Annem bizi de unutmadan…
Çağımızın hastalığı onu da yoklamaya başladığında babam yeni vefat etmişti. “Yaşlılıkta kadınlar yalnız kaldıklarında da hayata tutunabilirler” deniyor ama annem bu süreçte zorlanmaya başladı. Geceleri hıçkırarak ağlamalar, babamla ilgili bir konu geçtiğinde gözlerinin dolması, fotoğraflarına bakarak dalmalar… Sonra hafif hafif unutkanlıklar… Rabbim kimseyi yalnız bırakmasın, özellikle de ileri yaşlarda…
10.05.2020 12.15
4 yorum
880 okunma
Annem bizi de unutmadan…
Rıfat Yörük

           Çağımızın hastalığı onu da yoklamaya başladığında babam yeni vefat etmişti. “Yaşlılıkta kadınlar yalnız kaldıklarında da hayata tutunabilirler” deniyor ama annem bu süreçte zorlanmaya başladı. Geceleri hıçkırarak ağlamalar, babamla ilgili bir konu geçtiğinde gözlerinin dolması, fotoğraflarına bakarak dalmalar… Sonra hafif hafif unutkanlıklar… Rabbim kimseyi yalnız bırakmasın, özellikle de ileri yaşlarda…

Maalesef bu süreçte ancak zaman zaman yanında olabildik. Zira dört kardeş olarak hepimiz de gurbette çalışıyorduk. Reşat İzmir’deydi; ben, Emine ve Emel ise Ankara’da…

Bir gün oturduğu Taşucu’ndan Silifke’ye güne gelmiş. Gün dağıldıktan sonra dolmuşların kalktığı yere gideceğine tam ters tarafa, Mara Yaylası istikametine doğru yürümeye başlamış. Sayağzı tarafında evler yavaş yavaş azalmaya başlayınca yanlış gittiğini anlamış. Karşıdan gelen genç bir kıza sorunca, sağ olsun yardımcı olarak dolmuş durağına getirmiş.

Bunu duyan kız kardeşim Emine hemen Ankara GATA’ya getirip muayene ettirdi, testler yapıldı. Teşhis “Alzheimer” idi. Sağ olsun Emine ve eniştemiz Abit emekliliklerinde Silifke’ye yerleşip annemle daha çok ilgilenmeye başladılar. Bense onun yanında temelli olabilmeyi henüz başaramadım.

Teşhisten itibaren yaklaşık 10 yıl geçti. Annemin hastalığı diğer vakalara göre daha yavaş ilerledi. Çok şükür, evinin yolunu biliyor. Kendi anlatımıyla kapıyı açıp eve girdiğinde “Çok şükür Yarabbim! Bugün de evimin yolunu buldum!” diyor.

Ancak unutkanlığı çok arttı. Ocakta çok yemek yaktı. Abdest aldığını ve namaz kıldığını unutup o vaktin namazını iki-üç kez kıldığı oluyor. Şimdilerde kardeşlerinin, evlatlarının ve torunlarının da isimlerini unutmaya başladı. Yine de şükür ki; simalarımızdan, seslerimizden bizleri tanıyor.

O eski “dediğim dedik” asabi halinden de eser yok şimdi! Bazen inadı tutsa da hiçbir şeye kızmıyor, devamlı gülüyor, ziyaretine gelenleri tanımasa da bozuntuya vermiyor. Ancak o cömert kadın gitti yerine eli sıkı biri geldi. Artık torunlara para vermediği gibi, kiler olarak kullandığımız eski eve girip çıkarken perde arkasından bizi gözetliyor. Evden portakal, limon, zeytinyağı kaçırıp kaçırmadığımıza bakıyor.

Konuştuğumuz bir konuyu hemen unutup kısa süre sonra arka arkaya sorsa da, çocukluğunda ezberlediği şiirler ile zengin repertuarındaki şarkı ve türküleri hiç unutmuyor. Bugünlerdeki favorisi de, gelin geldiği İzmir’den hatıra kalan ilk Türkçe sözlü pop şarkısı: “Bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde.” Annem bu şarkıyı çocukluğumuzda bize de öğretmişti. O yüzden her duyuşumda İzmir’e gider, mutlu günlerimizi hatırlarım.

Hastalığının ilerlemeye başladığı dönemde Emine ile birlikte kendisine yardımcı olmak üzere bir kadınla anlaşmıştık ama kabul etmemiş hatta kıyameti koparmıştı. Zira inat dönemi henüz bitmemişti. Şimdilerde arkadaşı sandığı ama ismini de bir türlü öğrenemediği yardımcısıyla mutlu gibi…

Evlatların olarak seni çok seviyoruz sevgili anneciğim! Rabbim akıl, ruh ve beden sağlığını bundan geriye koymasın, seni başımızdan uzun süre eksik etmesin inşallah.

Biliyorum; bir gün bizi, evlatlarını görünce, sesimizi duyunca da tanımaz olacaksın. Her zaman öpüp okşadığın simalarımız, kokladığın saçlarımız, ses tonumuz, anlattığımız hatıralar senin için artık hiçbir şey ifade etmeyecek! Ama sen bizi unutmak zorunda kalsan da, biz seni hiçbir zaman unutmayacağız!

Tıpkı, o çok sevdiğim şarkının unutulmaz sözleri gibi;

“Unutturamaz seni hiçbir şey” anneciğim, unutulsak da biz!

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
4 yorum yapıldı
ANNEM
Kaybetmeden anlamak anlatmak mümkün değil. Mevla hayatta olan annelerimize sağlık ve afiyetle bereketli ömürler versin Amiiiin Rahmeti Rahmana kavuşan annelerimizin makamlarını ali eylesin Amiiiin
Yorum Ekleyen: Fazıl Demirkol     11.5.2020 04:40:17
Sena apartmanı sakini
Ağzına, yüreğine, kalemine sağlık çok güzel ifade edilmiş bir eser. Bu yazdıklarından roman çıkar inşallah.
Yorum Ekleyen: Davut Aydoğan     10.5.2020 17:33:15
Silinenler kime ait?
Hayat. İnsanın kendisi için beyinde depolanmış bir elektrik yükü.... ulaşamazsan vardı gittiii. Geçmiş: Sanki tüm resimlerin, kıymetli dosyaların, raporların toplandığı harici bellek. Ne kötü geçmişine ulaşamamak. ulaşamayan belki üzülmüyor bu işe. Bilmiyor ki neleri hatırlayamadığını. Üzülen o harici belleğin içinde neler olduğunu bilenler. o belleği yükleyen insanla aynı şeyler üstünde konuşamamak o kişi ile aynı filimde oynadığını anlatamamak onun İçin kıymetli olduğunu duyuramamak...belki de bizi üzen bize verilen değerin kaybedilmesidir. üzüntünün esas derin yönü sadece bir annenin evladına verdiği değer olması
Yorum Ekleyen: Mustafa Cüceloğlu     10.5.2020 17:19:15
Belki bir gün biz...
Rıfat bey hayirli ramazanlar . Samimi yazdığınız yazınızda annenizi görür gibi oldum ve yerine kendimi koyarak okudum çok etkilendim. Evet muhtemelen omrumuz olursa birgün bizde yaşicaz bu hâlleri her daim duamız "ya Rabbi erselik Olur sen sana ,merhametine sığınıyoruz Sen koru bizi " olsun inşallah Annenize sağlıklı ömür diliyorum. Saygılar
Yorum Ekleyen: Yasemin Görücü     10.5.2020 16:23:04
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya