Seçimin sonuçları büyük ölçüde belli oldu. Belli olmayan birkaç il ya da ilçede bugünlerde belli olacak. Sonuçta 1. parti yine AK Parti. CHP daha az zarar edince bayram yapıyor. HDP çözülmüş. İyi Parti buharlaşmış. Durum bu.
10.04.2019 15.20
572 okunma
Seçimin ardından
Abdurrahman Dilipak

Seçimin sonuçları büyük ölçüde belli oldu. Belli olmayan birkaç il ya da ilçede bugünlerde belli olacak. Sonuçta 1. parti yine AK Parti. CHP daha az zarar edince bayram yapıyor. HDP çözülmüş. İyi Parti buharlaşmış. Durum bu.

Türkiye’de seçim sistemi aslında oldukça sağlam bir sistem. Sandık kurullarında sayım açık yapılıyor. Zabıt tutuluyor ve orada ilan ediliyor. Hata olmaz mı, olur. Ama hatayı tesbit etmek ve düzeltmek zor değil. Eğer sandık kurulundaki herkes birlik olup hile yapacaksa yapar, ama onu da kaç sandıkta yapabilir ki! Hal böyle iken bu meydan okuma, tehdit ve sokak çağrıları ne oluyor. CHP’nin sandıktan ne anladığını tek parti dönemindeki “açık oy gizli tasnif”ten biliyoruz. Bugün artık öyle bir şey yok. İtiraz konusunda tek kafa karıştıran şey, o sandık kurulundaki AK Parti ve MHP üyesi neredeydi ve ne yapıyordu. Aslında seçime giderken birçok şey AK Partinin beklentisi üstünde lehineydi, ama umduğunu bulamadı.. Kılıçdaroğlu’nun Yeni Zelanda açıklaması, Netanyahu’nun sözleri, AP’nin Türkiye ile müzakerelerin dondurulması kararı, Yeni Zelanda saldırısı, CHP’nin PKK ve İyi Parti ile kurduğu ittifak, her şey AK Partinin lehineydi. Ekonomide ciddi bir dalgalanma olmadı. Pazarda da fiyatlar bir şekilde dengelendi. Peki, ne oldu da, sonuç böyle oldu. Onu seçime giderken ve seçim sonrası yazdım. Kimseye derdimi anlatamadım. Dostları kızdırma, gücendirme pahasına yazdım. Başka ne yapabilirdim. 

Seçimin bütün yükü, her zaman olduğu gibi yine Erdoğan’ın üzerindeydi. Erdoğan’ın sahne performansına eklediği ekrandan VTR dedikleri Video sunumu önemli idi. Ama yetmedi. Hatta AK Parti elindeki en büyük sermayesini tüketmeye başladı.

Seçime doğru giderken, hep yapılanlar ve yapılacak olanlardan söz edildi ama halkın kafasındaki “suali mukadderler”e net bir cevap verilmedi. Aday profili düşüktü. Beklentilerin çok altındaydı. Bunlar milletin kalbine değil, sinirine dokundular. Bütün bunları yazdık ama gidişat değişmedi.

Birçok teşkilatta, samimi bir şekilde işe sarılmadı. “Eli ayağı boş değil, tuttuğu iş değil” bir şekilde, dostlar alışverişte görsün kabilinden bir kampanya yürütüldü. Söylenti kargaşanın ikiz kardeşidir. Sosyal medyada dolaşan söylentilerin derin bir tahrip gücü var. Ve seçimden sonra da bu söylentiler artarak devam ediyor. Bu seçimde STK’lar, cemaat yapıları, kanaat önderleri ve medya buharlaştı. Etkin bir rol üslenemediler ve inanılır, ciddi bir danışma ve rehberlik yapmaktan uzaktılar.

Bu süreç de “Muhafazakâr / Başörtülü Feministler” ve “Muhafazakâr / Başörtülü Kemalistler” ciddi bir rahatsızlık konusu idi. Solcular bizi laikleştiremedi ama AK Parti içindeki AKP’liler Sekülerleşme / Sekülerleştirme konusunda solculardan çok daha başarılı idiler.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya