Cuma sabah haberlerinde muhabir: "Öğrenciler hayalindeki liseye girmek için yarın yarışacak" diyordu. Cumartesi ise, maskeli bir sınav için tüm ülke teyakkuzdaydı.
20.06.2020 15.16
3.372 okunma
HAYALİMDEKİ LİSEYE MASKELİ SINAV
Cemil Kılıçarslan

Cuma sabah haberlerinde muhabir: "Öğrenciler hayalindeki liseye girmek için yarın yarışacak" diyordu. Cumartesi ise, maskeli bir sınav için tüm ülke teyakkuzdaydı.

Bu sınavın sonucunda, yüz öğrenciden doksanı hayalindeki okulu kazanamayacak. Öğrencinin hayali 

evine yakın lise olsaydı,

hiç kimsenin hayali çalınmazdı.

Acaba "Atılan taş ürkütülen kurbağaya değer mi ?"

Halbuki hayalimdeki lise ayrımı olmasaydı; 

"Yapılan hayır, ürkütülen kuşa değerdi."

LGS'ye giren bütün öğrencilere başarılar dilerim. 

"Neden Hayalimdeki Lise ? "

Kazananın hayali var da ötekinin yok mu ?

Öteki liseler çok mu kötü ? 

O zaman diğer liseler neden var ?

ANADOLU VE 

FEN LİSELERİ 

Sınavların odağındaki bu iki okul türü ne zaman, niçin ve nasıl açılmıştır ? 

Anadolu Liseleri, ülkenin iyi yabancı lisan bilen insan ihtiyacını karşılamak üzere kuruldu

Milli Eğitim Bakanlığı bu amaçla 1955-1956 öğretim yılında 

6 Maarif Kolejini (İstanbul-Kadıköy, İzmir-Bornova, Diyarbakır, Konya, Samsun, Eskişehir) öğretime açtı. 

Maarif Kolejleri,

1975 yılında "Anadolu Lisesi" adını aldı.

Anadolu Liseleri İlkokuldan sonra başlayan 7 yıl süreli yatılı okullardı.

Yabancı dil öğretimi amaçlanmış, müfredatı Amerika'dan gelmiş, fen ve matematik öğretmenlerine İngiltere'de eğitim verilmiştir. 

Türkçe hariç bütün dersler ingilizce'ydi. Başlangıçta bazı illerdeyken zamanla çoğalmış, şu anda bütün düz liseler, Anadolu Lisesi adını almıştır. 

Fen Liseleri; 1964'de Ford Vakfı"nın desteği ile ilk olarak Ankara Fen Lisesi açılmıştır. 

Amacı uzaya bilim adamı göndermek üzere, ileri fen ve ileri matematik düzeyinde eğitim yapmaktır. 

Ancak Fen Liselerinin bugüne kadar bilim adamı yetiştirmek yerine, üniversiteye öğrenci hazırlamaktan başka işlevi olmamıştır. Başlangıçta sadece belli illerde açılan bu okullar, günümüzde ilçelere kadar yaygınlaşmıştır.

Anadolu ve Fen Liselerinin açılış gayesi ortadan kalktığına göre, bu okullara sınavla öğrenci almaya gerek kalmamalıdır.

İLÇE VE MAHALLE OKULLARI

Liselere Geçiş Sınavları henüz yokken, ilçe liseleri dahil ülkemizin bütün orta öğretimi daha başarılıydı. Sanat okulları ve İmam Hatip okulları bugünkünden çok daha farklıydı.

Türkiye'de şu andaki Cumhurbaşkanı yardımcımız sayın Fuat Oktay Çekerek Lisesi mezunudur. 

Anayasa Mahkemesi başkanı  Sayın Zühtü ARSLAN Sorgun İmam Hatip Lisesini bitirmiştir. Nobel ödüllü Aziz Sancar Mardin Lisesi, dünyaca meşhur Dr. Mustafa Öz Konya Lisesi mezunudur. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul İmam-Hatip Lisesi mezunudur...

Örnekleri çoğaltabiliriz.

Bu başarılı okul ve öğrencileri, binlerle saymak mümkündür. 

Demek ki nitelikli okul sınavla girilen okul değilmiş. 

Dünya, sadece sınavla öğrenci kaydı yapan Anadolu  ve Fen Liselerinin etrafında dönmüyor.

Bu okullar yokken de veya varken de başarı elde edilebilir.

Eskiden olduğu gibi

ilçe ve mahalle okulları uygulaması tekrar hayat bulursa;

başarılı öğrenciler 

orta öğretime dengeli dağılır. 

Aslında eğitimciler, bir okulda seviye grupları ya da seviye sınıfları oluşturulmasına pedagojik açıdan genelde karşı çıkarlar. Pedagojik olarak, nasıl ki seviye grubu uygun değilse; okulları da öğrenci başarısı ve zeka seviyesine göre gruplandırmamak gerekmez mi ? 

Çünkü, her sürüde bir kara koyuna ihtiyaç vardır.

NİTELİKLİ OKUL TANIMLAMASI SORUNLUDUR

Liselere Geçiş sınavları Anadolu ve Fen Liselerinin çoğalmasıyla  yaygınlaştı. Lise Giriş Sınavının yapılmasıyla beraber; klasik liseler, sanat okulları ve imam hatip okulları bütün

il ve ilçelerde işe yaramaz hale geldi.

Bir okulu başarılı yapan öğrenci kalitesidir. Sadece okul değildir, hele hele bina hiç  değildir. 

LGS'de %10'luk dilime giren öğrencileri, şu anda Türkiye'nin  en ücra  bir okuluna kaydedin, aynı müfredatı o okulda uygulayın, üniversite sınavında aynıya yakın  sonuç çıkar. Zira kaliteyi sağlayan öğrencidir. Başarılı öğrenciler okullara yayılmış olacağından, bütün orta öğretim kurumlarının başarısı da yükselebilir. 

Ha Ankara Fen Lisesi , ha Mamak Lisesi 

ne fark eder ?

İkisi de bizim değil mi ?

Anadolu Liseleri yabancı dil öğrenmek, fen liseleri bilim adamı yetiştirmek için açılmıştı. Ama bu okullar günümüzde üniversiteye giriş için sadece bir basamak haline gelmiştir. 

Bu okullara da adrese dayalı sistemle kayıt yapılırsa, sorun bütünüyle çözülür.

ENGELLER NELER ?

Sınavı kaldırmada üç önemli engel var gibi gözüküyor:

1. Özel okullar.

Onlar zaten merkezi sınava ihtiyaç duymaz. Bir çoğu ocak, şubat, mart aylarında bursluluk sınavlarını kendileri yapıyor.

Bir de uluslararası statüye tabi özel okullar var. Onlar da 1999 öncesinde ne yapıyorlarsa; onu yaparlar... 

2. Pansiyonlu okulların durumu: Zaten bir çok  pansiyonlu okul mahalli sınavını kendisi yapıyor.

3. Asıl sorun çıkaracaklar ise: 

Sınav ekonomisi pazarında payı olan dershane, özel kurs merkezleri, özel ders ve hafta sonu kurs verenler, sınavlardan bir şekilde para kazanan idareci, öğretmen ve bürokratlar... 

Ya da başka niyetlerle karşı olanlar ... 

Belki de en önemli kesim, çocuğunun kapasitesinin üstünde beklentisi olan anne ve babalar... 

Ancak "her çocuk özel ve kıymetlidir" 

Bütün bunlara da devlet top yekun tedbir alır, sanırım. 

TRAFİK SORUNU BİLE ÇÖZÜLÜR

Yaygın hastalıklar bu yüz yılın en önemli sorunu olacağından; hayat tarzları değişecektir. Kampüs gibi büyük eğitim binaları yerine, belki de tek katlı daha küçük mahalle ve köy okulu bina tipleri ve okulsuz uzaktan eğitim tercih sebebi olacaktır. 

Dünyanın gidişi bu yönedir.

Gelecek yıllarda LGS daha rahat kaldırabilir.

Şu virüs günlerinde, Meslek Liselerinin "ne kadar önemli oldukları" daha iyi anlaşıldı.

Madem koronadan sonra her şey yeniden şekillenecekse, bunlardan biri de okul servislerinin ve toplu taşımanın olmamasıdır.

İlk ve orta öğretimdeki yaklaşık on sekiz milyon öğrenci evlerine yakın okullarda okursa, şehirlerde trafik sorunu bile kalmaz. 

ORTAOKUL ve

LİSE REFORMU

Fen Liseleri

ve bazı Anadolu Liselerine sınavla öğrenci alınma uygulaması kaldırılmalıdır. 

Kitap okumayı, araştırma, inceleme ve gelişmeyi engelleyen merkezi sınav ve testlerden vaz geçilmelidir.

Ortaokul ve liseler yeniden yapılandırılmalıdır. Anadolu ve fen liseleri,  ilkokuldan sonra öğrenci almalı ve "Akademik Okullar" olmalıdır.   

Meslek seçimi ve yönlendirme ilkokulda başlamalıdır. 

İlkokul öğretmeni 

ve okulunun yönlendireceği bir sisteme geçilmeli.

Buna yakın bir uygulama geçmişte bizde vardı. Bir çok ülkede zaten var.

O zaman bugünkü

gibi bir sınava ihtiyaç kalmaz.

Böylece daha kaliteli imam hatip okulları, daha başarılı meslek liseleri de ortaya çıkar.

Üç günde uzaktan eğitime geçebilen bir Milli Eğitim Bakanlığı, günümüz teknolojisiyle uzun vadeli ve köklü

bir reformu çok daha kolay yapar ve denetler. 

Yeter ki, öğretmene ve okula güven olsun.  

20 Haziran 2020

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya