Koronavirüste doğrular ve yanlışlar..
Virüs konusunda yapılan en doğru iş, hastalık riskinin azaltılması için ‘evde kal’ tedbiridir. Hastalık görünen şehirden çıkmamak ve o şehre girmemek de kadim bir gelenektir. Aynı zamanda sağlam bir tedbirdir.
07.04.2020 19.12
2.115 okunma
Koronavirüste doğrular ve yanlışlar..
Av. Sabri Turhan

Virüs konusunda yapılan en doğru iş, hastalık riskinin azaltılması için ‘evde kal’ tedbiridir. Hastalık görünen şehirden çıkmamak ve o şehre girmemek de kadim bir gelenektir. Aynı zamanda sağlam bir tedbirdir.

Basındaki beyanların, konuşmaların ve görüşlerin hepsi izafidir. Ve bu açıklamalar, virüsü gerçek manada izah eden ve çözüm yolları getiren görüşler değildir. Çünkü virüs henüz tam olarak tamamlanamamış, mahiyeti çözülememiştir.

Özellikle televizyonlara çıkan, koca koca hocaların ve hekimlerin izahları da bu cümleden olarak, tahminlerin ve iyi niyet temennilerinin tekrarından ibarettir.

Eğer bu virüs tanımlanmış ve vasfı çözümlenmiş olsaydı zaten hemen ilacı veya aşısı bulunurdu. Virüsün şu an ilacı yok! Niye yok ? Çünkü tıp dünyası koronavirüsü daha önceden tanımıyordu. Yeni tanıdı. Ve daha aşısını keşfedecek el çabukluğunu yakalayamadı.

Televizyonlara çıkan uzmanlar (!) ilk önce; ‘ biz bu virüsü tanımıyoruz amma..’ diye söze başlamalı, temenni ve tahminlerini ondan sonra söylemeli idiler. Ama böyle yapmayıp, kırk yıldır koronavirüsü tanıyorlarmış gibi ve hayallerinden geçenleri olacakmış gibi gören izahlar yaptılar. Sonunda bu izahların çoğu havada kaldı.

‘Virüs üç saat havada kalır. Yolda yürürken havadaki virüs size bulaşabilir.’ dendi. Sonra bunun yanlış olduğu anlaşıldı. ‘Virüs yaz gelince sıcakta ölecek, ha gayret’ dendi. Ama sıcak afrika ülkelerinde virüsten ölmüş ve sokakta kalmış insan manzaraları çıktı. ‘ Hasta olmayanlar maske takmasın’ dendi. Şimdi herkese maske mecburiyeti getirildi.

Üç haftadır televizyonlarda yapılan panellerle konuya bir çözüm getirilemedi. Ama panellerle uzman (!) olanlar da konuşa konuşa belki virüsü öğrenmek üzere..

İlk dönemde, ‘keşke virüse başta yakalansam sonraya kalmasam, nasıl olsa illa yakalanacağım’ diyenlerle; ‘aman hocam ! evde kalsak da daha sonra yakalansak olmaz mı?’ diyenler tartıştı. ‘ Nasıl olsa herkes yakalanacak’ görüşü, müthiş korku saldı.

İşin başka bir yönü ise, olayın perde arkasında bir tezgah olduğu tezini gündeme getirdi. Bu, büyük bir endişenin kaynağıdır. Tezgah; ‘ Virüsün bir labarutuvar imalatı’ olduğu görüşüdür. Virüs önce Çin’de çıktı, Çin’in Wuhan eyaleti başkent Pekin’e 450 km Wuhan eyaleti iken ve ekonomi merkezi Şangay’a 800 km iken bu şehirlerde tehlike korkunç boyutta değil. Ama Wuhan’dan 8000-9000 km uzaklıktaki İtalya’da, İspanya’da, Fransa’da tehlike çok büyük. Hele ABD’de tehlike şimdi onu birinci sıraya taşıdı.

İşin böyle oluşu ‘ laboratuar imalatı’ endişelerini güçlendiriyor.

Bir başka iddia da ; virüsün büyük ekonomileri vurduğudur. Dünyanın 18 büyük ekonomisine sahip devletlerin daha çok yıpratılacağı öngörülmüş sanki. Yunanistan’ daki, Bulgaristan’daki durum basına pek yansıtılmıyor bile..

Dünya ekonomileri virüs sebebiyle altüst oldu. Daha da olacağa benziyor. Ölümlerin verdiği korku bir yana, ekonomiler çöküyor. ABD başkanı Trump, ‘ 200 bin kişinin ölümüyle bu işi atlatırsak, kendimizi başarılı sayarız.’ Dedi

Salgın bittiği zaman ( ne zaman biteceğine dair bir ipucu yok, sadece tahmin ve dilek var.) devlet yönetimleri ve ekonomilerin işleyişi de değişecek şüphesiz. Yeni tarz metod ve işleyişler aranacak. Altüst olmuş sosyal hayatları düzeltmek için köklü değişiklikler aranacak. İşin psikososyal yönü de olacak.

İnsanların virüsten nasıl kurtulacaklarının yöntemi aranıp bulunduktan sonra, daha büyük bir uğraşıya girileceği kesin gibi. Zira altüst olmuş bir hayat, yeni bir metod ve kurallar bütünü ile düzeltilebilir. Bu da ayrı bir zaman alacak elbette.

Bu, toplumların ve yöneticilerinin kendilerini toparlayıp yeni duruma çabuk adapte olmalarını gerektirir. Kendini çabuk toparlayan veya değiştirenler bu yarışta en şanslı olanlardır.

Bekleyip göreceğiz…

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya