RAMAZANI YAŞAMAK VE ANLAMAK
Kadir gecesini içinde barındıran, oruç ibadeti ve Kuranla şereflenen Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı Ramazan ayı geldi. Ama hepimizin söylediği gibi buruk geldi. İnsanlar, aileler, dostlar, arkadaşlar, bu güne kadar bilinmeyen, görünmeyen virüs musibeti nedeniyle bir araya gelemiyor, namaz ibadetlerini, cemaatle camilerde buluşarak birlikte kılamıyoruz. İtikâfa girecekler camilerde olamayacaklar.
09.05.2020 11.55
1 yorum
5.475 okunma
RAMAZANI YAŞAMAK VE ANLAMAK
Hayrullah Başer

Kadir gecesini içinde barındıran, oruç ibadeti ve Kuranla şereflenen Rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayı Ramazan ayı geldi. Ama hepimizin söylediği gibi buruk geldi. İnsanlar, aileler, dostlar, arkadaşlar, bu güne kadar bilinmeyen, görünmeyen virüs musibeti nedeniyle bir araya gelemiyor, namaz ibadetlerini, cemaatle camilerde buluşarak birlikte kılamıyoruz. İtikâfa girecekler camilerde olamayacaklar. İl, il grup grup dostlarımızla yaptığımız iftar, sahur sofraları olmayacak, hazırlanamayacak bu yıl. Bu nedenle buruk bir ramazan geçireceğiz.

O zaman biz de evlerimizde bir Ramazan boyu hep birlikte ailecek itikâfa girmiş gibi, iç muhasebesi yapalım.  Bu rahmet, mağfiret ve kurtuluş ayında Kur’an’ın neresindeyiz, Ramazana nasıl anlam veriyoruz. Geliniz ferdi, ailevi, toplum olarak birlikte Kur’an okuyalım, anlayalım yaşama noktasında tefekkür edelim.

Bireysel Anlama

İtikadî ve imanî anlamında Peygamberimiz Hz. Muhammed’in risaletiyle tebliğ ettiği tevhide teslimiyet manasının biz neresindeyiz? Bu anlamda samimimi, derûnî bir teslimiyetimiz var mı? İbadetlerimizde Kur’an’ın sadeliği, ihlası, samimiyeti, saflığın, arınmışlığının neresindeyiz? Bid'at ve hurafelerden, hikâyelerden ne kadar arınmışız?

Kur’an’ın sarp yokuş dediği; bir yakını, yetimi, yoksulu doyurmanın, her türlü belaya, musibete karşı sabrın, cimriliğin, insanlar arası ilişkilerde her türlü yönetimlerde (iş, aile, toplum ve benzeri) adaletin, hukukun, istişarenin, yardımlaşmanın, vefanın, kardeşliğin, dostluk, akraba komşu hukukunu korumanın, kırgınlıkları gidermenin, doğru şehadet etme mesajının neresinde olduğumuzla ilgili hep beraber kendimizi sığaya çekelim. Bireysel manada kendimizi test etmeliyiz. Test ederken Peygamber ve arkadaşlarının davranışlarını, örnekliğini emsal alabiliriz.

Toplumsal Anlama

Tüm insanlığın, Müslüman Dünyanın, mazlum milletlerin içinde bulunduğu açlık, yoksulluk, cehaletin, savaşların, itikadi, kültürel yozlaşmanın, sömürgeleşmenin, bölünmüşlüğün, parçalanmanın, düşmanlıkların, uluslarası proje ve planların ürünü olduğu, bizlerin bu konulardaki kusurumuz, vebalimiz nedir, sebepleri nelerdir, gelecekte neler yapmalıyız? Karantina olan evlerimizde tuttuğumuz oruçla ibadetlerle yaşadığımız Ramazan ayında bunları düşünmeli, bunları tefekkür etmeliyiz, sorgulamalıyız.

Yine bu oruçlu saatlerimizde emperyalist batının kendi toplumlarının zenginliği, refahı güç elde etmesi adına İslam dünyasında Müslümanların üzerinde oluşturdukları vahşetin, kültürel, siyasi, ideolojik, ekonomik, teknolojik, manevi, felsefi, sanatsal sömürgeciliği nasıl çözebiliriz? Ülkemiz de dâhil sekülerleşmiş, hukuksuzluk, tüketim, israf, sosyal medya, magazin kültürüne teslim olmuş yapımızı manevi, kültürel, eğitim, sosyal ve benzeri hayatı yeniden nasıl düzeltebiliriz, neslimizi bu cendereden nasıl kurtarırız?

Toplumsal çözülüş, itikadi, ameli, mezhep çatışması, etnik, bölge, sosyal, manevi bölünmüşlük, kavgalar ve acımasız çekişmeyi nasıl durdururuz? Oruç ayı, Kur’an ayı Ramazan ayında bunları düşünmeli, Kur’an’ın, Vahyin mesajını risaletin örnekliğini doğru okumamız gerekmez mi? Sömürgecilerin oyununa gelmiyor muyuz?

O zaman Ramazan ayının rahmet bereket, mağfiret, kurtuluş müjdesi oluşunu doğru okumuş olmaz mıyız?  Şu zor günlerde gelen Ramazan ayının ibadet tarzına böyle bakıyorum. Sonuçta şunları paylaşmak istiyorum.

Yapacaklarımız

  • Kur’an ayında oruç, namaz, zekât, hac ve benzeri farz ve nafile ibadetlerinde gösterdiğimiz hassasiyeti, sosyal, hukuk, ekonomik, bilimsel, teknolojik kültürel, siyasi, bürokratik, ticari ve benzeri konularda da göstermeliyiz.
  • İnsanlığın, mazlum milletler ve Müslüman milletler nezdindeki zulüm, parçalanmışlık, kavga ve benzeri sıkıntılar; benmerkezci, panteist, pragmatist, kapitalist, sömürgeci batı sisteminin refahı için oluşturdukları sistemin eseridir, planıdır projesidir diye düşünüyorum.
  • Ancak bu durum bizim aymazlığımızın, tembelliğimizin, sorumsuzluğumuzun, gafletimizin de sonucu olduğudur. Kendi manevi değerlerimizi kaybettiğimiz, ilmi çalışmaları terk ettiğimizi görmemiz gerektiğidir.
  • Batılı sistemin, insanlık ve bizim dünyamızda oluşturduğu bu çarkın, sömürge ruhunun çözümü için kendi medeniyet değerlerimize dönme zaruretini anlamamız gerektiğidir.

Bu nedenle;

  • İNANÇ, İBADET VE AHLAKİ konularda vahiy ve risaletin mesajını esas alan,
  • Ehli kıbleyi tekfir etmeyen bir anlayışı,
  • Kurtarıcı arama değil, kurtarıcı olmaya talip bir iradeyi,
  • Takiye yapmayan bir samimiyet üslubunu,
  • İtaatin sadece Allah ve Peygambere olduğu inancını,
  • Bilim ve bilimsel düşünceye bağlı bir zihin ve akıl disiplinini,
  • Bilimle vahiy ve risaletin buluştuğu ve meczedildiği bir hayat ve kainat kabulünü,
  • Bilim ve vahyin ışığında oluşan kültürel, töre, gelenek, ülkü ve ideallere sahip bir toplumu,
  • Tarihi, sosyal ve benzeri olaylara bütüncül, dinamik, eleştirel bakan ama müzakere kültürü ve hoşgörü, saygı, sevgi toplumu oluşturma gayretini,
  • Adalet, istişare, ehliyet, bilim, barış, nezaket bilim dilini kullanan refah, mutluluk, birlik, kardeşlik hedefindeki bir toplumu oluşturmaya geleceğimiz için mecburuz.

Aynı inancı, ideali, ülküleri, geleceği düşünen herkesi, fert, aile, amir, memur, meslek mensubu, genç, yaşlı, kadın, erkek, âlim, idareci, akademisyen, sanayici, tüccar, bürokrat, sanat ehli, manevi alanda sivil yapıların yöneticileri ve benzeri herkes, ama herkesin Oruç ibadeti Kur’an ayı olan Ramazan ayında bu manada bir tefekküre dalmaya ihtiyacı olduğudur. Herkesin eteğindeki (BEN) taşını dökmesi gerektiğidir.

Korona virüs sonrası bir dünyanın tanziminde aktif yer almak istiyorsak buna mecburuz. Medeniyetimizin yeniden inşası için etnik, siyasi, sosyal, kültürel, manevi, mezhebi ve benzeri farklılıkları olan mümin kardeşlerimizin farklılıkları aşarak, insanlık değerleri ve ehli kıble ölçüsünde buluşmaları zarurettir, diye düşünüyorum.

Ramazan ayı ve tüm ibadetlerimizin, dualarımızın makbul olmasını, musibetten hayırlıca kurtulmamızı ve ders çıkarmamızı diliyorum.

Nice Bayramlara sağlık, huzur ve mutlulukla kavuşmak dileğiyle…

Hayrullah BAŞER
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Yönetim Kurulu Başkanı

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Allah razı olsun
Çok değerli Hocam. Sitenizden çok yararlanıyor ve çevremdeki insanların da yararlanması için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Ehli sünnete uygun olarak yapılan ilmi paylaşımlardan ailece çok istifade ediyoruz. Bu konuda başta Hocalarımız olmak üzere bu sitede emeği geçen herkese en içten teşekkürlerimi sunuyorum; minnettarım. Allah Sizlerden razı olsun.
Yorum Ekleyen: Mehmet Parlak     4.5.2020 00:39:43
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya