Türkiye dünyanın toprak bakımından en zengin ülkelerinden birisidir. Tarım ve hayvancılık açısından bölge ülkeleri arasında önemli bir yere sahiptir.Tarımsal üretimde ve özellikle de gıda üretiminde kendi kendine yetecek imkana sahip olan ender ülkelerden birisiyiz.
17.04.2020 21.34
294 okunma
Tarımın Yok Oluşuna Seyirci Kalamayız
Ahmet Sargın
Türkiye dünyanın toprak bakımından en zengin ülkelerinden birisidir. Tarım ve hayvancılık açısından bölge ülkeleri arasında önemli bir yere sahiptir.Tarımsal üretimde ve özellikle de gıda üretiminde kendi kendine yetecek imkana sahip olan ender ülkelerden birisiyiz.
 
Ülkemizde toprağın yüzde 16 sını çayır ve otlak alanları, yüzde 26 sını orman alanları, yüzde 35’ini tarım alanları oluşturur. Dikili tarım alanı (üretim yapılan alan) 40 milyon hektar civarındadır. Kısacası Anadolu tahıl ambarı konumundadır. Geniş ovaları, verimli toprağı, zengin bitki örtüsü ve sulanabilir arazisiyle zengin bir ülke konumundayız. Yer altı ve yer üstü zenginliğimiz ile dikkatleri daima üzerimize çekmişiz. Dört mevsimde de üretim yapabilecek bir kapasite ve imkana sahibiz.
 
Şüphesiz ki, bir ülkenin kalkınmasında sanayi ve teknoloji önemli bir yer tutar. Ancak ekonomik dengenin sağlanabilmesi tarım ve hayvancılığın da geliştirilmesiyle mümkündür. Ülkemizin bir tarım ülkesi olması gerçeği bizi tarıma dayalı bir ekonomik modeli tercihe zorluyor. Tarım ürünlerinden vazgeçmek ekonomiyi sekteye uğratmak demektir. Özellikle sulu tarımın geliştirilmesi için bütün imkanlar seferber edilmelidir.
 
İnsanoğlu yaratılışından günümüze hep toprakla haşır neşir olmuş; ekmeğini topraktan çıkarmıştır. Modern yaşam ve şehirleşme bizi teknolojiye ve sanayiye yönlendirmiş olsa da: topraktan, tarımdan vazgeçemeyiz. Tarım ve hayvancılık bizlerin en önemli geçim kaynağıdır. Türkiye bir tarım ülkesidir; tarım üretiminden vazgeçmek demek ekonomiyi sekteye uğratmak demektir.
 
Ülkemizin bir tarım ülkesi olması hasebiyle nüfusumuzun büyük bir çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşıp geçimini de tarım ve hayvancılıktan sağlamıştır. Sanayi ve teknolojinin gelişmesi işsizliği artırmaya başlamış, tarım ürünlerinden uzak kalışımız hayat pahalılığını da teşvik etmiştir. Köylerin boşalması hem işsizliği artırmış hem de tarım arazilerinin çölleşmesine neden olmuştur.
 
Bugün maalesef köyler boşalmış, tarlalar terkedilmiş, köylü şehirlere göçerek kendine iş arar hale gelmiştir. Köylerde sadece  gariban vatandaş ve yaşlı nüfus kaldığı için üretimde durmuştur. Sadece kendisine yetecek kadar ürün kaldıran köylü, tarım ürünlerinden de elini çekmiş durumdadır. Hatta malum olunduğu gibi bugün köylü bir çok ihtiyacını şehirden satın alarak gidermeye çalışmaktadır. Bu gidişle tarlalar çölleşecek, üretim duracak bağ ve bostan işleri tamamen yok olup gidecektir.
 
İkincisi de üretici vatandaşlarımızın karşılaştığı sorunlardır: Maliyetin yüksekliği, tarım ilaçlarının, mazotun ve gübrenin pahalı oluşu; yetiştirilen ürünün depolanması, pazarlama sıkıntısı ve ucuz fiyata alıcı bulmasıdır. Bu noktada parayı kazanan köylü değil aracı, karaborsacı ve stokçu olmaktadır. Böyle olunca da köylü üretimden soğumuş oluyor. Emeğini karşılayamayan köylü: Ben bu sıkıntıya niye gireyim diye düşünüp üretmekten vazgeçiyor.
 
Devlet eliyle ülke genelinde kooperatifler kurulmalı ve çiftçi desteklenmelidir. Hem ekimde hem de üretimde Tarım Müdürlükleri ile ziraat mühendisleri köylünün bizzat yanında olmalı. Sulu tarıma ağırlık verilmeli, seracılık yaygınlaştırılmalı ve modern köy çiftlikleri kurulmalı. Hayvancılık, bağcılık, meyve- sebze üretimi ve arıcılık geliştirilmelidir. Mevsimin durumuna göre yaz ve kış dönemlerinde de üretim yapılarak geniş bir pazarlama ağı oluşturulabilir. Bu konu da devlet üreticinin yanında olmalı her türlü kolaylığı sağlamalıdır.
 
Ülkemizde tarım ve hayvancılığın desteklenmesini ülke ekonomisi için oldukça önemli görünüyor. Çünkü Türkiye bir tarım ülkesidir. Köylerin boşalması ve tarım alanlarının terk edilmesi üretimin azalmasına neden olmuştur. Bu durum hayat pahalılığını da teşvik etmiştir.
 
Bütün modern ülkelerde olduğu gibi hem sanayii ve teknolojide hem de tarımsal ürünlerin üretiminde ciddi ve somut politikalar uygulamak zorundayız. Köylerin boşalmasına seyirci kalamayız. Tarım alanlarının terk edilerek çölleşmesine müsade edemeyiz. Tarım ürünlerinin üretimi, hayvancılığın teşvik edilesi ekonomimiz için oldukça önemlidir.
 
Köy ve köy ürünlerinin üretimi desteklenip teşvik edilmelidir. Köye dönüş projeleri başlatılmalıdır. Modern köy çiftlikleri kurularak örnek köy uygulamaları başlatılmalıdır. Köy ve kasabaları kalkındırıp şehirlere yapılan hizmetleri buralara taşırsak, köylere olan ilgi ve cazibeyi de artırmış oluruz. 
 
Özellikle insanların emeklilik dönemlerini rahat ve huzurlu içinde bir köy ortamında geçirmelerini sağlayabiliriz. Böylece beton binalara hapsetmiş olduğumuz insanları bağ ve bahçe içinde Cennet misali mutlu ve huzurlu bir yaşamla buluşturabiliriz.
 
Doğal ve Organik köy ürünlerini yetiştirmek ve tüketmek sağlık bakımından da faydalıdır. Tarım ve hayvancılık teşvik edilerek modern bir köy yaşamı oluşturmak şehirde sıkışıp kalan ve bunalan insanları da mutlu edecektir. Bu uygulamayı kalkınmış modern ülkelerde görüyoruz. Sözün özü bir tarım memleketi olan ülkemizde köylünün tükenişine ve tarımın yok olmasına seyirci kalamayız. Köylü (kalkınmanın ve) milletin efendisidir sözüne bağlı kalmalıyız...
Ahmet Sargın / Yozgat
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya