Kuvvetle arzu edilen ya da özlenen şey, gelmeden önceki ümit, iştiyak ve sabır; kavuşma sonrası yerini huzura, mutluluğa bırakır. Müslümanların gözü aydın, dünyamızı teşrif etti Ramazan, mübarek olsun…
23.04.2020 06:16
1.540 okunma
MERHABA YA ŞEHR-İ RAMAZAN, MERHABA!
İdris Doğan

Kuvvetle arzu edilen ya da özlenen şey, gelmeden önceki ümit, iştiyak ve sabır; kavuşma sonrası yerini huzura, mutluluğa bırakır. Müslümanların gözü aydın, dünyamızı teşrif etti Ramazan, mübarek olsun…

Çocukluğumuzun teravih namazlarında ilk on beş gün kametlerinde müezzin efendi: “Merhaba ya şehr-i Ramazan!” diye Ramazan’a kavuşma sevincini; son on beş güde ise: “Elveda ya şehr-i Ramazan!” diyerek ondan ayrılmanın hüznünü dile getirirdi. Şimdilerde böyle okumuyor müezzinler, bu yıl zaten olmayacak.

Ramazan da elbette, başka aylar gibi belli bir zaman diliminden ibarettir ve on iki aydan birisidir. Ramazanı diğer aylardan ayıran, önemli ve değerli kılan ayrıcalıkları vardır şüphesiz. O geldi mi, Müslüman -ister maddi, ister manevi olsun- hayatının akışını gözden geçirir, kendisine çeki düzen verir; tavrı, davranışı ve alışkanlıkları bambaşka bir hal alır. Zira artık o, ‘oruç’ludur.

Oruç, kendisine itibar edip sahip çıkan herkese Ramazanda affın, mağfiretin, huzurun, saadetin yolunu açar; kendisine yanlışları düzeltme, doğruları yüceltme fırsatları sunar. Bu zaman diliminde o, yolunu gözleyenlerin yenilenmesi, gelişmesi ve yücelmesi için dalga dalga gönülleri, haneleri kuşatıp iyiliğin, başarının, güzelliğin sağanak sağanak inmesine vesiledir.

Hem fert, hem toplum olarak; hatta inanlar ve insanlık olarak hüzünlerin, ıstırapların kol gezdiği bir zamanda bile olsa, Ramazan maddi manevi yıkıma karşı sapasağlam bir kalkandır. Asıl önemlisi bu zaman, Allah’a karşı hakiki bir kul olma; diğer insanlara, hayvanlar âlemine, doğaya ve çevreye karşı ahlâki sorumlulukları yerine getirme davetidir.

Bilirisiniz bu ay, aynı zamanda ‘Kur’an ayı’dır, onun için kendisine kutsiyet atfedilir. Yani Ramazan, oyun ve eğlenceyle geçirilecek sıradan bir zaman parçası değil; Rabb’imizin hidayet kaynağı olarak insanlığa lütfettiği Kur’an’ın, Allah Resulü’nün örnekliğinde, bizden istediği bir hayat tarzına dönme ve onu hayata geçirme zamanıdır. Dinin temel kaynağı Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya her zamankiden daha çok ihtiyacımız vardır, bu manevi iklimde.

Bu vesile ile tekrar etmiş olalım. Kur’an, bizzat insanın yer aldığı var oluşun, kâinatın, hayatın kendisi için ne anlama geldiğine; kendisinin nereden gelip nereye gittiğine dair sorulara verilen gerçek bir cevaptır. Kur’an, insana kâinat, insanlık, tabiat, toplum, tarih konusunda ve insanoğlunun yeryüzü serüveninde ve görevinde şaşmaz bir yol haritasıdır. Kur-an, yeryüzünde ezilenlerin çığlığı; insanlığa yapılan ahlaksız dayatmalara, kötülüklere, haksızlıklara ve zulme karşı bir kıyamdır. Kur’an azgın, zalim egemenlerin sahte mazisine karşı, varlığa ahlaki bir yaklaşım sunarak tarihi yeniden kaleme alan bir bilgi kaynağıdır.

Kur’an insanın kendisine olduğu kadar; inanç, düşünce, eylem, siyaset, ekonomi, estetik, hukuk, ahlak, çevre, bilim gibi –maddi manevi bütün alanlara dair- kapsamlı, tutarlı, kuşatıcı bir bakış açısı ortaya koyar. Hâsılı, Kur’an, bir kurgu, bir temenni, bir hayal değil; hayata geçirilmesi gereken bir eylem planıdır. ‘İyi’yi yad a ‘kötü’yü işlemeye yatkın insanoğlunu kesintisiz ve sürekli olarak hayra ve güzele yönelten bir kılavuzdur.

Bu zaman, hiçbir şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde tanımları yapılan ve insanın yaratılış kodlarına yerleştirilen iyilikler ile kötülükleri ayırt etme yeteneğinin yeniden harekete geçirilmesi için şefkat, merhamet uyarısıdır. Bu ay, Kur’an’ın ışığı ve Hz. Peygamberin rehberliğinde müşterek tecrübeyi hayata geçirmeye, böylece insanın izzetini, şerefini yeniden yükseltmeye ikna ve teşviktir.

İyilerle dost olmanın, iyilikte yardımlaşıp kötülüklere top yekûn karşı mücadele etmenin yanına eklenecek birkaç hasleti ifade ederek bitirelim bu yazıyı: Başkalarına maddi yardımda bulunmak, iffeti korumak, emanete riayet etmek, adil, alçakgönüllü, hoşgörülü olmak gibi… Canı gönülden inanırım, cimrilik, yapılan iyiliği başa kakmak; kibir, haset, israf, yalan, riya, su-i zan, ifsat, dedikodu, iftira, zina, içki, kumar gibi insanlığın içine düştüğü belâlardan uzak kalarak dosdoğru bir istikamette ilerleyenlere hayır, huzur ve rahmet sunacaktır, Ramazan.

Kutlu olsun! 

İdris DOĞAN
23 Nisan 2020

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya