Konuşmak Üzerine…
Düşünme, düşündüğünü konuşma, insanın kimliği ve gücüdür. Konfüçyüs, “Kelimelerin kuvvetini anlamadan, insanların kuvvetini anlayamazsınız.”diyor.
07.05.2020 15.08
2.325 okunma
Konuşmak Üzerine…
İbrahim Gülsu

Bir söz söyleme ihtiyacını hissetmedikçe

sakın söz söylemeye teşebbüs etme!

         “Dil düşüncenin elbisesidir.”

         Düşünme, düşündüğünü konuşma, insanın kimliği ve gücüdür. Konfüçyüs, “Kelimelerin kuvvetini anlamadan, insanların kuvvetini anlayamazsınız.”diyor.

         Güzel konuşmak, etkileyici konuşmak konuşanın en büyük arzusudur. Bu arzuya kavuşmak birtakım altın kuralları bilmeyi ve sürekli uygulamayı gerektiriyor.

         Güzel konuşmak; düşüncenin resimleştirilmesi, yani inandırabilme veya içimizdeki düşünceleri insanların ruhuna çabucak iletmek, kuvvetle anlatmak sanatıdır.

         Güzel konuşma bir yetenek işidir. Doğuştan gelen yeteneği olmayanlar da güzel konuşur; ama “hatip” olamaz. Güzel konuşma; çoğu kere sesi, fikirleri, hareketleri ve o anki şartları “terbiye” etme olayıdır. Yenile yenile yenmesini öğrenme gibi.

         Şimdi güzel konuşmanın, konuşabilmenin kurallarını sıralayalım:

  • Öncelikle dilimize hakim olmalıyız.
  • Fiziğimiz, kıyafetimiz temiz ve düzenli olmalı.
  • “Ağzı olan konuşuyor.” deriz. Ağzımız, konuşması gerekiyorsa konuşsun; yoksa sussun. Unutmayalım; bazen susmak, bir bakış, bir duruş konuşmaktan daha etkili oluyor.
  • Dinleyene saygını, sevgini hissettir. Çünkü; “Sevgi, öyle bir kimyasaldır ki içine neyi atarsanız atın onu eritir.” Kalpten kalbe bir yol vardır görünmez, denir. İşte o yolu açmadan insanlara hitap etmemeliyiz. O yol bulunursa da insanı ateşlemek çok kolay. Ateşlenmiş insan dünyanın en güçlü silahıdır.
  • İnsanın sözüne hakim olması için, konusuna hakim olması gerekir.
  • Mücerret fikirleri bir makine gibi tekrar etmeyin. Düşüncelerinize ruh verin, sıcaklık ve heyecan katın. Her fırsatta düşüncenizi resimleştirin, soyutlamayın, hayattan koparmayın. Adeta anlatımımız yaşayan, konuşan, yürüyen bir canlı olsun.
  • Söylediklerinize önce yürekten kendiniz inanın. “İnanma”nın gücünü ve heyecanını önce siz hissedin. Söyledikleriniz sizde heyecan, samimiyet, doğal istek oluşturmayacaksa konuşmayın.. Zira, yerine göre sükut etmek, sessizliği konuşturmak insanları daha çok etkiler.
  • Dinleyicileri önemseyin; sözünüz iki dudağın arasından değil, yüreğinizden çıksın. Yüreğin sesi, en doğru sestir.
  • Mühim kelimelere kuvvet veriniz. Bazen tekrarda fayda vardır.
  • SES TONUNUZU YERİNE GÖRE DEĞİŞTİRİN yani dalgalandırın. Böylece dinleyicideki rehaveti kırarsınız.
  • Mühim kelimelerden önce de sonra da duraklayınız.
  • Söz söylemeye başladıktan sonra kesinlikle telaşlanmayınız.
  • Yüz hatlarının değişiminde, tebessümünüz de öfkenizde tabii olsun; kendinizi zorlamayın.
  • İnsanları; ikna etme, düşüncelerinize inandırma kaygısı taşımayın. Onlara düşünme, sorgulama fırsatı verin ki dinleyici inanarak inansın.
  • KIZGINLIKTAN ve SİNİRLİLİKTEN KESİNLİKLE UZAK DURUN ve öfkenizi kontrol edin. Zira kızgınlık aklın en büyük düşmanıdır.
  • Dinleyicilerden biriymiş gibi, onlara yakınlık duyarak konuşun.
  • Konuşmada ZAMANLAMAYA dikkat edin. Hz Ömer der ki “Ey komutan; askerlere talimat verirken az konuş, sözü uzatırsan sonraki söylediklerin ihtimal ki önceliklerini unutturur.”
  • Konu anlatım disiplinine, konu bütünlüğüne; giriş, gelişme, sonuç bölümlerine dikkat edin. Ayrıntıda boğulup asıl meramınızı gölgelemeyin. Çözümsüz konuşmayın, yoksa inandırıcı olamazsınız.
  • Söyledikleriniz önce sizde bulunsun. Zira söylediklerinizi siz yaşamıyorsanız sözünüz etkili olmaz. Dilin, kalbin, eylemin paralelliği inanılmaz bir güçtür.
  • Konuşan değil yaşayan olmak; “kal ehli değil, hal ehli olmak”, ne güzel bir haslet.
  • Cümleleriniz kısa, yalın ve anlaşılır olsun. Mümkün olduğu kadar emir cümlesi kullanmayın.
  • İnsanlara hitap ederken, özellikle insanların önce yakın, sonra uzak İHTİYAÇLARINDAN YOLA ÇIKIN. Unutmayın “ihtiyaç” ilgiyi arttırır. Yoksa insanlar sizi sadece “dinlemiş” olur.
  • Fikirlerinizi kavratmada insanları; mukayese etmeye, sorgulamaya, analize yani düşünmeye yöneltin. Asla yönlendirici, talimat verici olmayın. Unutmayın, “Akıl insana verilmiş bir vahiydir.” Vahyin görevi de insanı düşündürmektir. İnsan; aklederek, düşünerek yücelir, eşref-i mahluk olur.
  • Çoğu kere tümden gelim, bazen de tüme varım metodunu kullanın. Dikkatli olmak gerekir, tüme varım metodu bizi ayrıntıda boğup çamura saplayabilir.
  • Dinleyici ile asla ihtilafa düşmeyin, tartışmaya girmeyin kaybedersiniz.
  • Dinleyicilerden birinin çıkışları karşısında hemen kızıp parlamayın, münakaşa yapmayın. Unutmayın kızmanın ve münakaşanın kazananı yoktur.
  • Sürekli insanların ve toplumun ortak paydalarını besleyin. Evrensel, milli ve yerli birliğe vurgu yapın. Bu bir zaruret, daha ötesi bir mecburiyet.
  • Kendinizi tüketircesine konuşup, konuşma iştahınızı israf etmeyin.
  • Neşeli olmaya çalışın. Çünkü zekanın en güzel belirtisi neşeli olmaktır.
  • Karşınızda üç kişi de olsa, üç bin kişiye hitap eder gibi istekle, heyecanla konuşun.
  • Konuşmanın yapılacağı mekanı önceden görün ve SES CİHAZINI KONTROL EDİN.
  • Dinleyici gevşediği an konuşmanızı ya bırakın veya canlılığı sağlamanın yollarını bulun.
  • Kitabi dil kullanmayın; halka halkın, aydına da aydının diliyle hitap edin.
  • Hitap ederken dinleyicilerin kültürü, mesleği, yaşı, konuya ilgi düzeyi dikkate alınmalı. Hele hele dinleyeni hiçe sayıp kürsü arkasından parmak sallamak, ses tonunu yükseltmek hiç de amaca hizmet etmez.
  • Türkçe deyim, atasözü, fıkra, kıssa, masal, şiir, tarih kültürümüz olsun. Bunlardan alıntı yapıp konuşma duvarımızı sağlamlaştıralım.
  • Konuşma süresi çok hayati bir konu. “İkram var dövmekten beter.” derler. Süreyi önceden belirlemeli ve süre asla aşılmamalı.
  • Konunun akışına ve zamanlamaya dikkatle NÜKTE YAPIN. Ortama canlılık katmış olursunuz.
  • Sözün başı ile sonu önemlidir. Mümkünse konuşmayı dinleyiciyle bağlantı kuracak bir özlü söz, hikaye, masal, şiirle bağlayın. Konuşmanın meramını ifade edecek en etkili sözü de sona bırakın.
  • Konuşmanızın sonunda soru-cevap bölümü varsa, mümkün olduğu kadar soruları yazılı alın. Açık uçlu sözlü sorular sizi zor durumda bırakabilir.
  • Konuşmanızı saygı, sevgi, teşekkür ifade eden cümlelerle ve tebessümle bitirin.
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya