"Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma ilmi" demek olan TECVİD bilgisi ve okunuşunda harflerinin ağızdan çıkarılışı (MAHREC ve telaffuz) becerisinin; Kur'an'ın değişikliğe uğramadan ÖZGÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI için ne kadar ÖNEMLİ olduğu; günümüzde Güzel Türkçemizi eğip-bükerek konuşan, özellikle haberlerde muhâbir ve spikerlere DİKKAT edilirse daha net anlaşılacaktır.
04.06.2020 12.56
1 yorum
2.508 okunma
MEDYAMIZDA "DİL VE DİN" DİYALOĞU
Kemal Cengiz

"Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma ilmi" demek olan TECVİD bilgisi ve okunuşunda harflerinin ağızdan çıkarılışı (MAHREC ve telaffuz) becerisinin; Kur'an'ın değişikliğe uğramadan ÖZGÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI için ne kadar ÖNEMLİ olduğu; günümüzde Güzel Türkçemizi eğip-bükerek konuşan, özellikle haberlerde muhâbir ve spikerlere DİKKAT edilirse daha net anlaşılacaktır.

Avrupa orjinli kelimelerin telaffuzunda muhabir ve spikerlerin ne kadar başarılı oldukları konusunda; Avrupa dilleri uzmanlık alanım dışında olduğu için bir şey söylemeyeceğim. Ancak özellikle ARAPÇA ve FARSCA'dan asırlar öncesinden dilimize geçmiş; hemde büyük bir halk çoğunluğunun doğru telaffuzuyla dilimize YERLEŞMİŞ kelimeleri, muhabir ve spikerlerin ağızlarını eğip-bükerek TUHAF bir şekilde telaffuz ettiklerini duydukça ÜZÜLÜYORUM!

Yetişen yeni neslin, yayın organlarından aldıkları bu telaffuzları DOĞRU sanarak böyle algılaması durumunda; uzak değil yakın bir gelecekte Güzel Türkçemizin ÖZGÜNLÜĞÜNÜ yitireceği ve orijinalliğini kaybedeceği ENDİŞESİNİ taşıyorum. Bu kaygılarımın haklılığı da, günümüzde eski ile yeni KUŞAK ANLAŞMAZLIĞI gerçeğinde görülmektedir.

Bu endişe ile buradan Türk Dil Kurumunu ve Radyo-Televizyon yetkililerini göreve çağırıyırum:

Lütfen, aldıkları eğitimleri YÜKSEK de olsa, yapacakları iş için becerilerinin YETERLİ olup-olmadığı UZMAN bir komisyonun kontrolünden geçmeden her Türkçe konuşan MUHABİR ve SPİKER yapılmasın! Yapılmış olanların da, yanlış telaffuz ettikleri her kelime için maaş ve ücretlerinden kesinti yapılsın ki, buna DİKKAT etsinler. Bu hassasiyetin takip ve kontrolü için de, "Türkçe'nin korunması ve kullanılmasını denetleyecek, RTÜK benzeri ayrı bir kurum oluşturulmalıdır. Bu kurum, sözlü ve yazılı medyayı günlük takip ederek, rastgele ARGO üslup ve ifadelerle yayın yapanları uyarmalı, uymayanlara çeşitli müeyyideler uygulamalıdır.

Müslüman Tütk Milletimizin "milli benliğinin" korunmasında "DİN ve DİL", ruhla beden gibi birbirinden ayrılamaz; ayrılırsa milli benliğimiz -Allah korusun-  ölümle sonuçlanır. Ebediyete kadar yaşamak azim ve kararlılığında olan milletimiz, bu iki hususa çok DİKKAT etmek zorundadır.  Bu nedenle stüdyoda olsun, sokakta olsun, muhâbir ve spikerlerin ne konuşurlarsa konuşsunlar; "öne Türkçeyi doğru konuşmaları gerektiği ve bu konuşmanın halk için bir EĞİTİM DİLİ olduğu" gerçeği unutulmamalıdır!

Anlamı VURGUSUNDA (mahrecinde) yatan Türkçeleşmiş yabancı kelimeleri YANLIŞ vurgulayan muhabir ve spikerler sadece kendilerini değil, dilimizi de yaralıyorlar. Aklıma geliveren birkaç misal ile,  "a'zami, a'fâki, bi'çâre…" gibi sayılamayacak kadar çok kelimelerin vurgulanasında olduğu gibi yanlış vurgulama yapmakla; önce bu millete yabancı olduklarını vurgulanaktadırlar.

İfade ve üsluplarında birbirlerinden kopyalama, "...lim ve sözü size bırakalım; ...e diyebiliriz; ...de fayda var…; ...demek mümkün; ...denebilir..." gibi sayılabilecek daha birçok PAPAĞANLAŞMIŞ KALIPLI örneklerle habercilik yapılıyor. Dil adına gelişim hizmeti gösterilmiyor. Yayın organları bu ilkesizliği ile, bastıkları dalı baltalıyorlar. Her kurumun hizmetini ifadede hatası olabilir; ama dil konusunda en az hata, "yayın organlarında" olmalıdır.

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Sorunlu bir alana temas edilmiş.
Sayın Müftüm, Türkçe kelimelerin teleffuzu noktasında sudur eden yanlışlara değinmeniz isabet olmuş. Bu konuda T.D.K.'ya ve MEB'e iş düşmektedir. Hal böyle iken, bundan 20 yıl kadar önce TDK'nın a harfleri üzerinde bulunan uzatan şapkayı Türkçe imla sisteminden kaldırmış olması anlaşılır bir şey değil. Umarız bu konuda güzel gelişmelere tanık oluruz.
Yorum Ekleyen: Hüseyin Gazi YILDIRIM     4.06.2020 21:39:24
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya