen; kendine değer verme, önem verme; kendisine değer verilme, önem verilme, hatırı sayılır olmanın şahikası, haysiyet…

Huy yumuşaklığı, öfke ve hiddet gerektiren durumlarda kendisine hâkim olarak sakin ve serinkanlı olma tavrı, hilim…

Bir şeye veya bir kimseye değer vermekten ileri gelen ölçülü davranma; çekinme ile karışık bir sevgini verdiği dikkat ve itina gösterme hissi, hürmet…

Cinsi hususlarda ahlâk kurallarına bağlılık; hayâ, ar, namus sahibi olarak dürüst ve temiz yaşama azmi; kendine ait olmayan ve yasak olan şeylere el uzatmama hali, iffet...

Temiz sevgi ve yürekten bağlılık, davranış ve ibadetlerdeki içtenlik; halis, temiz doğru sevgi; gönülden gelen dostluk, samimiyet, bağlılık duygusu, ihlâs…

Ağırlama, kıymet vererek hürmet ederek misafirperverlik gösterme; gönül hoşluğu için karşı tarafa takdimde bulunma, bağış ve ihsanı hayat tarzı haline getirme, ikram…

İnsanlara gönül alacak biçimde davranma, güler yüz gösterme, hatır yapma ve rağbet etme edebi, iltifat…

Gönülden tasdik etme, doğrulama, söyleneni gönül huzuru ile benimseme; karşısındakine gü­ven telkin etme, şüpheye yer vermeyecek biçimde içten ve yürekten kabulün sımsıcak büyüsü, iman…

Nefse değil, hakka ve adalete uygun davranış; vicdanın sesine uyarak adaletle hareket etme, merhametli davranma, insaf…

Gerçeği anlama hususundaki güçlü seziş yeteneği, görgü ve kavrayıştan gelen ruh ve zihin uyanıklığı, irfan…

İkram etme, ağırlama; esirgemeden, kendinden daha çok başkalarını düşünerek hiçbir karşılık beklemeden muhtaçlara yardımda bulunma alışkanlığı, isar…

Saygı görme, gösterme; değer, önem verme ve verilme, hatırı sayılır olma durumu, itibar…

Korku, çekinme ve şüphe duymadan inanma ve bağlanma duygusu; güven duyma, güvenilir olma hali, itimat…

Hürmet, saygı, ikram, kıymet, itibar, ululuk ile yüceliğin zirvesi, izzet…

Elindekiyle yetinme ve ondan hoşnut olma, yeterli buluma, başkasının elindekine göz dikmekten kaçınma, kanaat…

Sadece insanın mutsuzluğunu değil, diğer canlıların da acısını, kederini yüreğinde hissedip üzüntü duyma ve ihtiyacı olana yardım için bütün imkânları seferber kılma durumu, merhamet…

Kötülükler veya zorluklar karşısında yılmadan, yılgınlık göstermeden güçlü, dayanıklı ve metin olma, metanet…

İyilik ve ihsanda bulunma, cömertlik; lütufkârlık, insanca davranma, mürüvvet…

İnsanın ahlâk kurallarına uymasını sağlayan, onu şerefli kılan manevi duygu; güzel haslet, ırz, iffet, hayâ; dürüstlük, doğruluk, ısrarla korunması gereken ve kötülerin dokunmasına izin verilmeyen manevi değerler manzumesi, namus...

Terbiye, edep, kibarlık, incelik ile karşıdakinin şahsiyetine zarar verecek davranışlar ile sözlerden kaçınma; dikkatli davranmayı gerektiren durum ve tavır içinde bulunma, nezaket…

Katlanması zor gelen haksızlık, sıkıntı, hastalık, yoksulluk, felaket gibi insana acı veren durumlar karşısında umutsuzluğa kapılmamadan, şikâyetçi olmadan tahammül gösterme; olacak, gelecek veya gerçekleşecek bir şeyi telaşa kapılmadan bekleme, acelecilikten, ruha ve bedene zara veren şeylerden uzak kalma; nefsin aşırı, sınırsız isteklerine karşı koyma kararlılığı, sabır…

Doğruluk, dürüstlük temelleri üzerinde yükselmiş samimi ve sağlam dostlukların inşa ettiği bağlılık; kendisine iyilik edip lütufta bulunana, koruyana minnet, şükran duygusuyla bağlanma; bu bağlılığa yaraşır şekilde davranma, hainlik, döneklik yapmama ve vefakâr olabilmenin ta kendisi, sadakat

Gönülden isteme, içten gelerek yapma, şeksiz şüphesiz inanma ve inancın edebini koruma; karşıdakinin hakkına hukukuna tecavüzü engelleme; riyadan uzak candan, senli benli, içli dışlı olma hassasiyeti, samimiyet…

Kararında ve sözünde sabit olma, bir iş veya davranışta azim ve kararlılık gösterme; doğruluk ve güzellikte ısrar edip ondan asla vazgeçmeme tarzı, sebat…

Yiğit olma durumu, yiğitçe davranış, yüreklilik, cesaret ve kahramanlığın en üst rütbesi, şecaat…

Koruma, acıma ve esirgeme duygusunun kök saldığı sevgi, şefkat...

Uyduruk ‘onur’la dilimizden kovduğumuz; zorlu, yorucu çalışmalar sonunda fazilet, cesaret ve maharetle kazanılan devasa birikimin ifadesi olan, şeref…

Verdiği nimetler, tanıdığı imkânlar ve fırsatlar için Allah’a olduğu kadar kendisine yardımda bulunanlara karşı samimi minnet duygusu, şükran…

Allah'a ve O'nun yarattıklarına karşı saygı, sevgi ve şükür duyarak varlık bilincinin harika ifadesi, takva…

Hürmet etme, saygı gösterme, karşıdakinin büyük sayıldığına işaret edecek şekilde güzel muamelede bulunma, tazim…

Sözünde durma, verilen sözü yerine getirme; dostluk ve muhabbette sebat, sevgide süreklilik; bağlılık ve sadakat duygusu, vefa…

Hayat tarzına yansıyan incelik; zarif bir düşünce ve bir derin anlayışın beslediği nezih tutum örtüsü, zarafet…

İyilikler yapmaya,  Yüce Yaratıcı’yı anmaya ve ona itaat etmeye yönelik sözler, davranışlar bütünü, zikir…

Unutmamız dolayısıyla kaybettiklerimiz, elbette sadece bunlardan ibaret değil; ancak şimdilik bu kadar…

Maksadım, derdim suyu yokuş yukarı akıtmak değildir; hele hele bu, ölüyü diriltmek kastı asla taşımaz. Zaten böyle bir şeye gücüm de yetmez. Gayretim, amacım büyük medeniyetin yeniden ihyası ve inşası adına -daha önce duvarlarından acımasızca, ahlâksızca sökülüp darmadağın edilen- temel taşlarını yerli yerine koymaktır. Güzel Türkçemiz adına şairlerin, ediplerin, hatiplerin, âlimlerin, muallimlerin, münevverlerin yardımına her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Bekliyorum… 

İdris Doğan
idris-dogan@hotmail.com 
31 Mart 2019      

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Teşekkür
Teşekkürler. İdris bey.
Yorum Ekleyen: ibrahim kumaş     3.4.2019 13:50:06
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya