Beyoğlu Tünel’deki huzur dolu Galata Mevlevihanesini ilk gezişimde beni en çok şaşırtan, bazı mezarların olduğu küçük bahçede “hâmûşan” yazmasıydı. Farsça kökenli bu şiirsel kelimeyi ilk defa duyuyordum. Görevli bu merakımı giderdi;
26.06.2020 12.58
1 yorum
1.968 okunma
Suskun Dergâh”ın uyanışı
Rıfat Yörük

 Beyoğlu Tünel’deki huzur dolu Galata Mevlevihanesini ilk gezişimde beni en çok şaşırtan, bazı mezarların olduğu küçük bahçede “hâmûşan” yazmasıydı. Farsça kökenli bu şiirsel kelimeyi ilk defa duyuyordum. Görevli bu merakımı giderdi;

Mevlevilik anlayışında insanlar ölmez, uyanacakları saate kadar sessizliğe bürünürler. Bu yüzden, dergâhları içinde yer alan mezarlıklara ‘hâmûşan derler. Yani “susmuşlar, sessizler...

İşte Antalya Kaleiçi’ndeki tarihi Mevlevihane de 90 yıldır hâmûşan” kalmış, sessizliğe bürünmüştü. Sadece Mevlevihane değil Antalya Kaleiçi’ndeki diğer Türk-İslam eserleri de maalesef oldukça uzun bir dönem suskunlaştırılmıştı. Bölgedeki İslami dokuyu ve kokuyu ortadan kaldırmak için bilinçli bir şekilde mezar taşları bile yok edilmişti. 

Anadolu'da kurulan ilk dört Mevlevihaneden biri olan ve restore edildikten sonra yeniden hizmete açılan tarihi mekân, artık sessizlikten kurtuldu, yaşayan bir değer haline geldi. Yani “Kaleiçi’nin suskun dergâhı” canlandı. 

Zaman zaman sema gösterilerinin yapıldığı 764 yıllık Antalya Mevlevihanesi şimdilerde sürekli etkinliklerin düzenlendiği; kültür-sanat, tasavvuf musikisi ve geleneksel İslam sanatlarıyla ilgili kursların açıldığı, Mesnevi’nin okunduğu, içinde Mevlevilikle ilgili çeşitli eşyaların sergilendiği, her gün çok sayıda insanın ziyaret ettiği canlı, capcanlı bir mekân. Antalya’yı pandemi öncesi son ziyaretimde, burada yapılan etkinliklerin yer aldığı dolu, dopdolu broşürü görünce çok mutlu oldum.

 

Şerefü’l mekan, bil mekin

Yöneticilerimiz görevlerini yaparak burayı yeniden açmışlar. Allah emeği geçen herkesten razı olsun. Bizlere düşen ise, restore edilerek hizmete açılan bu tarihi mekânlara artık sahip çıkmak, bu bilinci kazanmak… Çünkü “Şerefül mekân bil mekin”dir. Yani mekânları şereflendiren insanlardır. Zira insan nefesinin değmediği, içinde yaşanmadığı hiçbir yeri, binayı koruyamazsınız. Onun için bu tarihi yeri sık sık ziyaret etmeli, etkinliklere katılmalı, nefesimizle, sevgimizle ömrüne ömür katmalıyız.

Ey suskun dergâh! Uzun bir sessizlikten kurtuluşun, uyanışın, yeniden ayağa kalkışın umarım bizleri de uyandırır, bilinç kazandırır. Seni Antalyamıza,  milli kültürümüze kazandıranlara teşekkür ediyoruz. 

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Güzelliği ifade
Yani Kaleiçini artık yabancı bir dşyardaymış gibi gezmeyeceğiz demek ki.
Yorum Ekleyen: Doğan Atay     30.06.2020 13:02:40
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya