Konuya “ruh” meselesi hakkında birkaç söz ile girmek istiyorum. İnancımıza göre ruh insanın benliğini meydana getirir. Kur’an-ı Kerim’de “Sana ruhtan soruyorlar, de ki: Ruh Rabbim’in işlerindendir. Size ilimden çok az şey verildi.” (İsra/85); “Âdem’e kendi ruhumdan üfledim” (Hicr/29) buyrulmaktadır.
12.06.2020 12:57
2.344 okunma
Hüzün
Mustafa Kutlu

Konuya “ruh” meselesi hakkında birkaç söz ile girmek istiyorum. İnancımıza göre ruh insanın benliğini meydana getirir. Kur’an-ı Kerim’de “Sana ruhtan soruyorlar, de ki: Ruh Rabbim’in işlerindendir. Size ilimden çok az şey verildi.” (İsra/85); “Âdem’e kendi ruhumdan üfledim” (Hicr/29) buyrulmaktadır.

Bir kimse “ben” dediği zaman bedenine değil ruhuna işaret etmiş olur. Onun için insanı insan yapan ve ona şahsiyet kazandıran ruhtur. Ölümden sonra, yani ruh bedenden ayrılınca geride kalan sadece cesettir.

Ruh bir şeyin canlı veya var oluşunun sebebidir. Hayvanların, bitkilerin hatta maddenin kendine has ruhu vardır. Buna mukabil Hz. Peygamber Kur’an-ı Kerim’e dayanarak ruh hakkında fazla tartışılmamasını istemiştir. İnsan ruhu bedenden önce yaratıldı. O zamanlar ruh âlemi (âlem-i ervah) denen bir yerde bulunuyordu. Oradan ayrılıp bu dünyaya geldikten sonra sürekli aslî vatanının hasretini çekmektedir.

Bilindiği üzere Hz. Âdem ile Hz. Havva da cennetten sürülerek dünyaya geldiler. Onlar da aslî vatanlarının özlemleriyle yanıp tutuştu. Yıllarca gözyaşı döktü. Böylece insanoğlunun dünya hayatı da bir nevi “gurbet” olarak nitelendi. “Topraktan geldik, toprağa döneceğiz” sözü bu yolculuğa işaret eder.

Bu çerçevede insanoğlunun ruh burkuntusu, sıkıntısı hiçbir vakit son bulmaz. Tâ ki, Yaradan’a kavuşuncaya kadar.

O bu yalan dünyada hep hüzünlü, hep boynu bükük durmaktadır. Ancak bir hadiste “Allah kalbi hüzün dolu tüm kullarını sever” müjdesi verilmiştir. Bu da sabra, şükre işaret etmektedir. Tasavvuf ehli “derdini sever”. Divan şiirimiz hatta bugüne kadar gelen şiirimizin omurgasında bu sebeple “hüzün” bulunmaktadır. Musikimiz de aynı şekildedir.

Düşünün; ayrılığa üzülüp hüzünlenerek gözyaşı dökeriz; ancak kavuşma hâlinde de ağlarız; bunlara sevinç gözyaşları diyoruz. Ağlayarak sevinmek nasıl bir göstergedir?

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya