Yaratıcının kuluna ilk emri oku olmuştur. Oku mesajı çağlar boyu tüm insanlığı etkilemiş, okuyan, okumayı teşvik eden milletler bunun meyvesini toplamışlar, diğer toplumlara üstünlük sağlamışlardır. İnsanoğlunun karşılaştığı problemleri çözmek için Allah (C.C) peygamberler aracılığıyla kendilerine bilgiler ulaştırmıştır, bu bilgilerin anlaşılması için insana emir olarak “oku” denmiştir.
20.05.2020 18.59
1.120 okunma
OKU
Abdurrahman Zeynal

 

                                                                                  Bilgiye sahip olan, Geleceğe sahip olur!

                                                                                                                                     Atasözü

       Yaratıcının kuluna ilk emri oku olmuştur. Oku mesajı çağlar boyu tüm insanlığı etkilemiş, okuyan, okumayı teşvik eden milletler bunun meyvesini toplamışlar, diğer toplumlara üstünlük sağlamışlardır. İnsanoğlunun karşılaştığı problemleri çözmek için Allah (C.C) peygamberler aracılığıyla kendilerine bilgiler ulaştırmıştır, bu bilgilerin anlaşılması için insana emir olarak “oku” denmiştir.

       İnsanoğlu okumuş ve yazmıştır.  Mısırda, Mezopotamya’da, Anadolu’da, Yenisey boylarında okuduklarını, düşündüklerini, papirüslere, tabletlere, taşlara yazarak insanlığa ışık tutmuşlar, yol göstermişlerdir. Medeniyetlerin gelişmesi bu sayede olmuştur. Mısır, Hint, Yunan, Çin, Astek ve İslam medeniyetleri okuma ve yazmanın sonucu olmuştur. İlahi mesajın açtığı aydınlık ışığı takip edenler gelişmiş ve yükselmişlerdir.

       Okumak, mikro ve makro âlemleri tanımaktır. Atomu tanımak, yıldızlar arasında yolculuk yapmaktır. Radyumun kâşifi olan Madam Curie, bu gerçeği şöyle ifade ediyor. “Endülüs’ten bize iki kitap kaldı atomu parçaladık. Eğer biz Hıristiyanların, yaktığı, Sevilla nehrine attığı kitaplar dursaydı çoktan galaksiler arasında yolculuk yapıyor olacaktık”. Bu ifade okumanın bir ispatıdır.

        Okumak olmasaydı insan sağlığı bugünkü gibi korunabilir miydi? Tıp bu kadar gelişir miydi? İbn- i Sina’nın “Kanun adlı tıp kitabı” Avrupa da 500 yıl kaynak eser olarak okutulması batı tıbbının ilerlemesine neden olurken, buna karşılık biz ne yaptık?

       İbn-i Sina'ları, Buruni’leri, Akşemsettin’leri okumadan, bilim ve hikmette nasıl yol alabiliriz. Bu mümkün mü? Elbette hayır. Kuranı Kerim’de onlarca ayet gökler, yerler, yıldızlardan bahsederken biz kitabımızı okuduk mu? O kutsal mesajları öğrendik mi? Astronomide çığır açan Nasrettin Tusi, Ali Kuşçu'ları okuduk mu ki uzayı ve onunla ilgili bilgileri öğrenelim. Ömer Hayyam, İbn-i Hayzem, Ali bin Süleyman, El Cabir'leri okuduk mu ki matematiği, fiziği öğrenip çağdaş bilimlerin takipçisi ve mucidi olalım.

       Tarih felsefesinin kurucusu olan İbn-i Haldun’u ve mukaddimesini okumadık ki günümüz tarih felsefesini ve sosyolojisini anlayalım.

       Ali Şir Nevaî, Fuzuli, Dede Korkut, Şeyh Galib'i okuduk mu ki çağdaş edebiyatı, Mevlana’yı okuduk mu ki ilahi aşkı tanıyalım!

       93 harbini anlatan Mehmet Arif beyi okuduk mu ki “Başımıza Gelenleri”, Sait Halim Paşayı okuduk mu ki “Buhranlarımızı” anlayalım. Milletçe okumadık, yazmadık sadece okuma ve yazamaya karşı direndik. Bu bir eksiklik, noksanlıktı. Türk milleti için, okumasanız; Kutad Kubilik, Atübetül Hakayık, Divan-ı Lügat-üt Türk, Yesevi Divan'ı ve Safahat'ı nasıl tanıyacaksınız. Ünlü Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün “Siyasetnamesini” okumadan nasıl siyaset bilmeni geliştireceksiniz evet bütün bunları öğrenmek için okumak gerek.

        Okumak; önce tarihi geçmişimizi öğrenmemize sonra geleceği tanımamıza yardım eder. Hepsi bumu, hayır, okuma insanın akıl ve ruh sağlığının temelidir. Bir sporcu spor yaptığı sürece kasları ve adaleleri gelişir, kişi kendini sağlıklı ve zinde hisseder. Sporu bıraktığında bu özellikler kaybolur. Okumakta benzer özelliği göstererek insanın sinir sistemini canlı ve diri tutar.

       Beynimiz ve sinir sistemimiz benzer özellik gösterir. Beynimizin çalışması, okumakla, düşünmekle, tefekkür etmekle gelişir. Okumak beyni kullanmaktır. Sinir sistemimizi zinde tutmaktır. Hücrelerimizin en özeli sinir hücreleridir. Bunlar 20 yaşına kadar kendini yeniler.20–25 yaş arsası kendilerini tamir eder. Sonra ölen hücrelerin yerine yenisi koyulamaz. Ancak ölümler azaltılabilir. Bunun tek yolu okumaktan geçer.

       Okumak sinir hücrelerine antrenman yaptırmaktır. Çevrenize bakarak okuyan ile okumayan insanları ayırt edebilirsiniz. Okuyan insanların hafıza berraklığını görürsünüz.

Kazanı, Buhara’yı, Endülüs’ü, Mısırı, Bağdat’ı, Şam’ı, İstanbul’u anlamak için okumak gerek. Maddeyi, manayı, iyiyi, kötüyü, doğruyu, eğriyi ayırt etmek için, çağın ilim ve teknolojisini yakalamak önüne geçmek, ilimle, ilim ise sabırla, araştırmayla ve okumakla olur. Fizik dalında Nobel ödülü alan bir bilim adamı sadece kedi alanında 2700 kitap okumuş olması bunun bir kanıtıdır.

         Bugün dünyada gelişmiş ülkelerde kitap okuma oranı bize bunu hatırlatıyor. Japonya da kişi başına yılda 25 kitap, eski Sovyetlerde 11 kitap, İskandinav ülkelerinde 10 kitap, ABD’de 8–9 kitap tüketilirken Türkiye de 6 kişiye bir kitap tüketilmektedir. Bu ülkemizde okuma alışkanlığının olmadığını gösterir. Bununla mı çağ atlayacağız! Dünyadaki değişmeleri yakalayıp modern bir ülke olacağız, bunu ciddiye almalıyız. Düşünmeliyiz, bunun için sözde değil özde okuma yazma seferberliği başlatmalıyız. Kendimiz için, çocuklarımız için, gelecek nesiller için bunu başarmalıyız. Yoksa havanda su dövmeye devam ederiz.

        Nutku okumadan Çanakkale'yi, Sakarya’yı okumadan, Mustafa Kemal’i anlayamayız. Onun için okumalı, dostu düşmanı tanımalıyız.

        Bugün en büyük sıkıntılarımızdan biride duyduklarımızı gerçek gibi kabullenmektir. Gerçekte dinlemeyle öğrenme yüzde yirmi, dinleyerek ve görerek yüzde otuz, deneyle tamamlanınca yüzde ellilere varmaktadır. O halde bildiklerimiz gerçeğin bir bölümüdür. Bütününü bilmek istiyorsak okumalıyız Tuzlu yemek yiyip yatan bir insan;

Rüyasında su, nehir, deniz ve göl görür. Nasıl ki tuzlu yemeğin ilacı su ise, gerçek ilerlemenin yolu da okumaktan geçer.

         Nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlara karşı korunmak için, bu alanda ülkemizin geri kalmaması, bilgi üreten ve teknolojiye dönüştüren çalışma içine girmeliyiz. Bunun için okumalıyız.

         Oku emrine muhatap seçilmemiz nedeniyle, eşyanın hakikatlerini öğrenmek, sonraki kuşaklara aktarmak için, afaktaki ve enfüsteki ayetleri anlamak, canlı cansız varlıklara karşı vazifelerimizi yapabilmek için okumalıyız. “İlim ilim ilmektir,/ ilim kendin bilmektir./ Sen kendini bilmez isen/ bu nice okumaktır”. Yunusun ifadeleri gereği kedimizi bilmeliyiz. Kedini bilmeyen  Kâinatı ve onun var edicisini nasıl bilir! Yaratıcıyı bilmek için okumalıyız. Endüstri, teknoloji, bilim, sanat, ekonomi, edebiyat ve tüm sahalarda ilerlemek için okumalıyız. 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya